Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı ve Sosyolog Osman Turgut, Van’da bağımlılıkla mücadelede tedavi, danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin birçok ilinde bulunan bağımlılıkla mücadele merkezlerinin Van’da da kurulması çağrısında bulundu. Bağımlılığın yalnızca güvenlik tedbirleriyle önlenemeyeceğini ifade eden Turgut, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve ilgili kurumların iş birliğiyle İzlanda Modeli benzeri bir yapının hayata geçirilmesini önerdi.

Adsız Tasarım (1)-134

“Bağımlılık bir anda gelişen bir hastalık değildir”

Bağımlılığın ani gelişen bir hastalık olmadığını belirten Osman Turgut, sürecin çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini söyleyerek, “Bağımlılık aniden gelişen bir hastalık değildir. Belirli bir süreç içinde yavaş yavaş gelişir. Ancak insanların büyük çoğunluğu bu sürecin farkında değildir. Farkına vardığı zaman genelde bağımlılık gelişmiştir.” dedi.

Madde kullanımının çoğunlukla merak ya da arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirten Turgut, “Maddeye karşı oluşan merak ya da arkadaş çevresinin baskısıyla madde kullanmaya başlayan birey, bir kere kullanmanın bağımlılığa yol açmayacağını ve isterse kullanmayı bırakabileceğini düşünebilir. İlk kullanımdan sonra aynı ortamda tekrar bulunma ya da yaşadığı deneyimi tekrarlama isteğiyle kişi maddeyi sürekli olarak elde etmeye çalışır ve bir süre sonra kendini kontrol edemez hale gelir. Kişide başlayan bağımlılık, madde kullanımını bıraktıktan sonra yoksunluk belirtileri nedeniyle tekrar başlayabilir.” ifadelerini kullandı.

C1D75D62 112F 4A13 Acf4 4F7C85E74Bfd 600X800

“Bilmek tek başına yeterli değil”

Çocukların zararlı maddeler hakkında bilgi sahibi olmasının tek başına yeterli olmadığını açıklayan Turgut, sosyal ve çevresel etkenlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Okulda mutlu olmamak, öğretmenle geçinememek, derslerin iyi olmaması çocukların alkole başlamasına sebep olabiliyor. Çocuğun uyuşturucu, alkol ve sigaranın zararları konusunda bilgili olması, bu zararlı maddelerden korunması için yeterli değil. Onların bu maddelere ulaşmalarını zorlaştırmak gerekiyor.” diye konuştu.

“Mücadele sadece polisle çözülemez”

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin çalışmalarıyla başarıya ulaşamayacağını aktaran Turgut, toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil olması gerektiğini anlatarak, “Madde bağımlılığı konusunda mücadele sadece polise bırakılarak çözülemez. Halkın içinde olduğu çözüm yolları önemlidir. Üniversite, sivil toplum kuruluşları, müftülük, Gençlik ve Spor Müdürlükleri ile yerel belediyeler iş birliği yapmalıdır. İzlanda Modeli bu konuda iyi bir örnek olabilir.” bilgisini verdi.

Rahatsızlanan genç, hava ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi
Rahatsızlanan genç, hava ambulansıyla Ankara'ya sevk edildi
İçeriği Görüntüle

1620317 800X426

Van’da neden böyle bir merkez olmasın?

Hacıbekir ve Esendere Mahallesi sakinlerinin, gençler arasında bağımlılık yapıcı madde kullanımının yaygınlaşması ve kullanım yaşının giderek düşmesine dikkat çekmek amacıyla mahalleye farkındalık pankartı astığını hatırlatan Turgut, bunun önemli bir toplumsal farkındalık oluşturduğunu ifade etti.

Van’da artık tedavi, danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum alanında somut adımlar atılması gerektiğini belirten Turgut, “Kırıkkale’de ‘Hayat Boşluk Kabul Etmez’, Isparta’da Uyumder, Osmaniye’de, Çorum’da ve Ankara’da Özgür Köy var. Van’da neden böyle bir merkez olmasın? Hayatın Renkleri Solmasın Derneği adına İzlanda Modeli veya buna benzer modeller örnek alınarak bir altyapı oluşabilir.” şeklinde konuştu.

İzlanda Modeli örnek gösterildi

Turgut’un aktardığına göre İzlanda Modeli, bilimsel veriler ve toplum temelli çalışmalar üzerine kuruluyor. Model kapsamında ilk olarak 10-16 yaş grubundaki yaklaşık 3 bin çocuğa “Hayat ve Gençliğin Yaşam Koşulları” başlıklı kapsamlı bir anket uygulanıyor. Elde edilen veriler analiz edilerek araştırmacılar, aileler, eğitimciler, yerel yöneticiler ve ilgili kurumlarla birlikte değerlendiriliyor. Ardından bölgenin ihtiyaçlarına göre bir yol haritası hazırlanıyor.

Uygulama sürecinde okul toplantıları, poster kampanyaları, mahalle düzeyinde ebeveyn yürüyüşleri, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve gençlerin spor ile sosyal faaliyetlere ücretsiz katılımını sağlayan uygulamalar hayata geçiriliyor.

2172736 800X426

İzlanda’da dikkat çeken sonuçlar

İzlanda Modeli’nin başarılı sonuçlar verdiğini belirten Turgut, 1998 yılında son 30 gün içinde sarhoş olduğunu belirten gençlerin oranının yüzde 42 iken 2016 yılında yüzde 5’e düştüğünü söyledi. Aynı dönemde her gün sigara kullanan genç oranının yüzde 23’ten yüzde 3’e, en az bir kez esrar kullanan genç oranının ise yüzde 17’den yüzde 7’ye gerilediğini hatırlattı.

“Van’da adım atma zamanı gelmedi mi?”

Bağımlılıkla mücadelede önleyici çalışmaların artırılması gerektiğini vurgulayan Osman Turgut, Van’da tedavi, danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerini kapsayan bir merkezin kurulmasının artık ihtiyaç haline geldiğini belirterek, “Tedavi, danışma, rehabilitasyon ve sosyal uyum için ilimizde adım atma zamanı gelmedi mi?” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Muhabir: Belkıs Yakut