Doğal güzellikleri ve tarihi yerleri ile önemli bir konuma sahip olan Van, kış turizmi alanında beklentilerin gerisinde kalıyor. Van özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlarken, kış aylarında tesislerin yetersizliği ve alternatif alanların olmamasından kaynaklı turist sayısı oldukça düşüyor.
Kış turizmi için hem coğrafi hem mevsimsel açıdan büyük bir potansiyele sahip olan Van, bu alanda elindeki fırsatları değerlendiremiyor. Yaz aylarındaki turizm hareketliliğini kış aylarına yansıtamayan kentte, kış turizmine yönelik çalışmalar da yetersiz kalıyor. Bu durum, yerel ekonomiye katkı sağlama noktasında önemli bir eksiklik olarak görülüyor.
Vanlı turizmci Murat Beyaz, Van Bölge Gazetesi’ne yaptığı açıklamada Van’ın turizmine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“Kışın diğer nimetlerinden turistik anlamda faydalanamıyoruz”
Van’ın kış turizminin beklenen boyuta ulaşmadığını ifade eden Murat Beyaz, “Normalde kış sezonu, kış mevsimi, kış ülkesi, kış memleketi olmamıza rağmen kışı sadece bir çile olarak yaşıyoruz biz. Kışın diğer nimetlerinden turistik anlamda faydalanamıyoruz, faydalanamadık. Bu anlamda bir girişimimiz de olmuyor açıkçası. Son zamanlarda böyle ufak ufak kış turları görmeye başladık ama o da bizden kaynaklı değil, Van’dan kaynaklı değil,” dedi.
Van, kış turizmi anlamında çok zengin bir yer
Beyaz, bu turların aslında Kars’ın bir yansıması olduğunu belirterek, “Kars’taki Doğu Ekspresi turlarının bize bir günlük ya da iki günlük yansımaları olarak karşımıza çıkıyor. Ama o kış turu dediğimiz ya da kış turisti dediğimiz turist bizim olmayan, hasbelkader bizim de faydalandığımız bir kitle. Oysa ki Van, kış turizmi anlamında çok zengin bir yer, çok özel bir bölge,” ifadelerini kullandı.
Beyaz, Van Gölü’nün 1700 rakımda bulunduğunu ve bu eşsiz coğrafyanın “Vanlıların denizi” olarak adlandırıldığını söyleyerek şunları kaydetti:
“Her taraf karlarla kaplıyken masmavi bir deniz, Akdamar Adası’nın karlarla kaplı hali zaten bir görsel şölen sunuyor. Öbür taraftan, diğer kültürel yerlerimize, tarihi yerlerimize; Van Kalesi olsun, Van Müzesi olsun, Urartu döneminden kalma diğer müzeler olsun… Bunların tamamı da kışın ayrı güzellikler sunacak yerler. Bunların hiçbirini değerlendiremedik. Kaldı ki çok güzel dağlarımız var.”
Van’da bu dağların kış festivalleri, kar etkinlikleri gibi faaliyetler için ideal olduğunu dile getiren Beyaz, “Dünyada bunu çok iyi değerlendirmiş ülkeler, şehirler varken biz maalesef buradan çok uzaktayız. Düşünme safhasına bile geçmemişiz. Bundan faydalanma safhasında da değiliz,” dedi.
Van’ın bu anlamda birçok dezavantajı olduğuna dikkat çeken Beyaz, kentin bilinirliğinin oldukça düşük olduğunu belirtti. Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunu sadece kış turizmi için diyemeyiz. Yaz için de böyle, kültür turları için de böyle. Tercih edilebilir kentler arasında Türkiye'de neredeyse son sıralarda gelen bir şehiriz. Bu da bizleri üzüyor. Oysa burada turizmle iştigal eden çok fazla sayıda yatırım yapıldı. Oteller açıldı, restoranlar açıldı, seyahat acenteleri kuruldu. Sayımız 50’yi geçen profesyonel turist rehberimiz var. Aslında, hani tabiri caizse unumuz da var, suyumuz da var. Fakat helvayı yapamadık bir türlü. Helvayı yapamıyoruz. Altyapımız var, yetişmiş elemanımız, personelimiz de var. Maalesef biz turist alamıyoruz. Yani turist çekemiyoruz.”
Turistik cazibenin ortaya konulamadığını ifade eden Beyaz, “Saydığım o turistik ürünler; Akdamar Adası olsun, Van Kalesi olsun, Van Müzesi olsun… Ki Van Gölü havzasından da bahsetmek gerekiyor aslında. Nemrut Dağı’yla, Tatvan’ıyla, Ahlat’ıyla, Erciş’iyle, Doğubayazıt’ıyla aslında bir Van Gölü havzasından bahsetmek gerekiyor,” dedi.
Umudumuz var, Umudumuzu kaybetmiyoruz
Beyaz, Van’ın en az 3 gece, 4 gün konaklamaya uygun bir bölge olduğunu vurgulayarak, “Umudumuz var mı? Umudumuz var. Umudumuzu tabii kaybetmiyoruz. Uğraşmaya çalışıyoruz. Özellikle bölgede profesyonel alanda turizmle uğraşan birçok seyahat acentesi ve birçok rehber arkadaşımız var. Otelci arkadaşlarımız var. Herkes kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışıyor ama turizm sektörü sadece kendi çapında yapmaya çalışıyor,” ifadelerine yer verdi.
Kış turizminin özellikle kayakla ilişkilendirildiğini hatırlatan Beyaz, kayak turizminin yüksek gelir grubuna hitap ettiğini söyledi. Van’a yakın birçok şehirde bu alanda önemli yatırımlar yapıldığına dikkat çekerek, “Sarıkamış’ta var, Palandöken’de var, Bingöl taraflarındaki dağlarda yapmaya başladılar. Sivas yapmaya başladı, Artvin yapmaya başladı, Rize yapmaya başladı. Bizde henüz o anlamda bir atılım da yok. Bir düşünce de yok. Kar var. Son yıllardaki kar yağışının düşük olduğunu da dikkate almamak lazım,” dedi.
Mevcut olan kayak merkezimiz zaten bir kayak merkezi değil
Mevcut kayak merkezinin konumu itibarıyla yanlış bir bölgede olduğunu belirten Beyaz, şöyle konuştu: “Mevcut olan kayak merkezimiz zaten bir kayak merkezi değil. Boşu boşuna bir yatırım yapıldı oraya. Doğru bir yerde de değil. Uzmanlar da aynı şeyi söylüyor. Kar tutmayan bir yer. Kar tutmayınca da, karın da az olduğu dönemlerde, geçen sene hiç açılmadı. Açılsa dahi sadece bölgeye hitap ediyor. Yani Vanlıya ya da ilçelerden gelenlere hitap ediyor. Dışarıdan turist çekecek bir yer değil.”
Beyaz, kayak merkezinin sabah güneşi doğar doğmaz ışık aldığını, akşama kadar da güneşli kaldığını belirterek bu durumun kar kalıcılığını engellediğini söyledi. “Hele kar yağışının az olduğu yıllarda, mevsimlerde zaten hiç tutmuyor,” diyerek tesisin verimsizliğini vurguladı.
Kış turizminin yalnızca kayakla sınırlı olmadığını vurgulayan Beyaz, “Kış turizmi artık ülkede yerleşik hale gelmiş bir algı: Tren demek. Güzel coğrafyalardan geçen, çok güzel manzaralar sunan tren yolculukları var. Bizim de bir trenimiz var: Van Gölü Ekspresi. Van’a gelmiyor. Van’a gelmemesini geçtik, Tatvan’a kadar geliyor” dedi.
Demiryolu hattının eksikliğine değinen Beyaz, “Haftada iki gün çalışıyor. Yataklı vagonu yok. Turistik hale dönmedi. Geçen sene Kültür ve Turizm Bakanı Van’da bunun aslında müjdesini verdi. Turistik tren başlayacağını söyledi. Üzerinden bir kış sezonu geçti. Randıman alamadık açıkçası. Hem sefer sayısı açısından düşük kaldı. Bir kere onun en az 5 gün çalışması lazım. Haftanın 7 günü çalışması aslında daha idealdir. Ama hiç olmazsa da en az bir 5 gün çalışması lazım. Tren sadece 2 gün çalışıyor. O 2 günde de istediğimiz verimi alamıyoruz, alamayız,” ifadelerini kullandı.



