Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin (YYÜ) 2026 YKS yerleştirme sonuçlarının ardından açıkladığı yüzde 99,40’lık genel kontenjan doluluk oranı tartışma konusu oldu. Eğitim-Sen Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, birçok bölümde kontenjanların azaltıldığını ve bazı programların kapatıldığını belirterek yüksek doluluk oranlarının tek başına üniversiteye yönelik ilgiyi göstermediğini savundu. Üniversite yönetimi ise oranların ÖSYM’nin resmi kontenjan ve yerleştirme verileri üzerinden hesaplandığını açıkladı.
Cihan Mert'e konuşan Funda Demir Bozkurt üniversitelerdeki kontenjan politikalarını, mezunların istihdam sorununu ve Van YYÜ’deki güvenlik tartışmalarını değerlendirdi. Üniversite yönetimi ise hem doluluk oranlarının hesaplanmasına hem de Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün öğrenci tercihlerine yansıdığı iddialarına yanıt verdi.
“100 kişilik sınıfı 20 kişiye düşürüp doluluğu yüksek göstermek…”
Kontenjan doluluk oranlarının mevcut durumu tek başına açıklamadığını belirten Eğitim-Sen Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, kontenjanlardaki düşüşün dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Bozkurt, durumu örnekle açıklayarak, “100 kişilik bir sınıf düşünelim, buradaki kontenjanı doldurmak mı, yoksa 20 kişilik bir sınıftaki kontenjanı doldurmak mı? Haliyle bir gerçeklik yansıtmıyor. Birçok bölümde kontenjan daraltmasına gittikten sonra kontenjanların büyük bölümünün dolu olduğunu söylemek aslında manipülatif bir durum. Yani gerçeklikten uzak” dedi.
Yüksek doluluk oranlarının değerlendirilmesinde önceki yıllardaki kontenjanların ve kapatılan bölümlerin de dikkate alınması gerektiğini belirten Bozkurt, yalnızca mevcut yerleştirme oranları üzerinden başarı değerlendirmesi yapılmasına karşı çıktı.
“Türkiye genelinde de aynı sorun var”
Kontenjan daraltmalarının yalnızca Van YYÜ’ye özgü olmadığını ifade eden Bozkurt, Türkiye genelinde birçok üniversite bölümünün kapatıldığını veya kontenjanlarının azaltıldığını söyledi.
Üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığını dile getiren Bozkurt, mezunların önemli bir bölümünün kendi alanlarında çalışamadığını, kadrolu ve güvenceli istihdam olanaklarının da yetersiz kaldığını savundu.
Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kontenjan politikalarına dikkat çeken Bozkurt, bir bölümün öğrenci kabul sayısının 100’den 50’ye düşürülmesi ya da bölümün tamamen kapatılması durumunda doluluk oranındaki artışın üniversiteye talebin arttığı şeklinde yorumlanamayacağını belirtti.
Rojin Kabaiş’in ölümü ve kampüs güvenliği tartışması
Van YYÜ’deki doluluk oranlarının yanı sıra üniversitenin güvenlik koşulları da tartışmaların gündeminde yer aldı. Bozkurt, üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün ardından üniversite yönetimine yönelik çeşitli eleştiriler ve iddiaların gündeme geldiğini söyledi.
Soruşturma kapsamında yakın zamanda DNA örneklerinin alındığını hatırlatan Bozkurt, üniversite yönetiminin konuya ilişkin uzun süredir sessiz kaldığını öne sürdü.
Bozkurt, Van YYÜ’yü tercih edecek öğrencilerin güvenlik kaygılarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Buraya, Van kentine gelecek üniversite öğrencisine veya Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ni seçecek herhangi bir üniversite öğrencisine öncelikle burada bir yaşam garantisi sunulmuyor. Yani bir can güvenliği mevzusu var” ifadelerini kullandı.
Rojin Kabaiş’in kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeninin bulunmasına dikkat çeken Bozkurt, kampüs güvenliğine ilişkin kaygıların üniversite tercihlerinde dikkate alınması gerektiğini savundu.
Van YYÜ’den doluluk oranlarına yanıt
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İletişim Koordinatörü Duygu Oyman ise açıklanan doluluk oranlarının ÖSYM tarafından paylaşılan resmi kontenjan ve yerleştirme verileri esas alınarak hesaplandığını belirtti.
Üniversitenin kontenjanların artırılıp azaltılmasına göre ayrı bir hesaplama yapmadığını ifade eden Oyman, kendilerine iletilen resmi tablolar üzerinden değerlendirme yaptıklarını söyledi.
Oyman, ön lisans programlarının tamamında kontenjanların dolduğunu belirterek, lisans programlarında ise Biyoloji, Kimya ve Fen Bilgisi Öğretmenliği dışındaki programlara öğrencilerin yerleştiğini ifade etti.
Oyman, “Ön lisans programlarımızda verilen kontenjanlar neyse onların tamamına öğrencilerimiz yerleşti. Ön lisans yüzde 100 doluluk oranına ulaştık. Lisans programlarında ise Biyoloji, Kimya ve Fen Bilgisi Öğretmenliği dışındaki bütün programlarımıza öğrencilerimiz yerleşti. Doluluk oranları buna göre hesaplandı” dedi.
“Tercihlere yansıyan olumsuz bir veri yok”
Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün ardından üniversitenin güvenliği ve tercih edilebilirliği konusunda gündeme gelen eleştirilere de yanıt veren Oyman, öğrencilerin tercihlerini olumsuz etkilediğini gösteren bir veriye sahip olmadıklarını söyledi.
Öğrencilerle temas halinde olduklarını ve zaman zaman anketler yaptıklarını belirten Oyman, bu çalışmalarda söz konusu iddiaların tercihlere yansıdığına ilişkin bir bulguya rastlamadıklarını ifade etti.
Oyman, “Böyle bir algı öğrencilerimizin içinde yok açıkçası” dedi.
Geçen yıl da doluluk oranlarının yüksek olduğunu belirten Oyman, üniversitenin elindeki verilerde Rojin Kabaiş’in ölümüyle tercih oranları arasında olumsuz bir ilişkiyi ortaya koyan bir sonuç bulunmadığını kaydetti.
Tartışmanın odağında doluluk oranı ve üniversite güvenliği var
Van YYÜ’nün açıkladığı yüzde 99,40’lık doluluk oranına ilişkin tartışma, iki farklı değerlendirmeyi ortaya koydu. Eğitim-Sen, kontenjan daraltmaları ve bölüm kapatmalarının doluluk oranlarının yorumlanmasında belirleyici olduğunu savunurken üniversite yönetimi, rakamların ÖSYM’nin resmi verilerine dayandığını vurguladı.




