Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumu kapsamında New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu kürsüsünden 16’ncı kez dünya kamuoyuna hitap etti. Konuşmasının önemli bölümünü Filistin ve Gazze’de yaşanan gelişmelere ayıran Erdoğan, uluslararası sistemin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Erdoğan, konuşmasının başında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e çalışmalarından dolayı teşekkür ederek başladı. Ardından Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın iki yıldır BM Genel Kurulu’nda bulunamamasına değinen Erdoğan, Filistin’in BM’de temsil edilmesinin önemine vurgu yaptı. Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımayan ülkelere de bu kararlarını yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
Erdoğan’dan Gazze mesajı
Konuşmasının en geniş bölümünde Gazze’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, son yıllarda bölgede yaşanan can kayıplarına dikkat çekti. Gazze’de çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini, yaralananların ve yerlerinden edilen insanların ağır koşullarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Erdoğan, özellikle çocukların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Gazze’de sağlık hizmetlerinin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Erdoğan, hastanelerin yakıt sıkıntısı nedeniyle çalışmakta zorlandığını söyledi. Gazze’deki çocukların yaşadığı ağır tabloyu uluslararası toplumun gündemine taşıyan Erdoğan, bölgede yaşananların yalnızca Filistinlileri değil, uluslararası toplumun vicdanını da ilgilendiren bir mesele olduğunu savundu.
Erdoğan ayrıca İsrail hükümetinin Gazze konusunda ateşkes ve barış yönünde yeterli adım atmadığını ileri sürdü. Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri ve Kudüs’teki kutsal mekanlara erişim konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, uluslararası toplumun Filistin konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“Dünya 5’ten büyüktür” mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı oldu.
Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısının reforme edilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası hukukta güçlü ve zayıf ülkeler arasında farklı uygulamalar yapılmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, karar alma mekanizmalarının daha adil ve kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini savunarak daha önce de dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” mesajını BM kürsüsünden yeniden gündeme getirdi.
Erdoğan ayrıca uluslararası sistemde yaşanan sorunların çözümü için bölgesel iş birliklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin farklı krizlerde diplomasi ve bölgesel iş birliği yoluyla çözüm arayışlarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, devletler arasındaki ilişkilerde açık diplomasi ve karşılıklı iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Suriye ve Irak mesajı
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de yer veren Erdoğan, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin Türkiye’nin yaklaşımını anlattı. Suriye’nin istikrar ve güvenliğe kavuşmasının bölge açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğini sürdüreceğini ifade etti.
Irak konusunda ise devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve ülkenin istikrarının desteklenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliklerine dikkat çekti. Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere ulaştırma ve enerji alanlarındaki projelerin bölgenin ekonomik kapasitesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşı
Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi konusunda da Türkiye’nin yaklaşımını dile getirdi. Savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü temelinde sona ermesini istediklerini belirten Erdoğan, Karadeniz’de güvenliğin sağlanması ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi için taraflarla temasların sürdüğünü söyledi.
Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu belirten Erdoğan, bölgede seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Kıbrıs konusunda ise Kıbrıs Türklerinin siyasi ve uluslararası statüsüne ilişkin Türkiye’nin yaklaşımını yineleyen Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çağrısını tekrarladı.
Güney Kafkasya ve Afrika gündemi
Erdoğan konuşmasında Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkiler ve Güney Kafkasya’daki gelişmelere de değindi. Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını temenni ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Ermenistan ile normalleşme sürecini de sürdürdüğünü söyledi.
Afrika’daki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına destek verdiklerini, Somali’de güvenlik ve kalkınma çalışmalarının önem taşıdığını ifade etti. Libya’da ise istikrarın korunması gerektiğini belirterek siyasi çözüm sürecinin Libyalıların öncülüğünde ilerlemesi gerektiğini söyledi.
İklim değişikliği ve COP31
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde iklim değişikliği ve çevre sorunlarına da yer verdi. Hava, su ve toprağın yanı sıra canlıların da iklim değişikliğinden etkilendiğini belirten Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Türkiye’nin bu yıl Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Erdoğan, zirvede iklim finansmanı, teknoloji transferi ve verilen taahhütlerin uygulanmasının gündeme alınacağını söyledi.
Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşması; Gazze ve Filistin başta olmak üzere uluslararası sistem, bölgesel çatışmalar, diplomasi, ekonomi, güvenlik ve iklim değişikliği gibi çok sayıda başlığı kapsadı.





