Türkiye’de tarım sektörü, artan maliyetler, ithalat politikaları, plansız üretim ve yetersiz destekler nedeniyle her geçen gün daha kırılgan bir yapıya bürünüyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, tarımda yaşanan sorunların merkezinde çiftçinin gelir elde edememesinin bulunduğunu belirterek, üreticinin toprağından uzaklaştığını, köylerin boşaldığını ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini söyledi.

Van'da Dev Tarım Arazisi Satılacak: Mahkeme Istenen Fiyatı Açıkladı

“Tarımın en büyük sorunu çiftçinin kazanamaması”

Tarımda sürdürülebilirliğin temel şartının üreticinin emeğinin karşılığını alması olduğunu belirten Prof. Dr. Fikret Yaşar, ekonomik kazanç sağlanmadığı sürece üretimin devam ettirilemeyeceğini söyledi.

“Yaptığınız işten gelir elde ediyorsanız onu sürdürürsünüz. Kazanç yoksa kimse o işi devam ettirmez.” diyen Yaşar, bugün en büyük problemin çiftçinin tarımsal faaliyetten yeterli gelir sağlayamaması olduğunu ifade etti.

“İthalat üreticinin umutlarını kırıyor”

Tarım politikalarının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu savunan Yaşar, bir ürünün değer kazanmaya başladığı anda ithalatın devreye sokulduğunu belirtti.

Bu durumun çiftçinin emeğinin karşılığını alamamasına neden olduğunu dile getiren Yaşar, ithalat politikalarının piyasada üretici aleyhine bir denge oluşturduğunu söyledi. Birkaç ithalatçının kazandığını, buna karşın üreticinin kaybettiğini belirten Yaşar, çiftçinin en azından bir yıl emeğinin karşılığını almak istediğini ifade etti.

Mazot Ve Gübre Desteği Yattı Mı, Ne Zaman Yatacak? 2026 Tarımsal Destek Ödemelerinde Son Durum

“Köyler boşalıyor, insanlar büyükşehirlere göç ediyor”

Gelir elde edemeyen üreticinin tarımdan uzaklaştığını söyleyen Yaşar, bunun kırsal göçü hızlandırdığını kaydetti.

Van’dan İstanbul’a kadar birçok bölgede köylerin boşaldığını ifade eden Yaşar, çiftçinin toprağından geçimini sağlayabilmesi halinde ailesini bırakıp büyükşehirlerde ağır şartlarda çalışmayı tercih etmeyeceğini dile getirdi.

Artan maliyetler üreticiyi zorluyor

Mazot, gübre, ilaç, elektrik ve enerji fiyatlarındaki sürekli artışın üreticiyi zorladığını belirten Yaşar, ürün fiyatlarının ise aynı oranda yükselmediğini söyledi.

Çiftçinin her geçen gün daha yüksek maliyetlerle üretim yaptığını belirten Yaşar, buna rağmen gelirinin aynı seviyede kaldığını ifade etti.

Plansız üretim piyasayı dengesizleştiriyor

Üretim planlamasının yetersiz olduğunu dile getiren Yaşar, üreticilerin hangi ürünü ne kadar ekeceğine ilişkin sağlıklı bir planlama yapılmadığını söyledi.

Bir yıl ürün fazlalığı nedeniyle fiyatların düştüğünü, ertesi yıl ise üretim azalınca ithalata başvurulduğunu belirten Yaşar, bu döngünün sonunda yine üreticinin zarar gördüğünü kaydetti.

Tarladaki ürün sofraya katlanarak ulaşıyor

Van’da Direksiyon Sayısı Hızla Artıyor: İşte Rakamlar!
Van’da Direksiyon Sayısı Hızla Artıyor: İşte Rakamlar!
İçeriği Görüntüle

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının giderek büyüdüğüne dikkat çeken Yaşar, çiftçinin düşük fiyata sattığı ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar katlanarak pahalandığını söyledi.

Üreticinin tarlada 5 liraya sattığı bir ürünün markette 20, 30 hatta 50 liraya kadar çıkabildiğini belirten Yaşar, bu fiyat farkının önemli bölümünün aracılar ve perakende zincirlerinde oluştuğunu ifade etti.

“Destekler üreticiyi ayakta tutmaya yetmiyor”

Tarımsal desteklerin yetersiz kaldığını belirten Yaşar, verilen mazot desteğinin gerçek maliyetlerin çok gerisinde olduğunu söyledi.

Tarım sigortası sistemiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yaşar, birçok ülkede devletlerin tarımı desteklediğini hatırlatarak, Türkiye’de ise sistemin kâr üzerinden anlatılmasını eleştirdi.

“Çiftçi kazandığı için değil, mecbur olduğu için üretiyor”

Türkiye’de birçok üreticinin tarımı kazanç amacıyla değil, başka geçim kaynağı bulunmadığı için sürdürdüğünü belirten Yaşar, çiftçiliğin büyük emek isteyen bir meslek olduğunu vurguladı.

Çiftçinin belirli çalışma saatleri olmadığını ifade eden Yaşar, üretimin gece gündüz süren yoğun emek gerektirdiğini söyledi.

Kuraklıkta asıl sorun suyun yönetimi

Küresel iklim değişikliği nedeniyle kuraklık riskinin arttığını belirten Yaşar, suyun doğru yönetilmesinin en önemli konu olduğunu dile getirdi.

Salma sulama yöntemlerinden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Yaşar, damlama ve yağmurlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının su tasarrufu açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Barajlar dolu olsa da su üreticiye ulaşmıyor”

Geçmişte Devlet Su İşleri’nde görev yaptığını hatırlatan Yaşar, sulama planlamasının eskiden daha disiplinli yürütüldüğünü söyledi.

Bugün ise barajlarda su bulunmasına rağmen plansızlık ve yetersiz yönetim nedeniyle bu suyun üreticiye yeterince ulaştırılamadığını ifade etti.

“Tarım stratejik sektör olarak görülmeli”

Tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Fikret Yaşar, insanların gıdaya erişimini sağlayan bu sektörün kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Çiftçilerin daha güçlü desteklenmesi gerektiğini belirten Yaşar, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de üreticinin fonlanmasının ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Muhabir: Belkıs Yakut