Van'da  Elektrik Kesintisi 16 Ağustos'ta devam edecek
Van'da Elektrik Kesintisi 16 Ağustos'ta devam edecek
İçeriği Görüntüle

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı meteoroloji uzmanları tarafından hazırlanan son atmosferik modellemeler, megakentin önümüzdeki günlerde alışılagelmiş yaz mevsimi normlarının çok üzerinde seyredecek ekstrem bir sıcaklık periyoduna gireceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Afrika kıtasından yükselen çöl sıcakları ile Basra Körfezi üzerinden süzülen kurak ve yüksek basınçlı hava kütlelerinin Marmara Bölgesi üzerinde kesişmesi, kent genelindeki atmosferik şartları tamamen değiştiriyor. Çift yönlü olarak ilerleyen bu meteorolojik hareketlilik, İstanbul genelinde nem oranının düşmesine ve termometre değerlerinin hızla tırmanmasına zemin hazırlıyor.

Kent yaşamını doğrudan etkileyecek olan bu hava olayı, sadece hissedilen sıcaklığı yükseltmekle kalmayıp aynı zamanda gün içindeki nem dengesini ve hava kalitesini de önemli ölçüde değiştirecek bir potansiyele sahip bulunuyor. Yetkililer, çöl tozlarının da eşlik edebileceği bu süreçte rüzgar akışlarının zayıflaması nedeniyle kent üzerindeki sıcak hava tabakasının uzun süre dağılmayacağını ve bu durumun şehir hayatında ciddi bir bunaltıcı etki yaratacağını ifade ediyor. Küresel iklim değişikliklerinin ve bölgesal mikroklima faktörlerinin birleşimiyle tetiklenen bu atmosferik dalga, megakent sakinlerini önümüzdeki günlerde zorlu bir sınavla karşı karşıya bırakacak.

Termometreler Yüzde 30 Nem Altında Zirveye Tırmanıyor

Atmosferik veriler incelendiğinde kentin farklı yakalarında hissedilecek sıcaklık grafiklerinin kademeli fakat son derece hızlı bir artış trendine gireceği göze çarpıyor. Salı günü itibarıyla minimum 21°C seviyelerinden başlayıp maksimum 31°C civarında seyredecek olan termometre göstergeleri, Çarşamba gününe gelindiğinde minimum 22°C ve maksimum 33°C bandına kadar ulaşacak. Sıcaklık artışının asıl pik noktasını ise Perşembe günü oluşturacak ve bu tarihten itibaren kent genelindeki ortalama sıcaklıklar mevsim normlarının 5 ila 8 derece üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerini zorlayacak.

Rüzgar hızlarının oldukça alt seviyelere gerileyecek olması, özellikle yüksek binaların yoğunlukta olduğu kent merkezlerinde ve betonlaşmanın yoğunlaştığı güney sahil şeridinde ısı adası etkisini artıracak. Bağıl nem oranının günün en sıcak saatlerinde yüzde 30 seviyelerinin altına kadar gerilemesi beklenirken, bu durum havadaki kuraklık hissini ve güneş ışınlarının dik geldiği saatlerdeki yakıcı etkiyi maksimum düzeye çıkaracak. Gündüz saatlerinde artan bu aşırı ısınma, gece saatlerinde de havanın yeterince soğumasına izin vermeyecek ve gece termometreleri 25°C seviyesinin altına düşmeyerek kentte ciddi bir sıcak gece periyodu yaşatacak.

Aşırı Isınma Ve Isı Israrı Kent Hayatını Zorlayacak

Meteoroloji uzmanlarının yayımladığı analiz raporlarında en çok dikkat çekilen noktalardan bir diğeri ise bu sıcak hava sisteminin bölgedeki kalıcılık süresi olarak göze çarpıyor. İstanbul üzerine yerleşecek olan yüksek basınç merkezinin etrafındaki hava dolaşımını engellemesi sebebiyle, kavurucu sıcakların 7 ila 10 gün boyunca etkisini kaybetmeden süreceği öngörülüyor. Atmosferde oluşacak bu durağanlık ve ısı birikimi, kentin üzerindeki sıcak hava kubbesini sabitleyerek gün geçtikçe daha birikimli bir sıcaklık hissinin oluşmasına zemin hazırlayacak.

Bu derece uzun süreli bir sıcaklık dalgası, altyapı sistemlerinden enerji tüketimine kadar geniş bir alanda doğrudan hissedilecek baskılar yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle klima kullanımının tavan yapmasıyla birlikte elektrik şebekelerinde yaşanabilecek yüklenmeler, kentteki teknik ekipleri alarma geçirmiş durumda bulunuyor. Isının toprak ve asfalt yüzeyler tarafından emilerek gece boyunca dışarıya salınması, şehir merkezlerindeki hissedilen sıcaklığı atmosferik değerlerin bile üzerine çıkararak günlük yaşam ritmini gece ve gündüz kesintisiz bir biçimde olumsuz etkileyecek.

İklimsel Baskı Ve Kronik Rahatsızlığı Olanlara Hayati Uyarılar

Hava tahmin merkezinden gelen peş peşe uyarılar doğrultusunda, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireyler, yaşlılar ve çocuklar için günün belirli saatlerinde dışarıda bulunmanın büyük riskler taşıdığı vurgulanıyor. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 11,00 ile 16,00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalmaktan kaçınılması, sıvı kaybına karşı düzenli su tüketilmesi ve açık renkli, bol giysilerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor. Açık alanda çalışmak zorunda olan iş kollarında ise çalışma saatlerinin iklim şartlarına göre esnetilmesi veya gölge alanlarda sık molalar verilmesi tavsiye ediliyor.

Uzmanlar, sıvı kaybına bağlı olarak gelişebilecek ısı çarpması, ani tansiyon değişimleri ve kalp rahatsızlıkları riskine karşı vatandaşların maksimum seviyede tedbirli olmalarını hatırlatıyor. Bunun yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü ve yerel yönetim birimleri, yüksek sıcaklık ve düşük nem ikilisine şiddetli rüzgarın eşlik etmesem bile kuruyan bitki örtüsü nedeniyle orman yangını riskinin en üst seviyeye tırmandığına dikkat çekiyor. Yeşil alanlarda veya ormanlık bölgelerde ateş yakılmaması, çöp ve cam atıkların doğaya bırakılmaması hususunda tüm kent sakinlerinin üst düzeyde hassasiyet göstermesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi