Anka Sahne’de düzenlenen “Kürt Mitolojisine Giriş” başlıklı söyleşide araştırmacı Kadir Sönmez, Kürt tarih yazımının temel kaynaklarından Şerefname’yi ve Kürt mitolojisinin kökenlerini ele aldı. Dün akşam gerçekleşen etkinliğe ilgi yoğundu.

Telefon  tartışması bir aileyi yok etti! Oğullarının ardından anne ve baba da atladı
Telefon tartışması bir aileyi yok etti! Oğullarının ardından anne ve baba da atladı
İçeriği Görüntüle

5940653504198282085

“Kürt tarihinin ilk kronolojik eseri”

Söyleşide konuşan Kadir Sönmez, Şerefname’nin Şeref Han tarafından 1597 yılında kaleme alındığını hatırlatarak, eserin Kürt tarihini belli bir düzen ve kronoloji içerisinde ele alan ilk yazılı kaynak olduğunu söyledi. Sönmez, bu yönüyle Şerefname’nin Kürt tarihi açısından temel bir başvuru eseri niteliği taşıdığını vurguladı.

“Dört bölüm, bir ön söz”

Şerefname’nin dört bölüm ve bir ön sözden oluştuğunu belirten Sönmez, birinci bölümde Mervaniler ve Eyyubiler gibi eski Kürt hanedanlıklarının ele alındığını ifade etti. İkinci bölümde ise Şeref Han’ın, Bitlis’te mirlik yapan kendi ailesinin soyunu ve yönetsel geçmişini anlattığını aktardı.

“Osmanlı–Safevi mücadelesi önemli bir yer tutuyor”

Eserin üçüncü ve dördüncü bölümlerinde Osmanlı ve Safevi devletleri arasındaki siyasi ve askerî mücadelelerin ele alındığını söyleyen Sönmez, özellikle 16. yüzyılın sonlarında yoğunlaşan Sünni–Şii çatışmalarının bu bölümlerde ayrıntılı biçimde işlendiğini belirtti. Bu yönüyle Şerefname’nin Osmanlı–Safevi ilişkilerine ilgi duyanlar için de önemli bir kaynak olduğunu dile getirdi.

“İlk Kürt kimdir sorusu”

Sönmez, Şerefname’nin ön sözünün tamamen Kürtlerin kökenine ayrıldığını belirterek, Şeref Han’ın burada “ilk Kürt kimdir?” sorusuna yanıt aradığını söyledi. Bu anlatının Kürtçe şehnamelere dayandırıldığını ve Kürtlerin kökeninin Kawa-i Hasink (Kaveh) anlatısı üzerinden açıklandığını aktardı.

“Sözlü ve yazılı şehnameler”

Kürt şehnamelerinin sözlü ve yazılı olmak üzere iki gruba ayrıldığını ifade eden Sönmez, sözlü şehnamelerin dengbêj ve çîrokbêj geleneğiyle günümüze taşındığını söyledi. Bu anlatıcıların Kürt toplumunun kolektif hafızasını canlı tutan temel aktörler olduğunu vurguladı.

“Anonimlik bir sorun alanı”

Yazılı Kürt şehnamelerinin büyük bölümünün anonim olduğuna dikkat çeken Sönmez, bu eserlerin yazarlarının çoğu zaman bilinmediğini belirtti. Bu durumun Kürt tarih yazımında bir tür otosansür ya da otokontrol mekanizmasının varlığına işaret ettiğini ifade etti.

“İran edebiyatı temel kaynak”

Sönmez, Kürt şehnamelerinin ana kaynağının İran edebiyatı olduğunu, ancak bunun günümüz siyasi sınırlarıyla değil, Arya toplumlarının yaşadığı geniş bir coğrafya üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kürt şehnameleri açısından özellikle İslam öncesi İran edebiyatının belirleyici olduğunu dile getirdi.

“Avesta ve Zerdüştlük”

İslam öncesi İran edebiyatının en önemli kaynağının Avesta olduğunu belirten Sönmez, Avesta’nın Zerdüştlüğün kutsal kitabı olduğunu aktardı. Zerdüştlüğün evrensel bir din değil, kültüre özgü bir inanç sistemi olarak değerlendirildiğini söyleyen Sönmez, Avesta’nın bölümlerinden biri olan Gataların Zerdüşt’ün kendi ağzından çıktığına inanılan ilahilerden oluştuğunu ifade etti.

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ