Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın açıldığını açıklamasının ardından gözler Rojin Kabaiş davasına çevrildi.
Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 19 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturmada genç kızın bedeninde 2 erkeğe ait DNA’ya rastlandığı belirtilirken, şifreli telefonunun çözülmesi ve Mollakasım ile Bardakçı köyleri başta olmak üzere DNA’sı alınması gereken 2 bin 500 kişiden 425’inin incelendiği öğrenildi.
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ise sürece ilişkin yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı’nın üç kez açıklama yaptığını ve Diyarbakır Valiliği aracılığıyla aileyle görüşmeler gerçekleştirildiğini söyledi. Kabaiş, aile taleplerinin dinlendiğini belirterek rektörün akrabaları, üniversitedeki erkekler ile Mollakasım ve Bardakçı köyündeki erkeklerin DNA’larının alınmasını istediklerini, telefonun açılmasını talep ettiklerini ifade etti.
Kabaiş, Gülistan Doku dosyasına atıfta bulunarak benzer bir sürecin Rojin dosyasında da yaşanabileceğini umut ettiklerini söyledi. Üniversite rektörü hakkında ise delil karartma şüphesi bulunduğunu öne sürdü ve bazı kişilerin ifade vermek istemesine rağmen gözaltına alındığını iddia etti. Aile, soruşturmanın genişletilerek tüm şüphelerin aydınlatılmasını talep ediyor.




