Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği ABD ziyaretinin ardından Türkiye’ye dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamalarında Türkiye’nin iç gündeminin yanı sıra Irak, Suriye, Gazze, ABD ve Avrupa ile ilişkiler konusunda değerlendirmeler öne çıktı.
Erdoğan, son dönemde kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde yaşanan sorunların Türkiye’nin finansal sisteminin tamamını veya ekonomiyi tehdit eden bir durum oluşturmadığını ifade eden Erdoğan, soruşturmanın hukuki süreç içerisinde sürdüğünü belirtti. Sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini söyleyen Erdoğan, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli hukuki ve idari düzenlemelerin yapılacağını kaydetti.
Barış sürecine ilişkin mesaj
Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye’de yürütülen barış süreci oldu.
Sürecin günlük siyasi gelişmelerden bağımsız olarak uzun yıllardır devam eden bir sorunun çözümüne yönelik olduğunu belirten Erdoğan, TBMM tarafından yasal çerçevenin oluşturulduğunu ve ilgili mekanizmaların çalışmaya başladığını ifade etti.
Erdoğan, sürecin ilerleyebilmesi açısından örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının gerektiğini söyledi. Bu sürecin nasıl takip edileceği ve teyit edileceğine ilişkin mekanizmaların bulunduğunu belirten Erdoğan, çalışmaların ilgili kurumların kontrolünde sürdüğünü aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin mevcut aşamasında kendilerine yansıyan bir sorun bulunmadığını belirterek, sürecin ilerlediğini ve sonuç alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Bu değerlendirme Erdoğan’ın kendi açıklamasına dayanıyor.
Şengal ve Irak’la ilişkiler
Erdoğan’ın gündemindeki bir diğer konu ise Irak’ın Şengal bölgesi oldu.
Şengal’de Irak hükümetinin otoritesinin hakim olacağını belirten Erdoğan, bölgenin kontrolünün nasıl sağlanacağı konusunda Irak makamlarıyla görüşmeler yaptıklarını söyledi. Başika’daki gelişmelerin de görüşmeler sırasında ele alındığını aktaran Erdoğan, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilerde güvenlik başlıklarının yanı sıra ekonomik ve ticari konulara daha fazla ağırlık verilmesini istediklerini belirtti.
Erdoğan, özellikle Kalkınma Yolu Projesi, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, bölgesel istikrar ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine vurgu yaptı.
Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Ankara ziyaretine de değinen Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin yeni dönemde geliştirilmesine yönelik görüşmeler yapıldığını ifade etti.
Gazze açıklaması
Gazze konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kalıcı bir ateşkes sağlanmadan ve Filistinlilerin siyasi geleceğine ilişkin düzenlemeler yapılmadan Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi.
Erdoğan, Gazze’de insani durumun devam ettiğini belirterek savaşın yeniden başlamasını önleyecek mekanizmaların oluşturulması, bölgenin yeniden imarı ve Filistinlilerin siyasi geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. İsrail’in mevcut tutumuna ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Hürmüz Boğazı ve bölgesel gerilim
Gazetecilerin Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği ve bölgedeki gerilime ilişkin sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, boğazdaki seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini belirtti.
Hürmüz’de yaşanan gelişmelerin yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası ticareti de etkilediğini söyleyen Erdoğan, sorunların diplomasi ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
Karadeniz’de tahıl koridoru gündemi
Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de güvenliğin yeniden sağlanmasının önemine de değinen Erdoğan, ticari gemilerin güvenli şekilde hareket edebilmesinin hem gıda güvenliği hem de savaşın daha geniş bir alana yayılmasının önlenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Erdoğan, daha önce oluşturulan Karadeniz Tahıl Girişimi’ne benzer şekilde yeni bir mekanizmanın hayata geçirilmesi için diplomatik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile konuyu görüştüğünü ve görüşmeden olumlu bir izlenim edindiğini ifade etti.
F-35 ve savunma sanayii
Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yapıldığını belirten Erdoğan, ABD tarafında Türkiye’nin programa dönüşüne yönelik olumlu bir irade bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, bu yaklaşımın somut adımlara dönüşmesini beklediklerini ifade ederken, Türkiye’nin savunma alanında kendi üretim kapasitesini geliştirmeye devam edeceğini belirtti. KAAN ve hava savunma sistemleri başta olmak üzere yerli savunma sanayii çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. Ayrıca İngiltere ile Eurofighter konusunda temasların devam ettiğini açıkladı.
BM reformu çağrısı
Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısına yönelik görüşlerini de yineledi. BM Güvenlik Konseyi’ndeki beş daimi üyenin veto yetkisinin dünya ülkelerinin karar alma süreçlerindeki ağırlığını sınırladığını savunan Erdoğan, daha geniş temsil ve daha etkin bir Genel Kurul yapısına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
BM’nin yalnızca belirli ülkelerin etkili olduğu bir yapı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Erdoğan, Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası ve Avrupa dahil farklı bölgelerin küresel sistemde daha adil şekilde temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Yunanistan ve COP31 mesajı
Yunanistan ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, iki ülkenin komşu ve NATO müttefiki olduğunu belirterek Türkiye’nin kendi hakları, güvenliği ve Ege ile Doğu Akdeniz’de istikrarın korunmasına odaklandığını söyledi.
İklim değişikliği konusunda ise Türkiye’nin Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesine değinen Erdoğan, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele, iklim finansmanı ve gelişmekte olan ülkelerin taleplerinin zirvenin önemli başlıkları arasında olacağını belirtti.
Erdoğan’ın ABD dönüşünde yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin iç gündemindeki barış sürecinden Irak ve Şengal’deki gelişmelere, Gazze’den savunma politikalarına ve küresel diplomasiye kadar çok sayıda başlığı kapsadı.




