Van Gölü Havzası’nda son yıllarda etkisini artıran kuraklık ve yağış rejimindeki değişimler, bölgenin mevsim düzenini de değiştiriyor.
Geçmişte uzun yıllara dayanan iklim koşullarına göre tarımsal faaliyetlerini planlayan bölge halkı, yağışların başlama zamanı, kar yağışı ve soğuk havaların etkili olacağı dönemlere ilişkin öngörülerden yararlanıyordu. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle mevsimlerin alışılmış düzeninin değişmesi, ekim ve hasat dönemlerinin geçmişteki iklim alışkanlıklarına göre belirlenmesini güçleştiriyor.
“Mevsim hafızası artık yeterli olmayacak”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmişte yağış, sıcaklık, karın yerde kalma süresi ve soğuk günlerin başlangıç ve bitiş dönemlerinin büyük ölçüde öngörülebildiğini söyledi.
Bu öngörülerin tarımsal faaliyetlerin planlanmasında kullanıldığını belirten Alaeddinoğlu, iklim düzeninin değişmesiyle bu alışkanlıkların giderek geçerliliğini kaybettiğini ifade etti.
Alaeddinoğlu, “Geçmişte alıştığımız iklim şartlarına ilişkin varsayımlarla, önümüzdeki yıllarda tarımsal ürünlerin ekim ve hasat zamanlarını ya da diğer faaliyetlerin dönemlerini belirlemek artık gerçekten çok zor olacak. Bu anlamda bilim insanlarının ve karar vericilerin insanlara yardımcı olması gerekiyor” dedi.
Tarımsal üretimde eski takvim değişiyor
Bölge halkının geçmişten gelen iklim hafızasına göre ekonomik faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Alaeddinoğlu, 20-30 yıl önce sonbahar döneminde gelecek yılın tarımsal hazırlıklarının yapıldığını ve ekilen ürünlerin kar yağışına göre planlandığını hatırlattı.
Günümüzde ise aynı öngörüyle hareket etmenin zorlaştığını belirten Alaeddinoğlu, aralık ve ocak aylarında dahi mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıkların görülebileceğini söyledi.
Bölgeyi etkileyen sıcak hava dalgalarının sayısının arttığına dikkat çeken Alaeddinoğlu, erken ekilen ürünlerin daha sonra yaşanabilecek soğuk hava koşullarından zarar görebileceğini ifade etti.
2026 yağışlı geçti ancak risk devam ediyor
Van Gölü Havzası’nda son birkaç yıldır yaşanan kuraklığın ardından 2026 yılında yaz dönemi dışındaki mevsimlerde yağışların etkili olduğu belirtildi.
Kış, ilkbahar ve sonbahardaki yağışların doğanın yeniden yeşermesine katkı sağladığını kaydeden Alaeddinoğlu, tek bir yağışlı yılın iklim değişikliğinin etkilerinin ortadan kalktığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Akdeniz iklimine dönüşeceğini öngörüyoruz”
Havzadaki uzun vadeli değişime ilişkin değerlendirmede bulunan Alaeddinoğlu, sıcak hava dalgalarının bölge üzerindeki etkisinin devam ettiğine dikkat çekti.
Alaeddinoğlu, “Yakın gelecekte buranın ikliminin büyük ölçüde Akdeniz iklimine dönüşeceğini öngörüyoruz. Yani yazları daha sıcak ve kurak bir coğrafyayla karşı karşıya kalacağız. Dolayısıyla bu durumun göz ardı edilmemesi ve şimdiden gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor” diye konuştu.
Su kaynaklarının yönetimine dikkat çekti
Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olduğuna işaret eden Alaeddinoğlu, iklim değişikliğinin etkilerine karşı su kaynaklarının bilimsel veriler doğrultusunda yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Su ihtiyacının belirlenmesi, verilerin sürekli toplanması ve kaynakların düzenli olarak izlenmesini sağlayacak bir yapıya ihtiyaç olduğunu belirten Alaeddinoğlu, “Eğer su kaynaklarını ve havzanın mevcut durumunu doğru şekilde yönetemezsek önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz” ifadelerini kullandı.





