Olaylar Nasıl Başladı?

Haber merkezimize ulaşan bilgilere ve kamera kayıtlarına göre olayların başlangıcı, YYÜ kampüsü içinde bulunan bir kafede yaşanan tartışmaya dayanıyor.
M. A’nin, kaybolan köpeğini sormak amacıyla kafe çalışanlarıyla iletişime geçtiği, burada yaşanan sözlü tartışmanın kısa sürede gerilime dönüştüğü öğrenildi.

Kürekli Saldırı Kameralara Yansıdı

Yaşanan tartışmanın ardından M. A’nin, işletmenin önünden aldığı bir kürekle çalışanlardan birine saldırdığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, çevrede bulunan kişilerin araya girerek olası bir ağır yaralanmayı önlediği görülüyor.

Keserle Yaralama ve Süregelen Gerilim

Bu olaydan sonra farklı zamanlarda kampüs içerisindeki kafeye yeniden gelen M. A’nin, bu kez başka bir çalışana keserle saldırdığı ve başından yaraladığı iddiasıyla şikâyetçi olunduğu öğrenildi. Taraflar arasında yaşanan bu süreçte şikâyetlerin daha sonra geri çekildiği belirtildi.
Ancak yaşananların tekil bir olayla sınırlı kalmadığı, gerilimin aylar boyunca devam ettiği ifade ediliyor.

Van'dan TBMM'ye Mesaj: Çocuklar Cezalandırılamaz
Van'dan TBMM'ye Mesaj: Çocuklar Cezalandırılamaz
İçeriği Görüntüle

Tehditler Sürdü

Yaşanan olaylara rağmen M. A’nin işletmeye gelip gitmeye devam ettiği, zaman zaman tehditkâr tavırlar sergilediği ve sözlü tehditlerde bulunduğu iddia edildi.
Bu süreçte, E. A’nın, M. A ile telefon görüşmeleri yaparak ortamı sakinleştirmeye çalıştığı, fakat M.A’nın ısrarlı tavrını sürdürdüğü de iddialar arasında.

Makaslı Saldırı: Şiddetin Zirve Noktası

27 Şubat 2024 tarihinde ise olaylar en ağır noktaya ulaştı. Üniversite personeli E. A’nın kampüs içinde bulunduğu sırada, M. A’nin arkasından yaklaşarak elindeki makasla saldırdığı anlar güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
Saldırı sonucunda E. A’nın yüz ve göz bölgesinden ağır yaralandığı, hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.

Yargı Süreci: Ceza, Bozma ve Tahliye

Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi, söz konusu saldırıyı “kasten öldürmeye teşebbüs” olarak değerlendirerek M. A’ya 9 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), suç vasfının değişme ihtimali ve raporlardaki eksiklikler gerekçesiyle kararı bozdu. Yaklaşık 11 ay tutuklu kalan M. A, 14 Mayıs 2025’te tahliye edildi.

“Yönetim Bilgilendirildi” İddiası

Mağdur E. A, yaşanan saldırılardan önce ve sonra defalarca YYÜ Rektörlüğünü ve Yönetimini bilgilendirdiğini, bu kişinin kampüs güvenliği açısından risk oluşturduğunu ilettiğini ancak herhangi bir önleyici tedbir alınmadığını iddia etti.
Tüm bu süreçte Üniversite yönetiminden konuya ilişkin bir açıklama yapılmaması dikkat çekti.

Daha Önce de Güvenlik Görevlisine Yönelik Saldırı İddiası

M. A hakkında, geçmiş yıllarda üniversite kampüsü içerisinde bir güvenlik görevlisinin üzerine araç sürmeye çalıştığı yönünde ciddi bir iddianın da bulunduğu öne sürülüyor. Söz konusu olayın yargıya taşınıp taşınmadığına ilişkin bilgi edinilemezken, bu iddia kampüs içerisindeki güvenlik endişelerini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Tahliye Sonrası Yeni Endişeler

Tahliyenin ardından M. A’nin ders vermediği ancak kampüs içerisindeki lojmanlarda yaşamaya devam ettiği öne sürülüyor.
Ayrıca M. A hakkında, kampüs içinde farklı zamanlarda yaşandığı belirtilen ve bazıları yargıya taşındığı iddia edilen başka olayların da bulunduğu ifade ediliyor. Bu iddialara ilişkin resmi makamlarca yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Rojin Kabaiş Sonrası Kampüs Güvenliği Yeniden Tartışmada

Son dönemde yaşanan ve kamuoyunda yankı uyandıran Rojin Kabaiş olayı sonrası üniversitelerde güvenlik konusu yeniden gündeme gelirken, şiddet geçmişi olduğu iddia edilen bir kişinin kampüs içinde bulunmasının öğrenciler ve çalışanlar açısından tedirginlik yarattığı belirtiliyor.
Mağdur taraf ve bazı kampüs sakinleri, yargı süreci devam eden bu tür vakalarda üniversite yönetimlerinin daha etkin önlemler alması gerektiğini dile getiriyor.

Muhabir: BUŞRA TEKİN