Van’ın Erciş ilçesi Şehirpazarı köyüne yaklaşık 4 kilometre mesafede, 2700 metre rakımda yer alan Gola Fıraqa, yalnızca bir göl değil; tarih, doğa ve insan dramının bir araya geldiği bir mekân. Dağlık ve engebeli arazide konumlanan gölün etrafında rengârenk çiçekler, çeşit çeşit otlar ve mantarlar yer alıyor. Yemyeşil dağlar arasında, yürüyerek ulaşılan bu alanda doğanın sadeliği ve huzuru hissediliyor.

I M G 20260325 W A0010-1

Ancak bu güzelliğin arkasında, binlerce yıl süren bir yaşamın ve 1930 Temmuz’unda yaşanan acı bir tarihin izleri var. Van Tarihi Eserleri Koruma, Araştırma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER) üyesi araştırmacı ve sosyolog Zeynel Abidin Çelebi, Gola Fıraqa’yı şöyle anlatıyor:

“Burası, yalnızca doğal bir göl değil; muhtemelen Urartular döneminde sulama barajına çevrilmiş bir mekân. Urartular, MÖ 9. ile 6. yüzyıllar arasında inşa ettikleri bentler, barajlar ve sulama kanallarıyla tarımsal üretimi sürdürülebilir hâle getirmişlerdir. Daha sonra MÖ 7. yüzyılda güney Mezopotamya’dan gelen Ermeniler de bu geleneği devam ettirmiş; özellikle Zilan Deresi havzasında sulama barajı olarak kullanılan Gola Fıraqa, onlar için de büyük önem taşımıştır.”

Ercis Sehirpazari Yaylasinda Kis Guzelligi 221547 20251119

Çelebi, gölün tarihsel önemini şöyle özetliyor: “Gola Fıraqa sadece bir sulama barajı değildi; binlerce yıl boyunca yörede yaşayan köylüler için yazın yayla olarak kullanılan, tarım ve hayvancılıkla uğraşan halkın hayatının bir parçası olan bir mekândı.”

Van YYÜ’de 7 İşletme İçin Kiralama İhalesi Yapılacak! Fiyatlar Belli Oldu
Van YYÜ’de 7 İşletme İçin Kiralama İhalesi Yapılacak! Fiyatlar Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

Fakat bu düzen, 1930 Temmuz’unda yaşanan trajediyle kesintiye uğradı. Zilan Katliamı olarak bilinen süreçte, Zilan İsyanı’nı bastırmak amacıyla bölgeye sevk edilen askerler, Zilan Deresi’ndeki köyleri kuşatma altına aldı. Bu alanlardan biri de Gola Fıraqa’daki Şehirpazarı köyü yaylasıydı. Çelebi, yaşananları şöyle anlatıyor:”

“Operasyon yaklaşırken, halk çaresizlik ve umutsuzluk içinde göç etmek zorunda kaldı. Göç yoluna çıkmadan önce köylüler, ağıtlar ve feryatlar eşliğinde gölde en değerli eşyalarını, bakır kap-kacaklarını yani ‘fıraq’larını bıraktılar. Can havliyle her şeyi geride bırakıp uzaklaştılar. Günlerce süren operasyonlar Zilan Deresi’ni adeta cehenneme çevirdi. Ölüm haberleri, ağıtlar ve feryatlar dağlarda yankılandı. Sağ kalanlar, bulundukları yerlerde ölüm sessizliğinde çaresizce beklediler.”

5 İlde Hissedildi (7)-1

Operasyonlar sona erdiğinde köylüler geri döndüklerinde, yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli tüm varlıklarının talan edildiğini gördü. Göle bıraktıkları ‘fıraq’lar ise bataklık ve balçık nedeniyle ulaşılamaz durumdaydı. Bölge, yaklaşık 20 yıl boyunca yasaklı ilan edilip insanlara kapatıldı; ancak 1950 yılında yasak kalktı ve hayatta kalanlar topraklarına geri döndü.

Bugün Gola Fıraqa, onlarca Şehirpazarlı köylüye ev sahipliği yaparken, geçmişin acılarını, umutlarını ve direncini barındıran bir “canlı tanık” olarak varlığını sürdürüyor.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ