Van’da faaliyet gösteren Düşünür Koleji’nde yaşanan mağduriyetlerle ilgili hukuki süreç devam ediyor. Eğitimciler, çalışanlar ve velilerin yaşadığı hak kayıplarıyla ilgili açılan davalarda ilk kararlar gelmeye başlarken, mağdurların avukatı Van Barosu avukatlarından Alihan Öztürk, Van Bölge Gazetesi’ne yaptığı açıklamada sürecin detaylarını anlattı. Öztürk, yaklaşık 100-110 kişinin mağduriyet yaşadığını belirterek, açılan davalar, devir süreci, öğretmenlerin alacakları ve öğrencilerin yaşadığı mağduriyetlere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık 100-110 Kişinin Dosyası Bulunuyor
Düşünür Koleji mağdurlarıyla ilgili dosya sayısı hakkında bilgi veren Avukat Alihan Öztürk, mağduriyet yaşayanların ağırlıklı olarak eğitimciler, çalışanlar ve velilerden oluştuğunu söyleyerek, “Eğitimciler ve orada çalışan personel yaklaşık 70 kişi. Bir de öğrencisini kaydettirip hizmet ve ücretlerini alamayan yaklaşık 40 kişi civarında veli bulunuyor. Toplamda baktığımız zaman yaklaşık 100-110 kişilik bir mağdur kitlesinden bahsedebiliriz” dedi.
Velilerle ilgili hukuki sürecin Tüketici Hakem Heyetleri üzerinden yürütüldüğünü belirten Öztürk, ilk kararların gelmeye başladığını ifade ederek, “Biz velilerle ilgili, tüketici oldukları için Tüketici Hakem Heyetlerine müracaat ettik. Onlardan kısmen kararlar gelmeye başladı. Gelen kararlar vatandaşların lehine sonuçlandı. Verilen eğitim ücretleri ve kitap ücretlerinin iadesi yönünde hakem heyeti karar verdi. Bu kararlarda da zaten Düşünür Okulları A.Ş. sorumlu tutuldu” diye konuştu.

İş Davalarında Süreç Devam Ediyor
Çalışanların açtığı davaların ise iş mahkemelerinde devam ettiğini aktaran Öztürk, bazı dosyalarda bilirkişi raporlarının hazırlandığını vurgulayarak, “İş mahkemelerinde işçi davaları devam ediyor. Bazı dosyalarda bilirkişi raporları geldi. Fakat şu anda adli tatil olduğu için kuvvetle muhtemelen adli tatilin ardından onlar da karar aşamasına gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Düşünür Okulları A.Ş. Aleyhine Karar Çıktı”
Tüketici Hakem Heyeti başvurularını doğrudan Düşünür Okulları A.Ş. aleyhine yaptıklarını belirten Öztürk, “Orada zaten aleyhlerine karar çıktı. Yani tabiri caizse kaybettiler. İş mahkemelerinde de hem Van’daki Özgün Dinamik Okulları hem de Düşünür Okulları A.Ş. Aleyhine davalar açtık” diyerek alınan kararların mağdurlar lehine olacağını aktardı.
Davaların iki kuruma karşı açılmasının nedenini de anlatan Öztürk, devir öncesi ve sonrası dönemlerde farklı sorumlulukların bulunduğunu anlatarak, “Geçmiş dönemden, yani devir öncesi dönemlerden kaynaklanan bazı alacaklardan Van’daki Özgün Dinamik Okulları ile Düşünür Okulları A.Ş müştereke sorumlu olduğu için onları da dosyaya dahil ettik. Ancak devirden sonra özellikle alacaklarda Düşünür Okulları A.Ş.’nin sorumluluğu olduğundan her iki tarafa karşı da dava açtık” bilgisini verdi.

“Kazandıkları Bir Dava Yok, Kararlar Gelmeye Başladı”
Düşünür Okulları’nın devam eden hukuki süreçteki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürk, şu ana kadar kendilerinin takip ettiği dosyalarda karşı tarafın kazandığı bir dava olmadığına dikkat çekerek, “Benim taraf olduğum ve bildiğim herhangi bir kazandıkları dava yok. Aksine aleyhlerine k. Kararlar gelmeye başladı” sözlerini sarf etti.
Düşünür Okulları’nın franchising savunmasına da değinen Öztürk, bu konunun mahkemeler tarafından değerlendirileceğini dile getirerek, “Dayandıkları nokta, franchising veren kurum oldukları yönündedir. Fakat böyle bir durumun geçmiş dönemde nasıl olduğu, mahkemelerin değerlendireceği bir konu. Onu şu aşamada net olarak söylemek mümkün değil” şeklinde konuştu.

“2025 Ağustos Ayından Sonra Devir Gerçekleşti”
Devir sürecinin davaların önemli noktalarından biri olduğunu hatırlatan Öztürk, 2025 yılı Ağustos ayından sonra bir devir gerçekleştiğini söyleyerek, “Bu devir zaten çok açık ve belgelerle sabit durumda. Belgeler, bilgiler mahkemelere sunuldu. Yargılama devam ettiği için şu anda tüm detayları paylaşmamız mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“Öğretmen Maaşları ve Birçok Gider Ödendi”
Franchising sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Öztürk, Van’daki süreçte farklı bir durum yaşandığını savunarak, “Franchising veren kurum, franchising alan kurumun borcunu üstlenmez. Sadece isim hakkını kullanır. Aksine franchising veren kurum, franchising alan kurumdan ücret talep eder ve hak talep eder” vurgusunu yaptı.
Ayrıca Öztürk, “2025 yılının ikinci döneminden sonra Düşünür Okulları A.Ş., öğretmenlerin maaşlarını kısmen ödemiş. Elektrik faturalarını ödemiş. Telefon faturalarını karşılamış. Mutfak masraflarını karşılamış. Piyasaya olan birçok faturayı ödemiş” şeklinde ifade etti.
Bu ödemelere ilişkin belgelerin dosyalarda bulunduğunu belirten Öztürk, “Kutlama pastasının bedeline kadar bazı ödemelere ilişkin kayıtlar var. Faturalar ve ödeme dekontları bizde mevcut. Bunları zaten dosyalara ve mahkemelere sunduk” bilgisini paylaştı.

“Velilerin Ödemeleri Doğrudan Düşünür Okulları’na Yapıldı”
Velilerin yaşadığı mağduriyetlerin temelinde ödeme sürecinin bulunduğunu anlatan Öztürk, devir sonrası tahsilatların doğrudan Düşünür Okulları tarafından yapıldığının altını çizerek, “Daha önce okul Van’dayken, yani Özgün Dinamik dönemindeyken ödemeler buradaki okula yapılıyordu. Daha sonra devirden sonra genel merkez personelleri geldi. Burada paraları kendileri tahsil ettiler. Eğitim masraflarını yine kendileri velilerden aldılar” yorumunda bulundu.
Velilerin haklı görülmesinin nedenlerinden birinin bu olduğunu ifade eden Öztürk, “Çünkü ödemeler artık doğrudan Düşünür Okulları A.Ş.’ye yapıldı. Tüketici Hakem Heyeti de bunu dikkate alarak karar verdi” diye konuştu.
“Önemli Olan Tahsilatın Yapılması”
Mahkemelerden de mağdurlar lehine karar çıkmasını beklediklerini belirten Öztürk, asıl önemli noktanın tahsilat süreci olduğunu söyleyerek, “Bizce mahkemeler de aynı yönde karar verecektir. Hukuki olarak mağduriyetlerin giderileceği kanaatindeyiz. Ancak mağduriyet dediğimiz sonuçta ekonomik bir durumdur. Siz bugün mahkeme kararı alsanız bile önemli olan tahsilatın yapılmasıdır” ifadesine yer derdi.
Bazı öğretmenlerin yıllarca okulda çalıştığını belirten Öztürk, “Bazı öğretmenler 7-8 yıl boyunca orada çalıştı. Maaşları içeride kaldı. Kıdem tazminatları var. Birçok özlük hakları içeride kaldı” dedi.

“Özlük Haklarınız Bize Geçti Denildi”
Devir sürecinde çalışanlara verilen taahhütlere de değinen Öztürk, “Düşünür Okulları A.Ş. yetkilisi Burak Strava tarafından bütün öğretmenlere ve çalışanlara, ‘Özlük haklarınız bize geçti ve bunları biz karşılayacağız’ şeklinde bir deklarasyon yapıldı” söyleminde bulundu.
Bu durumun dosyada dinlenen tanıkların beyanlarında da yer aldığını belirten Öztürk, “Mahkeme kararlarının lehimize sonuçlanacağına inanıyoruz. Önemli olan tahsilatın da yapılmasıdır. En azından herkes hakkını alır, insanlar mağduriyetlerini giderebilir” şeklinde anlattı.

Öğrenciler İçin Manevi Tazminat Gündemde
Düşünür Koleji sürecinde öğrencilerin de mağduriyet yaşadığını dile getiren Öztürk, “Kendi iki çocuğum da oradaydı. Benim çocuklarım da o süreçte çok yıprandılar. Bir dönemlerini, yani bir yıllarını tamamen kaybettiler. Hâlâ gittikleri okullarda tam anlamıyla entegre olamadılar” ifadesiyle öğrenciler açısından manevi tazminat hakkının hukuken değerlendirilebileceğini aktardı.
Öztürk, öğrencilerin yeni okullarında uyum sorunları yaşadığını söyleyerek, “Biz iki defa para ödemek zorunda kaldık. Çocuklar yeni bir ortama girdiler. Hiç tanımadıkları bir çevrede akran zorbalığıyla karşılaştılar. Psikolojik olarak ciddi anlamda etkilendiler” ifadelerini kullandı.





