Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü için tehlike çanları çalıyor. Son yıllarda yaşanan su kaybı, gölün geleceğine dair ciddi endişeleri beraberinde getirirken, Van Ekoloji Derneği’nden Fatih Şahin’e göre artan yağışlar bu tabloyu değiştirmeye yetmiyor.

Şahin, gölde yaşanan çekilmenin artık geçici bir durum olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kuraklık meselesi değil, uzun vadeli bir ekolojik riskin habercisi” dedi

I M G 8843

“Yağışlar tek başına çözüm değil”

Son dönemde artan kar ve yağmur yağışlarının kamuoyunda umut yarattığını belirten Şahin, bu iyimserliğin sınırlı olduğunu söyledi:“Dağlarda biriken karın eriyerek göle ulaşması elbette olumlu. Ancak bu sadece geçici bir rahatlama sağlar. Yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkması gerekiyor. Aksi halde sıcaklık artışı bu kazanımı kısa sürede yok eder.”

“İklim değişikliği ve buharlaşma çok fazla”

iklim değişikliği etkisinin göl üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Şahin, son 20 yılda sıcaklığın yaklaşık 1–1,5°C arttığını söyledi.“Bu artış küçük gibi görünse de etkisi çok büyük. Buharlaşmayı artırıyor, kar örtüsünü azaltıyor ve kuraklığı hızlandırıyor. Van Gölü kapalı havza olduğu için suyun tek çıkışı buharlaşma. Yani kayıp doğrudan ve sürekli” diye konuştu.

"Gölü besleyen damarlar zayıflıyor"

Şahin’e göre tehlikenin bir diğer boyutu ise gölü besleyen su kaynaklarının zayıflaması:“Van çevresindeki kar örtüsü aslında gölün doğal deposudur. Bu karlar yer altı sularını besler, dereler ve nehirler aracılığıyla göle ulaşır. Ancak bu sistem artık eski gücünde değil.”Gölü besleyen yaklaşık 19 nehir ve yüzlerce dere bulunduğunu hatırlatan Şahin, “Sulama ve barajlar nedeniyle bu suların önemli bir kısmı göle ulaşamıyor” dedi.

“Urmiye Gölü bizim için bir uyarı”

TÜİK verileri şaşırttı: Hakkâri eğitimde Türkiye 2’ncisi, Van 5’inci
TÜİK verileri şaşırttı: Hakkâri eğitimde Türkiye 2’ncisi, Van 5’inci
İçeriği Görüntüle

Şahin, Urmiye Gölü örneğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:“Urmiye Gölü bir zamanlar bölgenin en büyük göllerindendi. Ama yanlış su politikaları, aşırı barajlaşma ve kuraklık nedeniyle büyük ölçüde kurudu. Bugün tuz çöllerine dönüştü, insanlar göç etti, ekosistem çöktü.”Van Gölü ile Urmiye Gölü arasındaki benzerliklere dikkat çeken Şahin, “İkisi de kapalı havza, ikisi de buharlaşmaya bağımlı ve ikisi de insan baskısı altında. Bu benzerlikler bizim için ciddi bir uyarı” şeklinde konuştu

“Zaman daralıyor”

Gölün geleceği için acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Akarsu yönetimi yeniden planlanmalı, yer altı su kullanımı kontrol altına alınmalı, arıtma sistemleri güçlendirilmeli ve kıyı işgallerine son verilmeli” dedi.

Vatandaşlara da çağrıda bulunan Şahin, “Su tasarrufu artık zorunluluk. Herkes bu sürecin parçası olmalı” ifadelerini kullandı.Şahin, sözlerini net bir uyarıyla tamamladı:“Bugün gördüğümüz çekilme, gerekli önlemler alınmazsa yarının geri dönüşü olmayan bir felaketine dönüşebilir.”

Muhabir: Yasemin Dikici