Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından paylaşılan haziran dönemine ait gayrimenkul piyasası raporu, taşınmaz varlıkların değer değişimlerine dair çok önemli gelişmeleri gözler önüne serdi. Resmi otoritelerin kamuoyuyla paylaştığı son endeks rakamları, mülk bedellerinin rakamsal olarak yukarı yönlü hareketini sürdürdüğünü ancak paranın satın alma gücü ve enflasyon hesaba katıldığında gerçek anlamda bir değer kaybı yaşandığını gösterdi. Yaşanan bu durum, gayrimenkul piyasasında uzun süredir devam eden aşırı köpüğün ve fiyat artış trendinin yön değiştirmeye başladığına dair en somut işaretlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Uzmanların yakından takip ettiği verilere bakıldığında, mülk değerlerinin kağıt üzerinde yükselmesine rağmen hayat pahalılığı karşısında ezildiği ve reel olarak gerileme serisini tam 7 aya çıkardığı görüldü. Haziran ayı özelinde piyasa ortalamasını gösteren genel endeks, bir önceki aya kıyasla %2,0 oranında bir artış yakalayarak 231,5 basamak seviyesine ulaştı. Fakat aynı endeksin geçmiş yılın aynı dönemine göre sergilediği %24,5 oranındaki nominal yükseliş, enflasyon oranlarından arındırıldığında mülk sahipleri için %5,8 oranında net bir reel kayıp anlamına geliyor.
Üç Büyük Kentte Konut Piyasasının Nabzı Değişiyor
Türkiye ekonomisinin ve nüfusunun yükünü sırtlayan üç büyük metropolde, gayrimenkul değerlerindeki değişim rüzgarları kendisini iyice hissettirmeye başladı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yatırımcıların gözdesi olan şehirlerde, mülk fiyatlarının aylık ve yıllık bazdaki hareketliliği ülkenin geri kalanına öncülük etmeye devam ediyor. Büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar ve sektörel yatırımcılar, maliyet artışları ile talep daralması arasında sıkışan piyasanın yeni dengeler arayışında olduğunu bu istatistiklerle daha net analiz edebiliyor.
Metropollere ait detaylar incelendiğinde, haziran ayında Türkiye'nin megakenti İstanbul'da mülk değerlerinin aylık bazda %2,1 oranında yükseldiği ve senelik artış hızının %25,3 seviyesinde dengelendiği görüldü. Ülkenin başkenti Ankara'da ise aylık hareketlilik %1,0 gibi daha sınırlı bir düzeyde kalırken, yıllık bazdaki fiyat tırmanışı %25,5 olarak hesaplandı. Ege'nin incisi İzmir'de ise aylık bazda %3,1 oranında daha sert bir sıçrama yaşanmasına karşın, şehirdeki konutların yıllık değer kazancı %22,6 seviyesinde kalarak diğer iki büyük kentin gerisinde konumlandı.
Bölgesel Grafiklerde Deprem Alanları Ve Trakya Öne Çıktı
Ülke genelindeki coğrafi bölgeler mercek altına alındığında, gayrimenkul fiyatlarının homojen bir dağılım sergilemediği ve bazı özel dinamiklerin öne çıktığı net bir biçimde anlaşılıyor. Yeniden yapılanma sürecinin devam ettiği alanlar ile sınra yakın geleneksel yerleşim yerleri arasındaki makas, haziran ayı raporunun en çok dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. Talep kaymaları, arz yetersizliği ve göç dalgaları gibi faktörler, şehirlerin yıllık performans listesindeki yerini doğrudan etkileyerek taşra ve merkez dengesini yeniden şekillendirdi.
Analiz raporlarında en yüksek yıllık fiyat artışının yaşandığı bölge, büyük yıkımların ardından toparlanma mücadelesi veren Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerini kapsayan hat oldu. Bu özel coğrafi alanda mülk fiyatlarının yıllık bazdaki artış oranı %33,1 gibi yüksek bir seviyeye ulaşarak Türkiye ortalamasını geride bıraktı. Buna karşılık listenin en alt sırasında yer alan ve yatay bir seyir izleyen Edirne, Kırklareli ile Tekirdağ bölgesinde ise yıllık değer kazancı sadece %16,5 seviyesinde kalarak en sönük performansa imza attı.
Kiralık Mülk Piyasasında Da Benzer Rüzgarlar Esiyor
Merkez Bankası'nın sadece satılık konutları değil, aynı zamanda barınma sektörünün diğer önemli bacağı olan kiralama alanını da incelemesi piyasanın röntgenini tam olarak çekmeyi sağladı. Yeni kiracılar üzerinden yapılan hesaplamalarla oluşturulan güncel endeks, tıpkı satılık konutlarda olduğu gibi kira bedellerinde de enflasyon karşısında gerileme yaşandığını ortaya koydu. Yaşanan bu gelişim, uzun süredir tavan fiyatlar ve fahiş artışlarla gündemden düşmeyen kiralık mülk piyasasında da bir miktar soluklanma yaşandığına işaret etti.
Açıklanan resmi tablolara göre, Yeni Kiracı Kira Endeksi haziran ayında bir önceki aya kıyasla %2,3 oranında sınırlı bir yukarı yönlü hareket sergiledi. Endeksin senelik bazdaki toplam yükselişi %29,2 olarak kayıtlara geçmiş olsa da, bu rakam güncel enflasyon verileriyle karşılaştırıldığında kiralarda reel olarak %2,2 oranında bir düşüşün gerçekleştiğini gösterdi. Şehir bazlı yeni kira sözleşmesi incelemelerinde ise İstanbul %33,4 oranındaki yıllık artışla zirveye oynarken, Ankara %30,7 ve İzmir %28,4 seviyesindeki yıllık yükseliş oranlarıyla megakenti takip eden diğer iller oldu.




