Van’da çocuklar ve gençler arasında madde bağımlılığı riskine dikkat çeken Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı ve sosyolog Osman Turgut, mücadelenin yalnızca güvenlik önlemleriyle yürütülemeyeceğini belirtti. Aile içi iletişimsizlik, akran çevresi, maddelere kolay erişim ve çocukların yaşadıkları sorunları ailelerine anlatamamasının bağımlılık riskini artırabildiğini söyleyen Turgut, “Şiddet çözüm değildir. Çözüm, çocuğunuzu dinlemek ve ona zaman ayırmaktır” dedi. Ailelere, öğretmenlere ve mahalle sakinlerine çağrıda bulunan Turgut, çocukların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere erişiminin artırılması gerektiğini vurguladı.

“Çocuklar yaşadıklarını ailelerine anlatamıyor”

2010 yılından bu yana madde bağımlılığı alanında çalışmalar yürüttüğünü ve ailelerle birebir görüştüğünü belirten Turgut, karşılaştığı temel sorunlardan birinin çocukların yaşadıkları problemleri aileleriyle paylaşamaması olduğunu söyledi. Çocukların ailelerine durumu anlattıklarında nasıl bir tepkiyle karşılaşacaklarını düşündüklerini aktaran Turgut, bazı çocukların sorunlarını paylaştıklarında şiddet gördüklerini ifade ettiğini belirtti.

Bu nedenle çocukların yaşadıklarını inkâr edebildiğini ve ailelerinden uzaklaşabildiğini söyleyen Turgut, “Biz de diyoruz ki şiddet çözüm değildir. Çözüm, çocuğunuzu dinlemek ve ona zaman ayırmaktır. Çocuğunuzun arkadaşlarını tanıyın, gittiği mekânları bilin. Zaman zaman çocuğunuzu gözlemleyin ve arkadaşlarını evinize davet edin” diye konuştu.

“Bağımlılığın tek bir nedeni yok”

Çocukların zararlı maddelere yönelmesinin tek bir nedenle açıklanamayacağını ifade eden Turgut, maddelerin ucuz ve kolay ulaşılabilir olmasının yanı sıra arkadaş çevresi, merak duygusu ve çocukların kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaların da etkili olabildiğini belirtti.

Çocukların bazen yaşadıkları sorunlarla baş edemediğini, bazen de kendilerini ifade etmekte zorlandığını dile getiren Turgut, ailelerin bu sorunları görmezden gelmemesi gerektiğini söyledi. “Çocuklarınızın zararlı alışkanlıklarını görmezden gelirseniz sorun bir kartopu gibi büyüyerek devam eder” diyen Turgut, ailelerin erken dönemde uzman desteğine başvurmasının önemine dikkat çekti.

“Her çocuk doktor olmak zorunda değil”

Çocukların değerlendirilmesinde akademik başarının tek ölçüt hâline getirilmesini eleştiren Turgut, her çocuğun aynı mesleğe veya başarı ölçütüne göre yönlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“Çocuğumuzun sürekli başarılı olmasını, doktor olmasını istiyoruz. Ancak kusura bakmayın, her çocuk doktor olmayacak. İyi bir marangoz, iyi bir berber, iyi bir kuaför, iyi bir sosyolog ya da iyi bir gazeteci olabilir” diyen Turgut, çocukların yeteneklerinin keşfedilmesi ve ilgi alanlarına göre desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Çocukların spor, müzik, sinema ve tiyatro gibi faaliyetlere erişiminin önemine işaret eden Turgut, özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuklar için bu alanların artırılması gerektiğini belirtti. Turgut, “Çocuklarımıza spor alanları ve müzik faaliyetleri için imkânlar sunmalıyız. Sinemaya gidemiyorsa, tiyatroya katılamıyorsa, spor yapamıyorsa bu alanları onlara açmalıyız” ifadelerini kullandı.

Van'da sıcaklıklar düştü, Erek Dağı beyaza büründü
Van'da sıcaklıklar düştü, Erek Dağı beyaza büründü
İçeriği Görüntüle

6005790617432166537Van’da 18 yaş altındaki çocuklar için Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi, 18 yaş üzerindeki bireyler için ise AMATEM hizmeti bulunduğunu hatırlatan Turgut, ailelerin ihtiyaç duyduklarında bu merkezlere başvurabileceğini söyledi. Turgut, 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı ile sigara bırakma konusunda hizmet veren 171 hattından da destek alınabileceğini belirtti.

Yeşilay, YEDAM, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler bünyesindeki uzmanların çalışmalarına da dikkat çeken Turgut, Hayatın Renkleri Solmasın Derneği olarak mobil çalışmalar ve farkındalık faaliyetleri yürüttüklerini aktardı. Ailelerin sorunları saklamak yerine ilgili kurumlarla iletişime geçmesi gerektiğini vurguladı.

“Her çocuk özeldir”

Öğretmenlere de çağrıda bulunan Turgut, okulda sorun yaşayan veya devamsızlık yapan öğrencilerin yalnızca disiplin süreçleriyle değerlendirilmesinin çözüm olmadığını söyledi.

“Akademik anlamda başarılı bir öğrenciyi kazanmak çok zor değildir. Önemli olan okuldan kaçan, okulda problem yaşayan öğrenciyi kazanmaktır” diyen Turgut, rehberlik hizmetlerinin daha etkin kullanılmasını ve öğretmenlerin ailelerle düzenli iletişim kurmasını istedi.

Özellikle dezavantajlı öğrencilerin yaşadığı sorunların çözümünde okul ve aile iş birliğinin önemini vurgulayan Turgut, çocukların okuldan uzaklaştırılması yerine eğitim ortamına yeniden kazandırılmaları gerektiğini ifade etti.

“Dışlamayın, yanında durun”

Mahalle sakinlerine de seslenen Turgut, bağımlılık sorunu yaşayan çocukların ve ailelerinin dışlanmaması gerektiğini belirtti. Sorunun yalnızca bireyi değil, ailesini ve yakın çevresini de etkilediğini söyleyen Turgut, toplumsal desteğin önemine dikkat çekti.

“Mahallenizde böyle bir sorun yaşayan aile varsa o aileye destek olun, yanında durun. Dışlamayın, hor görmeyin. Amacımız bu çocukları ve aileleri yeniden topluma kazandırmak olmalı” diyen Turgut, bağımlılıkla mücadelenin ailelerin, yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini kaydetti.

Okullara güvenlik personeli alınmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Turgut, çocukların sosyal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği alanların oluşturulması gerektiğini söyledi. Turgut, “Bu mesele yalnızca polisiye yöntemlerle çözülebilecek bir sorun değildir. Van halkının, yerel yönetimlerin ve basının desteğiyle koordineli hareket edersek çok şey başarabiliriz” dedi.

Not: Manşet görseli yapay zeka araçları ile üretilmiştir

Muhabir: Yasemin Dikici