Şanlıurfa’da yaşanan olayda bir vatandaş, arsa payı karşılığı inşaat yapan yükleniciden adi yazılı sözleşmeyle bir konut satın aldı. Söz konusu taşınmazı Kasım 2013 tarihinde teslim alan alıcı, Aralık 2013 itibarıyla doğalgaz aboneliğini başlatıp ailesiyle birlikte evine yerleşti. Ancak konutun bedelini tamamen ödemesine rağmen tapu devri yüklenici firma tarafından sürekli çeşitli bahanelerle ertelendi.

Süreç içerisinde mağdur vatandaş, ödemesini yaptığı bağımsız bölümün kendisinden habersiz şekilde üçüncü bir şahsa devredildiğini tespit etti. Tapu kaydında yapılan incelemelerde, aynı binada bulunan 3 farklı dairenin 28 Ocak 2014 tarihinde tek bir gün içinde ve oldukça düşük bedeller gösterilerek satıldığı ortaya çıktı. Mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilen bu muvazaalı devir işlemine karşı mağdur alıcı, hakkını aramak adına tapu iptal ve tescil davası açtı.

Daireyi Görmeden Satın Alma İddiası İnandırıcı Bulunmadı

Davaya bakan Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesi, abonelik kayıtlarını ve tanık beyanlarını detaylıca inceleyerek tüketicinin 2013 yılından itibaren fiilen evde ikamet ettiğini belgeledi. Tapuyu sonradan üzerine geçiren davalının "daireyi hiç görmeden satın aldım" şeklindeki savunması, mahkeme heyeti tarafından hayatın olağan akışına aykırı değerlendirildi. Bu çerçevede yerel mahkeme, usulsüz olarak yapılan tapu kaydının iptal edilmesine karar verdi.

Kararın ardından davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından incelendi. İstinaf dairesi, doğalgaz abonelik başlangıç tarihlerini ve davalının emniyet ifadesinde evde başkasının yaşadığını bildiğini kabul etmesini dikkate alarak başvuruyu esastan reddetti. Böylece yerel mahkemenin tüketici lehine verdiği karar bir kez daha haklı bulundu.

Yargıtay Emsal Kararı Oy Birliğiyle Onadı

Dosyanın taşındığı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin sunduğu gerekçeleri ve hukuki değerlendirmeleri tamamen hukuka uygun bularak kararı oy birliğiyle onayladı. Davalılardan birinin yaptığı temyiz başvurusu ise karar tebliğinin 30 Haziran 2025 tarihinde gerçekleşmesine rağmen Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında belirlenen 2 haftalık yasal başvuru süresi aşıldığı için usulden reddedildi.

Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi normal şartlarda tapu siciline güvenerek iyi niyetle taşınmaz kazanan üçüncü kişilerin haklarını koruma altına almaktadır. Fakat bu olayda olduğu gibi, tapuyu devralan kişinin evdeki fiili kullanımı bildiği ya da gerekli özeni göstermesi durumunda öğrenebileceği ispatlandığında, kanunun sağladığı iyi niyet koruması tamamen geçersiz kılınmaktadır.

İstanbul'da Sıcak Hava Bitiyor: AKOM Tarih Vererek Uyardı!
İstanbul'da Sıcak Hava Bitiyor: AKOM Tarih Vererek Uyardı!
İçeriği Görüntüle

Şahsi Hakkın Temliki Tüketiciyi Koruma Altına Aldı

Yüksek mahkemenin verdiği bu emsal karar, her adi yazılı satış sözleşmesini doğrudan geçerli kılacak genel bir kural teşkil etmemektedir. Mahkemenin odaklandığı temel nokta, yükleniciye düşen bağımsız bölüm üzerindeki şahsi hakkın alıcıya devredilmiş olması ve fiili teslimin eksiksiz şekilde gerçekleşmesidir.

Sonuç olarak fiilen taşınarak evinde yaşamaya başlayan ve tüm aboneliklerini üzerine alan tüketiciler, tapu devri resmi olarak gerçekleşmemiş olsa dahi art niyetli devir işlemlerine karşı hukuki güvence altına alınmıştır. Bu kararla birlikte, taşınmazı yerinde incelemeden veya üzerindeki fiili durumu göz ardı ederek tapu devri alan kişilerin iyi niyet savunması Yargıtay engeline takılmıştır.

Kaynak: Haber Merkezi