Van, Hakkâri, Bitlis, Siirt ve Muş illerini kapsayan Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman aslan, 2025 yılı boyunca merkeze getirilen yaklaşık 500 yaban hayvanının tedavisinin tamamlandığını ve doğaya salındığını söyledi. Aslan, doğada yaşamını sürdüremeyecek durumda olan bazı hayvanların ise merkezde bakımlarının sürdüğünü belirtti.
Merkeze zaman zaman nesli tehlike altında bulunan türlerin de getirildiğini ifade eden aslan, mevsimlere göre gelen hayvan türleri ile hastalık çeşitlerinin değişiklik gösterdiğini aktardı. Özellikle bahar aylarında yuvaları bozulan hayvanların merkeze daha sık getirildiğini belirten aslan, bu dönemde ayı, tilki ve kurt yavrularının yanı sıra akbaba, şahin, kartal, sapsa ve keklik yavrularının da merkeze ulaştırıldığını söyledi.

Yaban hayvanı yavrularına merkezde adeta “kreş hizmeti” verildiğini dile getiren aslan, hayvanların doğada kendi başlarına yaşayabilecek duruma gelene kadar özel bakım ve beslenme programlarıyla yetiştirildiğini, yeterli gelişimi gösterenlerin ise yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldığını ifade etti.
Merkezde her hayvan türü için farklı bakım ve beslenme yöntemleri uygulandığını vurgulayan aslan, şahin, kartal ve keklik yavrularının beslenme düzenlerinin birbirinden farklı olduğunu belirtti.
Her yıl ortalama 200’e yakın yaban hayvanı yavrusunun merkezde bakıma alındığını aktaran aslan, nesli tehlike altında bulunan türlerin de merkeze getirildiğini söyledi. Bu kapsamda Muş’tan getirilen ve nesli tükenme tehlikesi altında bulunan bir toy yavrusunun tedavi edilerek yaşama kazandırıldığını belirten aslan, yaklaşık 100 yılda bir görüldüğü ifade edilen yakalı toyun da bu yıl merkeze getirildiğini ve tedavisinin ardından doğaya salındığını kaydetti.
Aslan, bugüne kadar akbabaların tüm türleri ile kartal, şahin, kerkenez ve arı şahini gibi birçok yaban kuşunun merkezde tedavi edildiğini belirterek, toplamda 20’den fazla türden yaklaşık 500 yaban hayvanının sağlığına kavuşturulduğunu ifade etti. Yaban hayvanlarının genellikle güçlerinin büyük bölümünü kaybettikten sonra yakalanabildiğini söyleyen aslan, merkeze getirilen hayvanların çoğunun yaşamla ölüm arasındaki kritik aşamada olduğunu vurguladı.

Yaban hayvanlarının ekolojik dengenin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahip olduğunu dile getiren aslan, yaban hayatının kendi doğal döngüsü içerisinde varlığını sürdürmesinin birçok türün yaşamı için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Aslan, arıların tozlaşma yoluyla bitki çeşitliliğine katkı sağladığını, ayıların ise tohumların yayılmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Dağ keçisinin bir bölgede görülmesinin ise ekolojik dengenin korunduğunun önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.






