2025–2026 eğitim öğretim döneminin sona ermesiyle birlikte milyonlarca çocuk bugün karnelerini aldı. Karne günü, çocuklar için bir yandan tatil heyecanı anlamına gelirken, diğer yandan kaygı, korku ve endişeleri de beraberinde getiriyor. Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, karne döneminde çocuklara nasıl geri bildirim verilmesi gerektiğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda ilkokullarda karnenin yerini gelişim raporlarının almasının önemli bir adım olduğunu belirten Men, küçük yaşlardan itibaren çocukların not baskısıyla büyütülmesinin pedagojik açıdan doğru olmadığını söyledi. Men, not odaklı bir eğitim anlayışının çocuğun öğrenme isteğini değil, hata yapma korkusunu beslediğini vurgulayarak, ailelere öneride bulundu.
“Karne Çocuğun Değerini Göstermez”
Karne notlarının çocuğun zekâsını ya da tüm geleceğini yansıtan bir belge olmadığını vurgulayan Men, bunun yalnızca belirli bir dönemdeki akademik performansın özeti olduğunu ifade etti. Ailelerin en sık düştüğü hatanın notları çocuğun değeriyle eşitlemek olduğunu belirten Men, “Her çocuğun öğrenme hızı, ilgi alanı ve güçlü yönleri farklıdır. Karne, ‘nasıl bir çocuk’ sorusundan çok, ‘nasıl bir eğitim sürecindeyiz’ sorusuna yanıt verir” diye konuştu.
“Düşük Notta Ceza Değil, Anlama Çabası”
Her öğrencinin yüksek notlarla eve gelmeyeceğini hatırlatan Men, düşük notlar karşısında ceza, utandırma ya da suçlamanın çocukta özgüven kaybına yol açabileceğini belirtti. “Bu karne sadece çocuğun değil, anne babanın da karnesidir” diyen Men, ebeveynlerin bu süreçte kendi sorumluluklarını da sorgulaması gerektiğini de sözlerine ekledi. Men, “İlk tepki çok önemlidir. Suçlayıcı ve öfkeli tepkiler çocuğun iç dünyasında ‘yetersizim’ algısını güçlendirir. Bunun yerine ‘Bu dönem senin için zorlayıcı olmuş olabilir, birlikte çözüm bulabiliriz’ gibi bir dil çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar” dedi.
“Aşırı Övgü de Risk Taşıyor”
Yüksek notların aşırı övgü ve maddi ödüllerle karşılanmasının da sağlıklı olmadığını anlatan Men, bunun çocuğun içsel motivasyonunu zayıflatabileceğine dikkat çekti. “Çocuk öğrenmeyi değil, ödülü hedeflemeye başlar. Bu da ilerleyen yıllarda performans kaygısı ve onay bağımlılığına yol açabilir” uyarısında bulundu.
“Karne, Çocuğun Duygusal Durumunu da Anlatır”
Karne sonuçlarının çocuğun duygusal dünyasına dair ipuçları taşıdığını belirten Men, ani not düşüşlerinin, ilgisizliğin ya da aşırı kaygının mutlaka dikkate alınması gerektiğini aktardı. Çok başarılı bir öğrencinin aniden düşük notlar almaya başlamasının akran zorbalığı ya da baskıya işaret edebileceğini ifade eden Men, ebeveynlerin notların arkasındaki nedenleri sorgulaması gerektiğini vurguladı.
“Kıyaslamak En Büyük Yanlışlardan Biri”
Çocuğun karnesini başka çocuklarla karşılaştırmanın en zarar verici tutumlardan biri olduğunu altını çizen Men, karşılaştırma dilinin çocukta değersizlik hissi yarattığını ifade etti: “Her çocuk kendi gelişim süreci içinde değerlendirilmelidir. Kıyaslama motive etmez, aksine özgüveni zedeler ve ebeveynle çocuk arasındaki bağı zayıflatır”
“Notun Ne Olursa Olsun Yanındayız”
Karne günü çocukların en büyük kaygısının cezalandırılma ve sevilmeme korkusu olduğunu ifade eden Men, ailelerin açık, yargılamayan ve duyguyu merkeze alan bir iletişim kurmasının hayati olduğuna dikkat çekti. “Notlar ne olursa olsun çocuğa sevildiğini hissettirmek, onun psikolojik sağlamlığını güçlendirir” diye konuştu.
Uzman Psikolojik Danışman Ferhat Men, karne sürecinde ebeveynlere şu önerilerde bulundu:
-
Karneyi etiket değil, geri bildirim olarak görün
-
İlk konuşmayı mutlaka çocuğun duyguları üzerinden başlatın
-
Sorun değil, çözüm odaklı bir dil kullanın
-
Çabayı görünür kılın, sadece sonucu değil
-
Kıyaslamadan kaçının, bireysel gelişimi izleyin
-
Net ama esnek hedefler belirleyin
-
Ödül ve cezayı merkeze almayın
-
Okul–aile iş birliğini güçlendirin
-
Çocuğun güçlü yönlerini destekleyin
-
Koşulsuz kabul mesajını açıkça verin




