Van’ın Gevaş ilçesinde Van Gölü kıyısında çekilen görüntüler, göl suyundaki renk değişimi ve bulanıklık nedeniyle dikkat çekti. Yüzmek için göl kıyısına geldiğini belirten bir yurttaş tarafından paylaşılan videoda, suyun sarı renkte olduğu görülürken, göldeki kirliliğe ilişkin endişeler dile getirildi.

Görüntüleri paylaşan yurttaş, Van Gölü kıyısındaki manzaraya tepki göstererek, “Yüzmek için geldiğim gölün hali içler acısı. Karşımızda Van Gölü değil, adeta bir arıtma tesisinin biriktirdiği lağım çukuru var. Su sap sarı, adeta lağım suyu gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Adsız Tasarım 2026 08 07T154225.656

Yetkililerin bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirten yurttaş, Van Gölü’nün yalnızca Van’ın değil, dünyanın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, “Bu sahil, bu göl bir dünya mirasıdır. Bunu korumak gerekiyor” dedi.

Arıtma tesislerinin çalışma kapasitesine de dikkat çeken yurttaş, tesislerin yüzde 30-40 kapasiteyle değil, yüzde 100 kapasiteyle çalıştırılması gerektiğini savundu.

"Yalnızca geçici bir görüntü olarak değerlendirilemez"

Görüntüler üzerine değerlendirmede bulunan Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık, Van Gölü’nde son dönemde görülen sararma, bulanıklık ve kirlilik görüntülerinin yalnızca geçici bir görüntü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

5942596255345217324 (1)

Görüntülerin kesin nedeninin bilimsel inceleme ve laboratuvar analizleriyle ortaya çıkarılabileceğini belirten Kalçık, “Vatandaşlarımız tarafından özellikle Gevaş kıyılarından tarafımıza ulaştırılan görüntülerde ciddi bir renk değişimi ve bulanıklık görülüyor. Bu görüntüler, yetkili kurumların derhal harekete geçmesi ve yerinde inceleme yapması için başlı başına önemli bir uyarıdır” dedi.

Van Gölü’ndeki kirliliğin yalnızca göl yüzeyinde görülen görüntüler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kalçık, bütün havzaya dikkat çekti.

Gölü besleyen çok sayıda dere ve akarsu bulunduğunu hatırlatan Kalçık, bu suların önemli bölümünün yerleşim alanlarından geçtiğini belirterek, kanalizasyon, evsel atık ve diğer kirleticilerin dereler aracılığıyla göle ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Kalçık, “Burada asıl mesele yalnızca gölün yüzeyinde gördüğümüz kirlilik değildir. ‘Bu sararma neden oldu?’ sorusunun yanında daha önemli bir soru sormalıyız: Kirletici göle ulaşmadan önce neden engellenemiyor?” ifadelerini kullandı.

"Arıtma tesisinin varlığı tek başına yeterli değil"

Arıtma tesisleri konusunda da dikkatli olunması gerektiğini belirten Kalçık, ellerinde kesin teknik veriler bulunmadan herhangi bir kurumu doğrudan suçlamak istemediklerini söyledi.

Kalçık, “Arıtma tesislerinin bulunması tek başına yeterli değildir. Önemli olan bu tesislerin sürekli, tam kapasite ve gerekli standartlarda çalıştırılmasıdır” dedi.

Van’da su ve kanalizasyon hizmetlerinde sorumluluğu bulunan VASKİ’nin yalnızca su ve kanalizasyon hizmeti sunmakla sınırlı bir sorumluluğa sahip olmadığını belirten Kalçık, atık suyun çevreye zarar vermeden yönetilmesinin de kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

"Arıtma tesisleri hangi kapasitede çalışıyor?"

Kalçık, kamuoyunun yanıt beklediği soruları da sıraladı:

“Arıtma tesislerinin giriş ve çıkış değerleri nedir? Hangi kapasitede çalışıyorlar? Çıkış sularının standartlara uygunluğu düzenli olarak denetleniyor mu? Bu veriler neden kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmıyor?”

Kurumları suçlamaktan ziyade, sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğinin şeffaf ve bağımsız biçimde ortaya konulmasını istediklerini belirten Kalçık, “Van Gölü’ne bir damla dahi arıtılmamış kanalizasyon ve evsel atık ulaşmamalıdır. Bunun hiçbir mazereti olmamalıdır” dedi.

"Vatandaşın kaygısını giderecek olan şey veridir"

Van Gölü’ndeki görüntülerin insan sağlığı açısından da kaygı yarattığını belirten Kalçık, ancak bilimsel analiz yapılmadan suyun insan sağlığı açısından kesin olarak tehlikeli olduğunu söylemenin doğru olmayacağını ifade etti.

Kalçık, mikrobiyolojik, kimyasal ve diğer kirleticilerin bulunup bulunmadığının düzenli ve bağımsız analizlerle ortaya konulması gerektiğini belirterek, “Vatandaşın kaygısını gidermenin yolu ‘Merak etmeyin, sorun yok’ demek değildir. Veriyi ortaya koymaktır” diye konuştu.

"Derelerden düzenli numune alınmalı"

Van Gölü ve gölü besleyen derelerden düzenli numuneler alınması çağrısında bulunan Kalçık, analiz sonuçlarının bağımsız bilim insanlarının değerlendirmesine sunulması ve kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

Özellikle yerleşim alanlarından geçen derelerin göle ulaşmadan önce kontrol edilmesi gerektiğini belirten Kalçık, kirleticilerin kaynağında tespit edilerek önlenmesinin önemine dikkat çekti.

Dere ağızlarında teknik olarak uygun noktalarda çöp tutucu, filtreleme, yüzer bariyer ve biyofiltrasyon gibi sistemlerin değerlendirilebileceğini ifade eden Kalçık, amacın özellikle katı atıkların ve evsel kaynaklı kirleticilerin göle ulaşmasını engellemek olması gerektiğini kaydetti.

"Van Gölü bir kurumun değil, bütün havzanın ortak sorumluluğu"

Atık su arıtma tesislerinin tam kapasite ve kesintisiz çalıştırılması gerektiğini vurgulayan Kalçık, tesislerin yalnızca varlığının değil, gerçek arıtma performanslarının da bağımsız şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

DSİ, VASKİ, yerel yönetimler ve ilgili bakanlıkların sorumluluklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Kalçık, “Van Gölü bir kurumun değil, bütün havzanın ortak sorumluluğudur” dedi.

"Koruma tabela dikmek değil, kirliliği kaynağında durdurmaktır"

Van Gölü Havza Koruma Eylem Planı’nın kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirten Kalçık, belirlenen hedeflerin sahada uygulanması ve uygulama sonuçlarının kamuoyu tarafından izlenebilir olması çağrısında bulundu.

Kalçık, Van Gölü’nü korumanın yalnızca koruma statülerini ve kurulları gündeme getirmekten ibaret olmadığını belirterek, “Koruma, göle ulaşan kanalizasyonu durdurmak, dereleri temiz tutmak, arıtma tesislerini çalıştırmak, düzenli ölçüm yapmak ve sonuçları halka açıklamaktır” ifadelerini kullandı.

Kalçık sözlerini şöyle tamamladı:

Demirtaş Tahliye Olacak mı? İHD Van'dan Dikkat Çeken Açıklama
Demirtaş Tahliye Olacak mı? İHD Van'dan Dikkat Çeken Açıklama
İçeriği Görüntüle

“Van Gölü’nü korumanın yolu gölün etrafına koruma tabelaları dikmek değil, göle ulaşan kirliliği kaynağında durdurmaktır. Van Gölü yalnızca bugün yaşayan insanların değil, gelecek kuşakların ve bu ekosistemi paylaşan bütün canlıların ortak yaşam alanıdır. Gölü kirleten hiçbir faaliyeti ‘nasıl olsa küçük bir miktar’ diyerek normalleştiremeyiz. Bir damla kanalizasyonun bile Van Gölü’ne ulaşmasına izin vermeyecek bir anlayış ve sistem oluşturmak zorundayız.”

Muhabir: Yasemin Dikici