Çelik, özellikle son dönemde artan ırkçı ve provokatif söylemlerin süreci sabote etmeyi amaçladığını belirterek, bu tür girişimlerin hedeflerinden sapmalarına neden olmayacağını söyledi.
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Çelik, depremzedelerin kalıcı konutlara kavuşturulmasının en öncelikli gündem maddeleri olduğunu ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem bölgesine ilişkin eleştirilerine de değinen Çelik, büyük felaketler karşısında devletin ve milletin ayakta kaldığını, ancak bazı siyasi söylemlerin bu süreçte “enkaz altında kaldığını” savundu.
Gazze’de yaşananlara da değinen Çelik, Batı’nın Ukrayna konusunda savunduğu ilkeleri Gazze’de yok saydığını belirterek, bunun küresel sistemdeki çifte standardın en açık göstergesi olduğunu söyledi. Gazze’de yaşananların iki devletli çözümün önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayan Çelik, Türkiye’nin bu konudaki mücadelesinin kesintisiz devam edeceğini dile getirdi.
Türkiye’de yürütülen süreç ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu sürecin büyük bir engelden kurtulduğuna dikkat çektiğini hatırlatan Çelik, odağın net olduğunu ve hedefin terör örgütünün feshi ile silah bırakması olduğunu ifade etti.
Sürece yönelik dezenformasyon, aşırı ve maksimalist söylemlerin bilinçli bir şekilde gündeme getirildiğini belirten Çelik, bu yaklaşımların provokatif olduğunu ve kamuoyunu yanıltmaya dönük olduğunu söyledi. Özellikle ırkçı söylemlerin süreci baltalamayı amaçladığını vurgulayan Çelik, bu tür manipülasyonlara kesinlikle izin verilmeyeceğini kaydetti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin 57’nci kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmaya da atıfta bulunan Çelik, Cumhur İttifakı’nın temel yaklaşımının net olduğunu söyledi. Türkiye’nin etnik ya da mezhebi temelli bir yapı olmadığını vurgulayan Çelik, kimlikçilik üzerinden siyaset yapılmasına karşı olduklarını, Türkiye’de herkesin eşit vatandaşlık hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Teknoloji şirketlerine ve sosyal medya düzenlemelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, siber egemenliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Özellikle çocukların dijital ortamda korunması için yeni yasal düzenlemelerin gündemde olduğunu belirten Çelik, bazı ülkelerdeki uygulamaların yakından takip edildiğini söyledi.
İran ve bölgesel gerilimler konusunda da konuşan Çelik, sorunların dış askeri müdahaleler yerine diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Nükleer ve balistik meselelerin ayrı ayrı ele alınması gerektiğini ifade etti.
CHP’de yaşanan istifalar ve basına yansıyan mesajlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, kullanılan dilin Türk siyasi hayatında benzeri görülmemiş bir seviye düşüklüğü olduğunu savundu. Bu durumun kamuoyunda ciddi rahatsızlık yarattığını belirtti.
Yunanistan ile ilişkiler ve Ege Denizi’ne dair mesajlar da veren Çelik, sorunların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını yineledi. Türkiye’nin tehdit diliyle muhatap alınamayacağını vurgulayan Çelik, Ege’nin bir barış denizi olması yönündeki temennilerini dile getirdi.
Deprem bölgesinde yardımların mezheplere göre dağıtıldığı iddialarını da sert bir dille reddeden Çelik, bu söylemleri “büyük bir iftira” olarak nitelendirdi ve sahada ayrım gözetilmeksizin herkes için yoğun bir çaba sarf edildiğini söyledi.




