Tuşba Belediyesi, 8 Mart etkinlik takvimi çerçevesinde çalışanlarının toplumsal cinsiyet farkındalığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Toplumsal rollerin tarihsel inşası
Seminerde, kadın ve erkeğe biçilen rollerin doğal değil, tarihsel süreçte kurgulanmış yapılar olduğu belirtildi:
• Hiyerarşik Yapı: Yerleşik yaşama geçişle birlikte erkekliğe bir iktidar alanı tanındığı, kadına ise sınırlı roller biçildiği ifade edildi.
• Kodlanmış Roller: Biyolojik cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ayrıma dikkat çekilerek, bu rollerin zamanla değişmezmiş gibi algılandığına vurgu yapıldı.
• Şiddet Bağı: Kadın cinayetlerinin toplumsal erkeklik olgusundan bağımsız değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
Sistemin yarattığı eşitsizlik biçimleri
Aynur Sarıca, eşitsizliği besleyen ideolojik temellere dair şu tespitlerde bulundu:
• İktidar Alanları: Ulus-devlet yapısı ve kapitalist sistemin, erkekliğe belirli bir iktidar alanı sunduğu dile getirildi.
• Zıtlık Yanılgısı: 21. yüzyılda kadın ve erkeği birbirine zıt konumlandıran anlayışın ciddi krizlere yol açtığı belirtildi.
• Yeniden Üretim: Cinsiyetçi kodlamaların; felsefe, tarih, kültür ve dil gibi alanlarda sürekli olarak tekrarlandığı aktarıldı.
Dönüşüm bireyden başlıyor
Eşitlikçi bir yaşamın ancak mevcut hiyerarşik yapılardan kopuşla mümkün olacağı ifade edildi:
• Demokratik Kültür: Değişim ve dönüşümün bireyden ve demokratik bir kültürden başlayacağı savunuldu.
• Komün Zemini: Komünlerin cinsiyet ayrıştırmasına değil, ortak ve eşit bir yaşam zeminine dayandığı ve demokratikleşmenin bu alanlarla mümkün olduğu belirtildi.
Seminer, personelin katılım sağladığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.




