Van’ın önemli doğal kcarlıklarından biri olan Sıhke Gölü, 2600 yıldır bölgeye yaşam veren bir sulama göleti olarak biliniyor. Urartu Kralı Rusa döneminde yaptırılan göl, Van Gölü Havzası’nın adeta can suyu niteliğinde.

Ancak günümüzde Sıhke Gölü ciddi bir kirlenme tehdidiyle karşı karşıya. Van Büyükşehir Belediyesi, şehirde toplanan karları “can suyu” adı altında göle taşıyor. Oysa bu karlar, yollar ve araçlardan sızan mazot, tuz, antifriz ve ağır metallerle kirlenmiş durumda. Bu uygulama, göldeki flora ve fauna için ciddi bir tehlike oluşturuyor. Sıhke Gölü, binlerce kuş türü ve sayısız canlı için hayati bir yaşam alanı olmasına rağmen, doğal denge göz ardı edilerek yapılan müdahaleler ekosistemi tehdit ediyor ve kuraklıkla mücadeleyi anlamsız hâle getiriyor.

“Kar sularının göle dökülmesi büyük tehlike”

Konu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Mezopotamya Su Fonu ekolojisti ve Türkiye Ekoloji Birliği üyesi Fatih Şahin, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na göre kar sularının göllere, sulak alanlara ve tarım arazilerine dökülmesinin yasak olduğunu belirterek, ekoloji bilgisinden yoksun yöneticilerin hatalarının ekosistemde telafisi zor hasarlara yol açtığını vurguladı. Şahin, Van sokaklarında toplanan karların can suyu denilerek göle dökülmesinin büyük bir tahribata yol açtığını ifade ederek, “Şehir yollarında araçlardan dökülen mazot, benzin, yağ, antifriz, tuz ve ağır metaller karla birlikte göle karışıyor. 1 litre yağın 1 milyon metreküp suyu kirlettiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu sadece göldeki canlıları değil, bütün ekosistemi yok eder” dedi.

“Ekoloji eğitimi şart”

Ekoloji bilgisinin yönetimdeki önemine dikkat çeken Şahin, ekolojiyi bilmeden yerel yönetimlerde söz sahibi olunamayacağını belirtti. Doğayı korumanın, önce onu anlamaktan geçtiğini aktaran Şahin, şöyle konuştu: “Eğitim siyasallaştırılmamalı, ekoloji müfredata girmeli. Ekolojiyi bilmeyen yönetici, farkında olmasa da doğaya zarar verir.”

“Flamingolar ve 453 kuş türü tehlikede”

Sıhke Gölü’nün ekolojik önemine değinen Şahin, gölün dünyada flamingo göç yollarının en önemli duraklarından biri olduğunu hatırlattı. Flamingoların Erçek ve Sıhke Gölü’nde dinlenip beslendiğini belirten Şahin, göl ziyaretçilerinin bu zehirli suları içmeleri durumunda ölebileceklerini vurguladı: “Türkiye’deki 453 kuş türünün neredeyse yarısı burada yaşıyor. Bir canlı zehir aldığında zincirleme bir yok oluş başlar.”

“Tarım ve insan sağlığı da risk altında”

Bu kirliliğin tarım alanlarına da sirayet ettiğini söyleyen Şahin, “İlkbaharda bu sularla sulanan toprak zehirleniyor. Sulanan toprakta yetişen meyveler ya kuruyor ya da kanserojen maddeler taşıyor. Ekosistemde bir halkanın zarar görmesi bütün halkalara yayılır, bu da doğrudan insana kadar uzanan bir zarar zinciridir” dedi.

“Sıhke Gölü’nün doğal döngüsü tehdit altında”

Şahin, gölün doğal döngüsüne müdahalenin felaket yaratacağına dikkat çekti: “Göl her yıl dolup, sonbahar ve kış aylarında çekiliyor; bu doğanın kendi döngüsüdür. Asıl felaket, insan müdahalesidir. Kar sularını göle boşaltmak, doğal akışı bozmak büyük tahribata yol açar.”

Van'da Kadınlara Dev Üretim Hamlesi! 7 Mahalleye Modern Sera Kuruluyor
Van'da Kadınlara Dev Üretim Hamlesi! 7 Mahalleye Modern Sera Kuruluyor
İçeriği Görüntüle

“Küçük canlılar büyük rol oynuyor”

Sıhke Gölü’ndeki sineklerin, yavru balıkların besin zincirinde kritik bir rol oynadığını hatırlatan Şahin, “Sazan balığı yavruları sineklerle beslenir. Bu sinekler yok olursa balık popülasyonu düşer ve ekosistem bozulur. Küçücük bir canlının bile ekosistemde çok büyük rolü vardır” ifadelerini kullandı.

“Çözüm, eğitim ve bilinçli yönetim”

Şahin, en büyük çözümün eğitim olduğunun altını çizdi. Hem yerel yönetimlerin hem de halkın eğitiminin çok önemli olduğunu belirten Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:“Ekolojiyi bilmeden doğa, insan ve yaşam alanlarını koruyamazsınız. Geçmişte yapılan hatalar uyarılırdı; bugün liyakatsiz atamalar hesap vermiyor. Yanlışlardan dönmek ve halkı doğru bilgilendirmek yöneticilerin görevidir. Kar sularının nereye bırakılması gerektiği bellidir. Van’da atık su arıtma tesisleri vardır. Bu sular oraya götürülmeli, süzgeçten ve arıtmadan geçirildikten sonra kanalizasyona verilmelidir. Eğer tesisler yetersizse, şehir dışında zemin sızdırmaz alanlar vardır. Kar suları oraya aktarılmalı, toprak ve kumdan süzüldükten sonra tekrar arıtma sistemine verilmelidir. Bu suların içme suyuna verilmesi kesinlikle yasaktır, çünkü içinde ağır metaller ve zehirli kimyasallar bulunur.”

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ