Kamu çalışanları arasında son dönemde sıklıkla gündeme gelen ve endişe yaratan kadro derecesi karmaşasına konunun uzmanları açıklık getirdi. Hizmet dökümlerinde veya maaş bordrolarında kadro derecesini 5 ya da 3 gibi rakamlarla gören memurlar emekli ikramiyelerinin düşeceğinden korkarken yapılan incelemeler bu durumun herhangi bir hak kaybına yol açmadığını ortaya koydu. Emeklilik planlaması yapan binlerce kamu personelini rahatlatan bu gelişme hakların tam olarak nasıl hesaplandığını da yeniden gözler önüne serdi.

Devlet memurlarının e-Devlet veya bordro sistemlerinde karşılaştıkları kadro derecesi ibaresi sanılanın aksine emekli aylığı ve ikramiye tutarlarını belirleyen temel unsur olarak kabul edilmiyor. Yasal mevzuat çerçevesinde yürütülen emeklilik işlemlerinde doğrudan memurun tahsil durumu ve fiili hizmet süresi esas alınıyor. Dolayısıyla hizmet yılı yeterli olan çalışanlar kadro derecelerine bakılmaksızın eğitim seviyelerinin imkan tanıdığı en üst derece ve kademeye kadar ilerleyebiliyor.

Emeklilik Hesaplamasında Kazanılmış Hak Aylığı Ve Ek Göstergenin Rolü

Memurların maaş ve emeklilik hesaplamalarında üç farklı derece kavramı büyük önem taşıyor. Görev yapılan unvana bağlı olarak tanımlanan kadro derecesi ile emekli keseneğine esas aylık derecesi süreçte farklı işlevler üstlenirken asıl belirleyici rolü kazanılmış hak aylık derecesi oynuyor. Çalışanın mesleki geçmişini, eğitim durumunu ve toplam hizmet süresini temsil eden kazanılmış hak aylığı emeklilik ikramiyesi ile aylık tutarını doğrudan etkileyen ek gösterge rakamını tayin ediyor.

Ön lisans ve lisans mezunu kamu çalışanları unvanları ne olursa olsun hizmet süreleri elverdiği takdirde 1. derecenin 4. kademesine kadar yükselebiliyor. Yüksekokul mezunu hizmetli, memur, şoför veya teknisyen yardımcıları da bu kural kapsamında hak ettikleri ek göstergelerden yararlanabiliyor. Ek gösterge oranları kazanılmış hak aylık derecesine göre belirlendiği için kadro derecesinin düşük kalması emekli maaşı ve ikramiyesinde herhangi bir eksilmeye sebebiyet vermiyor.

Devlet Memurları Kanunu Çerçevesinde Unvan Ve Derece Yapılanması

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36. maddesinde düzenlenen esaslara göre memurların öğrenim durumlarına uygun giriş ve yükselme dereceleri net biçimde sınırlandırılıyor. Kadro dereceleri kurumsal yapılanmaya ve unvan hiyerarşisine göre şekillenirken çalışanların kişisel hakları intibak düzenlemeleriyle güvence altına alınıyor. Şube müdürü gibi üst kademeler 1. derece kadroda yer alırken veri hazırlama kontrol işletmeni gibi unvanlar daha alt kadro derecelerinde bulunabiliyor.

Buna karşın çalışanların hizmet birleştirmeleri ve eğitim ilerlemeleri sayesinde ulaştıkları haklar kurum kadrolarından bağımsız bir şekilde işliyor. Lise mezunları için belirlenen üst sınır ile yükseköğrenim mezunlarının imkanları mevzuatta ayrı ayrı tanımlanıyor. İlave kademeler ve sicil hakları da eklendiğinde memurun kazanılmış hak aylığı en üst seviyeye ulaştırılarak emeklilik matrahı tam kapasiteyle oluşturuluyor.

Emeklilik Sürecinde Ek Gösterge Ve İkramiye Beklentisi

Emeklilik vakti yaklaştığında dikkat edilmesi gereken en hassas nokta kazanılmış hak aylığı ile emekli keseneğine esas aylık arasındaki fark olarak göze çarpıyor. Farklı sektörlerdeki hizmet sürelerinin birleştirilmesiyle emekli keseneğinde üst derecelere ulaşılsa dahi ek gösterge hesaplaması kazanılmış hak aylık derecesi üzerinden yürütülüyor. Bu durum emekli ikramiyesi ve bağlanan aylık miktarında doğrudan fark oluşturduğu için çalışanların emeklilik öncesinde derecelerini denetlemesi gerekiyor.

TÜBİTAK’tan Projelere 175 Bin Avro Destek: Başvurular Resmen Başladı!
TÜBİTAK’tan Projelere 175 Bin Avro Destek: Başvurular Resmen Başladı!
İçeriği Görüntüle

5434 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre yürütülen hesaplama süreçlerinde memurun görev unvanı, tahsili ve hizmet süresi bir bütün halinde değerlendiriliyor. Yüksekokul mezunu bir çalışanın kadro derecesinin 5 görünmesi, çalışma süresine bağlı olarak 1. derecenin 4. kademesine yükselmesine engel teşkil etmiyor. Sonuç olarak kadro derecesinin düşük görünmesi tamamen idari bir yapılanmadan kaynaklanıyor ve emekli ikramiyesinde %0,0 oranında dahi kayıp yaşatmıyor.

Kaynak: Haber Merkezi