"Bir anne ve bir savcı olarak vicdani yük hissettim"
Tunceli’de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku dosyasını titizlikle yürüten Başsavcı Ebru Cansu, Hürriyet gazetesine verdiği röportajda sürece dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bir anne olarak ailenin acısını derinden hissettiğini belirten Cansu, "Bu dosyaya baktığımda yarım kalan bir hayat ve cevap bekleyen bir aile gördüm. Mesleki sorumluluğumun ötesinde vicdani bir yük hissederek bu kızımıza ne olduğunun bulunması gerektiğine inandım" ifadelerini kullandı.
"Ucu nereye giderse gitsin"
Soruşturmanın genişletilmesinde Adalet Bakanlığı'nın kararlı tutumunun önemine değinen Başsavcı, hiçbir detayın göz ardı edilmediğini vurguladı. JASAT birimleriyle koordineli bir şekilde, teknolojik imkânları sonuna kadar kullanarak gece gündüz çalıştıklarını belirten Cansu, "Cesaret dediğiniz şey, adalet duygusunun ta kendisidir. Sayın Bakanımızın 'ucu nereye giderse gitsin' yaklaşımı bize güç verdi" dedi.
12 kişi tutuklanmıştı
Soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda; "kasten öldürme", "cinsel saldırı" ve "delilleri karartma" gibi ağır suçlamalarla 15 şüpheli gözaltına alınmıştı. Aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve bazı kamu görevlilerinin de bulunduğu 12 isim çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Adaletin peşini bırakmayacağız
Başsavcı Ebru Cansu, gelişen teknolojiyle birlikte karanlıkta kalan hiçbir noktanın kalmayacağını belirterek, hangi dosya olursa olsun adaleti tesis etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.




