Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminde gerçekleştirilen düzenlemelerin ardından emeklilik şartları üzerindeki tartışmalar yeniden ivme kazandı. Emeklilikte Yaş Takılanlar yasasının kapsamı dışında kalan ve 9 Eylül 1999 sonrasında iş hayatına adım atan milyonlarca çalışan, kademeli bir geçiş modelinin uygulanması yönündeki beklentilerini dile getirmeyi sürdürüyor. İş kanunundaki mevcut yaş sınırları ile prim şartlarının yarattığı adaletsizliklerin giderilmesini hedefleyen sivil toplum kuruluşları, bu alandaki temaslarını artırarak yetkili makamlarla görüşmeler gerçekleştiriyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatına göre 1 günlük sigorta başlangıcı farkının emeklilik süresinde 17 ile 20 yıl arasında bir gecikmeye yol açması, çalışanlar kesiminde ciddi bir huzursuzluk oluşturuyor. Bu kapsamda Emeklilikte Adalet Derneği bünyesinde örgütlenen vatandaşlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcileri ile bir araya gelerek hazırladıkları ayrıntılı raporları iletti. Yapılan zirvelerde, 2000 yılı ve sonrasında tescili yapılan çalışanların mağduriyetlerinin giderilmesi adına yeni bir cetvel oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Sosyal Güvenlik Teşkilatına Sunulan Kademeli Yaş Modelleri
Bakanlık makamlarına sunulan taslak metinde, sigorta tescil tarihine göre değişen adil bir emeklilik takviminin hayata geçirilmesi gerektiği savunuluyor. Hazırlanan raporda, 9 Eylül 1999 tarihi ile 2000 yılı arasında işe başlayan kadın çalışanlar için 43 yaş ve 6400 prim günü şartı aranması öngörülürken, aynı dönemde işe giren erkek çalışanların ise 45 yaş ve 6400 prim günü ile emekli olabilmesi öneriliyor. İlerleyen yıllar baz alındığında her bir yıl için yaş ve prim kriterlerinin dengeli biçimde yükseltilmesi hedefleniyor.
Modelin devamında 2001 yılında sigortalanan kadınların 44 yaş ve 6475 prim günüyle, erkeklerin 46 yaş ve 6475 prim günüyle sistemden ayrılması teklif ediliyor. Takip eden 2002 yılında işe başlayanlarda kadın yaş sınırı 45, erkek yaş sınırı 47 olarak tasarlanırken prim gün şartı 6550 olarak hesaplanıyor. 2003 tescilliler için kadınlarda 46 yaş, erkeklerde 48 yaş ve 6625 prim günü aranırken, 2004 girişli çalışanlarda kadınların 47 yaş, erkeklerin 49 yaş ve 6700 prim günüyle emekliliğe hak kazanması planlar arasında yer alıyor.
İlerleyen Yıllar İçin Tasarlanan Prim Ve Yaş Kriterleri
Söz konusu çalışma kılavuzunun sonraki yıllara uzanan evresinde yaş ve prim şartlarındaki kademeli artışın sürdürülmesi talep ediliyor. 2005 yılında çalışma hayatına dahil olan sigortalı kadınların 48 yaş ve 6775 prim günü, erkeklerin ise 50 yaş ve 6775 prim günü ile emekli edilmesi teklif ediliyor. Sigorta başlangıcı 2006 olan grupta kadınlar için 49 yaş, erkekler için 51 yaş sınırı konulurken istenen prim tutarı 6850 güne çekiliyor.
Taleplerin son aşamasını oluşturan dönemde ise 2007 yılında işe başlayan kadın emekçi adaylarının 50 yaş ve 6925 prim günü, erkeklerin 52 yaş ve 6925 prim günü şartını tamamlaması şart koşuluyor. 2008 yılına gelindiğinde ise kadın çalışanların 51 yaş, erkek çalışanların 53 yaş ve toplam 7000 prim gününe ulaşmasıyla emekli olabileceği bir yapının kurgulanması isteniyor. Sosyal güvenlik uzmanları, sunulan bu rakamların henüz yasal bir nitelik taşımadığını ve sadece dernek teklifinden ibaret olduğunu hatırlatıyor.
Yasal Süreç Ve Kamuoyundaki Son Durum Değerlendirmesi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koridorlarında görüşülen taslak belgeler henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınmış veya yasalaşmış bir kanun teklifi niteliği barındırmıyor. Resmi makamlar tarafından yürütülen ve meclis onayından geçen nihai bir mevzuat değişikliği bulunmadığından, sosyal medyada dolaşıma giren cetvellerin bağlayıcılığı yer almıyor. Mevcut durumda sigortalı çalışanların mevcut emeklilik hakları 1999 yılında yürürlüğe giren reform kanunları çerçevesinde işlem görmeye devam ediyor.
Buna karşın çalışma hayatının paydaşları, %99,9 oranında kapsayıcılık sağlayacak bir sosyal adalet reformunun uzun vadede kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Sosyal güvenlik dengelerini korurken çalışanların hak kaybını önleyecek orta bir yolun bulunması için ekonomi yönetiminin analiz çalışmaları yürüttüğü aktarılıyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği bu hassas süreçte, bakanlık birimlerinin ve meclis komisyonlarının önümüzdeki dönemlerde atacağı adımlar milyonlarca sigortalı tarafından dikkatle izleniyor.




