DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı gündem dışı konuşmada Van Gölü'nün korunmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sayyiğit, küresel iklim krizi, çevre kirliliği, plansız yapılaşma, baraj ve hidroelektrik santrallerinin göl ekosistemi üzerinde ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti.
"Başka bir Van Gölü yok"
Konuşmasına yazar Yaşar Kemal'in Van Gölü'nü anlatan sözleriyle başlayan Sayyiğit, Van Gölü'nün yalnızca Van'ın değil, Türkiye'nin ve dünyanın önemli doğal miraslarından biri olduğunu söyledi.
"Başka bir Van Gölü yok" diyen Sayyiğit, gölün gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.
"Van Gölü nefesimizdir"
Van Gölü'nün dünyanın en büyük sodalı gölü ve Türkiye'nin en büyük gölü olduğunu hatırlatan Sayyiğit, inci kefali başta olmak üzere çok sayıda endemik canlıya ev sahipliği yaptığını ifade etti.
Gölün aynı zamanda bölge halkının geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Sayyiğit, iklim krizinin ve yanlış çevre politikalarının Van Gölü üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını dile getirdi.
"Van Gölü için de risk var"
Dünyada yaşanan çevre felaketlerine dikkat çeken Sayyiğit, Aral Gölü'nün büyük ölçüde yok olduğunu, Urmiye Gölü'nün ise kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu hatırlattı.
Benzer risklerin Van Gölü için de geçerli olduğunu belirten Sayyiğit, gölde su seviyesindeki düşüşün uzmanlar tarafından uzun süredir dile getirildiğini, bazı bölgelerde kıyı çekilmesinin 200 metreye kadar ulaştığını söyledi.
Barajlar ve HES projelerine dikkat çekti
Sayyiğit, Van Gölü'nü besleyen akarsular üzerinde kurulan barajlar, hidroelektrik santralleri ve jeotermal enerji projelerinin doğal su akışını olumsuz etkilediğini savundu.
Özellikle Zilan Çayı, Koçköprü Barajı ile Çatak ve Muradiye ilçelerindeki projelerin göl ekosistemi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Sayyiğit, çevre hakkının korunmasının ekonomik yatırımlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Koruma planı yeterli değil"
Van Gölü Havzası Koruma Eylem Planı'nın önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Sayyiğit, kalıcı çözümün yasal düzenlemelerle mümkün olacağını söyledi.
Hazırladıkları Van Gölü ve çevresinin korunmasına yönelik kanun teklifinin Meclis'te kabul edilmesini isteyen Sayyiğit, gölün geleceğinin kapsamlı ve bağlayıcı bir koruma modeliyle güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Yapılaşma ve kirlilik uyarısı
Konuşmasında Van Gölü kıyılarındaki yapılaşma ve çevre kirliliğine de değinen Sayyiğit, kıyı alanlarında çevresel baskı oluşturan uygulamaların son bulması gerektiğini belirtti.
Van Gölü'nün tüm Türkiye'nin ortak doğal mirası olduğunu vurgulayan Sayyiğit, gelecek nesillere temiz ve sağlıklı bir Van Gölü bırakılması için gerekli yasal adımların bir an önce atılması gerektiğini ifade etti.





