KESK Konfederasyonu’nun büro iş kolunda örgütlü sendikası Büro Emekçileri Sendikası’nın (BES) Şube Yönetimi Ebubekir Orhan, Suriye’nin Halep kentinde Kürt mahallelerine yönelik saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Orhan, bazı çevrelerin Gazze’de yaşananlara yüksek sesle tepki gösterirken, Halep’te yaşananlara sessiz kalmasını “ahlaki ve vicdani bir çelişki” olarak nitelendirdi.

“Öfke Gazze’de büyüyor, Halep’te sessizliğe dönüşüyor”

Adsız Tasarım (30)-1

TCDD Van'da Personel Alacak
TCDD Van'da Personel Alacak
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, İŞİD, HTŞ ve SMO gibi silahlı grupların Kürtlerin yaşadığı bölgelerde sivil yerleşimleri ve hastaneleri hedef aldığı, kadınlara yönelik sistematik işkence iddialarının bulunduğu hatırlatıldı. Orhan, bu saldırılara karşı aynı düzeyde bir kamuoyu tepkisi oluşmamasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:“Gazze söz konusu olduğunda meydanlara sığmayan öfke, Halep’te Kürt mahalleleri bombalanırken neden buharlaşıyor?" Orhan’a göre, zulme karşı tutumun etnik kimliğe göre değişmesi, inanç ve insan hakları söylemleriyle bağdaşmıyor.

“Sessizlik tarafsızlık değil, çifte standarttır”

Ebubekir Orhan, kendisini Müslüman olarak tanımlayan ancak Kürtlere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalan kesimlerin büyük bir ahlaki çelişki yaşadığını savundu. İnancın kimliğe göre askıya alınamayacağını belirten Orhan, adaletin de etnik kökene göre ertelenemeyeceğini ifade etti.Orhan, İsrail’in saldırıları söz konusu olduğunda yüksek sesle tepki gösteren bazı yapıların, benzer ihlaller Kürtlere yöneldiğinde sessiz kalmasının “korku ve çıkar temelli bir suskunluk” olduğunu dile getirdi. Orhan, sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin yalnızca ekonomik haklar için değil, insan onuru için de mücadele etmekle yükümlü olduğunu söyledi. Halep’te yaşananlara göz yumanların bu sessizliğin sonuçlarından kaçamayacağını savunan Orhan, şu değerlendirmede bulundu:“Suskunluk masum değildir. Sessizlik, zulmün en konforlu ortağıdır.”

“Mazlumun kimliğine göre vicdan olmaz”

Açıklamada, mazlumlar arasında hiyerarşi kurulmasına sert tepki gösterildi. Acının kimliğe göre sınıflandırılamayacağı belirtilirken, Kürt oldukları için görmezden gelinen her ölümün ayrımcılığın açık bir göstergesi olduğu vurgulandı.

Orhan, “Mazlumun Kürt olması sessizliği meşrulaştırmaz” diyerek, Gazze için konuşup Halep için susan kesimlere şu soruyu yöneltti:“Aynı Allah’a inanıp aynı zulme farklı mı bakıyorsunuz?”

“Tarih bu sessizliği affetmez”

Açıklamanın sonunda, çifte standardın tarihsel bir sorumluluk doğurduğu belirtilerek, adaleti kimlik filtresinden geçiren anlayışlarla hesaplaşılmadan ne dinden ne ahlaktan ne de insanlıktan söz edilebileceği ifade edildi.BES’in açıklaması, “Zulme karşı tutum seçici olamaz” mesajıyla son buldu

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ