DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van’ın turizm açısından hakettiği değeri görmediğini dile getirerek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da hazır bulunduğu Komisyon’da konuştu.

“Van birçok uygarlığın izlerini taşıyan kadim kentlerden bir tanesi”

Van’ın birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığını ve doğal zenginlikleri açısından çok onemli bir şehir olduğunu hatırlatan Sayyiğit, şunları kaydetti:

Numan Kurtulmuş: Çerçeve Yasa için ilk yorum
Numan Kurtulmuş: Çerçeve Yasa için ilk yorum
İçeriği Görüntüle

“Buradan sizleri seçim bölgem Van'a götürmek istiyorum. Van, inanç, kültür, dağcılık, su sporları, yayla ve kayak turizmi başta olmak üzere ciddi bir turizm potansiyeline sahip bir kent ama buna rağmen hak ettiği noktada değil. Oysaki bizlerin de Pamukkale Travertenlerine denk düşen Başkale Travertenlerimiz var. Yine, en az Kapadokya kadar güzel olan Kofiraz'a sahibiz. Muradiye Şelalesi, HES tahribatına rağmen olanca ihtişamıyla akmaya devam ediyor. Nasıl ki Çorum'da Hattuşa Hititlerin başkenti ise Van da Tuşba'sıyla Urartu uygarlığının payitahtı konumunda çünkü Van kenti Medlerden Hurilere ve bugüne kadar birçok uygarlığın izlerini taşıyan kadim kentlerden bir tanesi.”

Van Kalesi için yeterli bütçe ayrılmalı

Bakan’a soru yönelterek Van'da temel sorunlardan birinin kültürel ve tarihî yapıların sahipsiz bırakılması olduğunu söyleyen sayyiğit, “Koruma tedbirleri yetersiz, restorasyon çalışmaları eksik. Bugün Van Kalesi'nde restorasyon çalışmalarının yapılması bizler açısından çok kıymetli ama bunun yetersiz olduğunu düşünüyoruz ve bu çalışmaların daha hızlı yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu yaparken de kalenin etrafındaki kültürel değerlerin kazılarla ortaya çıkarılması, kültürel dokunun korunması sağlanmalı ve bir an önce çalışmalar hızlandırılmalı, Van Kalesi Restorasyonuna yeterli bütçe ayrılmalıdır” dedi.

Tarihi yapılar yok olmayla karşı karşıya

Van’da tarihi yapıların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını belirten Sayyiğit, şunları belirtti: “Van'da Ahtamar Kilisesi var Sayın Bakan, biliyorsunuzdur; Çarpanak Kilisesi, Yedi Kilise ve daha nice tarihî yapı var. Bunların tamamı kültürel hafızamızın bir parçası ama hepsi de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya çünkü bir taraftan, defineciler tarafından tahrip ediliyor, diğer taraftan, hiçbir koruma tedbiri alınmış değil. Bunu sadece turizm kaygısıyla ifade etmiyorum; Ermeni ve diğer, farklı inanca sahip halklara duyduğumuz saygıdan dolayı da bunu yapmalıyız.

Geçmişte Dilkaya Höyüğü ve mezarlıkların üzerinde tuvalet, soyunma odası ve otopark yapıldı. Yine, Kalecik TOKİ Konutlarında bulunan Ermeni mezarlığı tahrip edildi. Bu, bizler açısından tam anlamıyla bir utanç ve insanlık değerlerine saygısızlıktır."

Akdamar neden Ahtamar olmasın?

Sayyiğit, kentin önemli simgelerinden Akdamar’ın adına yönelik konuşmasında ise “Geçen gün Nusaybin'de bir Süryani köyünün asıl adına kavuştuğunu, girişe "Arbo" tabelasının asıldığı gördük. Bizce çok güzel ve şimdiye kadar, aslında geç kalınmış bir durum bu ama buna benzer birçok örnek de var. Örneğin "Akdamar Adası" diyoruz ama tabelada orijinal adıyla neden "Ahtamar" yer almasın? Burada ayin için Ermeni cemaatine yılda 1 defa izin veriliyor. Oysa, orayı ziyaret eden, Hristiyan inancına sahip yurttaşlardan giriş ücreti alınmadan, istedikleri zaman ayin yapabilmelerinin önünü açmanız gerekiyor” dedi.

2026 yılı Urartu yılı olsun

Van'ın komşu ülkelere tanıtılması gerektiğini belirten Sayyiğit, şunları aktardı: “Çevre ülkelere sizler aracılığıyla tanıtılmalı, Van-İran arasındaki Kapıköy Sınır Kapısı 7/24 çalışma esasına göre çalışmalı, teknik ve altyapı konusundaki eksiklikler giderilmeli, yine, Başkale ilçemizdeki Gelincik Sınır Kapısı'nın derhâl açılması gerekiyor. Van ve İran arasında tren seferleri ve doğrudan uçak seferleri yapılmalı.”

Son olarak Sayyiğit, 2026 yılını Urartu Yılı ilan edilmesini, Van'ın potansiyelinin ortaya çıkmasının önünün açılması gerektiğini ifade ederek yurttaşların icraat görmek istediğini söyledi.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ