Van’da, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan İran çarşısı, şimdilerde hediyelik eşya almak isteyenlerin uğrak noktalarından biri iken, geçmişte daha fazla seçenek sunabiliyordu. 1980’li yıllarda kurulan bu pasajda, İran’dan gelen meyve, sebze ve diğer gıda ürünleri de satılıyordu. Ucuza alışveriş yapmak isteyen Vanlılar da bu pasajın yolunu tutuyordu.
Yazların kısa, kışların ise çok uzun geçtiği Van’da, birçok sebze ve meyve yetiştirilemiyorken, kışın en soğuk dönemlerinde bile İran’dan gelen her türlü meyve ve sebze buradan uygun fiyata satın alınabiliyordu. Yani bundan yıllar önce, bu güne nazaran ithal ürünlere erişim daha da kolaydı.

Nitekim, “İran Çarşısı” ismini o yıllarda İran’dan getirilen tabak-çanak, sebze-meyve ve daha pek çok üründen aldı. 80’lerden günümüze pek çok şeyin değişmesinden İran ticareti de nasibini aldı. O dönemlerde İran ile gümrük ticareti tabiri caizse daha rahat, denetimler daha azdı. Bunun Van piyasasına da katkısı oluyordu. Yiyecekler ülkemize kıyasla çok daha rahat bir şekilde giriyordu. Böylelikle yurttaşlar bugün olduğu gibi indirim peşinde koşmuyor, indirimli aldığı için, kilolarca sebze arasından çürükleri ayıklamak zorunda kalmıyordu.
Çarşının ilk kurulduğu günden beridir, esnafı olan isimlerinden biri Ali İhsan Dicle… Dicle, eskiden İran’dan her ürünün kolaylıkla satın alınıp bu çarşıda tezgaha konabildiğini hatta kendisinin o dönemlerde İran’dan sık sık dikiş makinası aldığını ve Van’daki pek çok terziye de kendisinin sattığını dile getiriyor.
Dicle, “Önceleri İran’la alışveriş bu kadar sıkıntılı değilken, herkes İran’a giderdi. Kimi meyve, sebzesini alırdı kimi eksik gediğini. Mesela kışın ortasında batıda kimse taze domates, kavun, karpuz bulamazken, biz burada en alasını yerdik. Tabağı, çanağı her şeyi İran’dan getirirdik. İran bize bir mahalle gibiydi. O dönem esnaflar iyi para kazanıyordu. Maalesef şimdi hem bizim ülkeden kaynaklı hem de İran’dan kaynaklı sebeplerle gümrük çok sıkı, ticaret yapılmıyor” diyor.





