Türkiye genelinde çalışanların ve sigortalıların yıllardır en çok mağduriyet yaşadığı konulardan biri olan emekli maaşı hesaplama sistemine dair kritik gelişmeler yaşanıyor. Sosyal güvenlik uzmanları tarafından yapılan değerlendirmelerde, mevcut yapıda sigortalı çalışanların prim gün sayısı arttıkça bağlanacak emekli aylıklarının düşmesi sorununun ortadan kaldırılacağı ifade ediliyor. Bu doğrultuda sosyal güvenlik sisteminin mali dengesini korumak ve çalışanların kayıtlı istihdamda kalmasını sağlamak amacıyla hazırlanan yeni modelin detayları netleşmeye başladı.

Mevcut uygulamada özellikle asgari ücret veya buna yakın seviyelerde prim ödeyen çalışanlar, şartları tamamlamalarına rağmen sistemde kaldıklarında maaş kayıpları ile karşı karşıya kalıyordu. Yaş şartı dışındaki emeklilik koşullarını sağlayan bireylerin sistemde daha fazla prim ödemesine karşın emekli maaşlarında %30,0 oranına varan gerilemeler yaşanması büyük tepkilere yol açıyordu. Yeni düzenleme ile birlikte çalışanların sistemde geçirdikleri süre boyunca hak kaybına uğramadan daha yüksek maaş almalarının önü açılacak.

Yirmi Yıllık Reform Sürecinde Yaşanan Sorunlar Ve Beklentiler

Sosyal güvenlik alanında 2006 yılından bu yana yürürlükte olan reform uygulamaları aradan geçen yaklaşık 20 yıllık sürece rağmen beklenen aktüeryal dengeyi tam olarak sağlayamadı. Sistemdeki mevcut yapı nedeniyle fazla çalışan ve daha çok prim ödeyen sigortalılar ödüllendirilmek yerine adeta cezalandırılan bir konuma sürüklendi. Kısmi emeklilik hakkı kazanan kişiler ile uzun yıllar prim ödeyenlerin emekli aylıklarının aynı taban seviyelerde birleşmesi, çalışma hayatındaki hakkaniyet ilkesine ciddi şekilde zarar verdi.

Hükümetin açıkladığı ekonomi programlarında ve orta vadeli planlarda yer alan hedeflere göre çalışanların istihdamda kalmasını teşvik edecek adımların atılması planlanıyor. Önümüzdeki 1 yıl içerisinde hayata geçirilmesi öngörülen yeni mevzuat değişiklikleri ile çalışma hayatını tamamlayıp emekliliğe hak kazanan kişilerin sistemde kalması desteklenecek. Bu sayede hem çalışanların alın terinin karşılığı tam olarak verilecek hem de sosyal güvenlik kurumunun sürdürülebilir yapısı güçlendirilecek.

Aylık Bağlama Oranlarında Yaşanan Değişimler Ve Maaşa Etkileri

Emekli aylıklarının hesaplanmasında kilit bir rol oynayan aylık bağlama oranları geçmiş yıllarda yapılan iki ayrı reform süreciyle kademeli olarak düşürüldü. Özellikle 2008 yılından itibaren yürürlüğe giren hesaplama yöntemleri, düşük veya orta ölçekli kazanç üzerinden bildirilen sigortalıların maaşlarına olumsuz yansıdı. Çalıştıkça maaşın artması gerekirken tam tersine düşüş göstermesi, milyonlarca sigortalı çalışanın emeklilik zamanı geldiğinde tereddüt yaşamadan sistemden ayrılmasına neden oldu.

Konut Sahiplerini İlgilendiriyor: Yarısı Bizden Kampanyasında Yeni Karar!
Konut Sahiplerini İlgilendiriyor: Yarısı Bizden Kampanyasında Yeni Karar!
İçeriği Görüntüle

Emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesiyle birlikte milyonlarca kişinin aynı anda sistemden çıkış yapması, mevcut yapının olumsuz sonuçlarını net bir şekilde gözler önüne serdi. Sigortalıların hızla emekli olması bir yandan prim gelirlerinin kesilmesine yol açarken diğer yandan kurum üzerindeki aylık ödeme yükünü artırdı. Uygulanması planlanan yeni model sayesinde aylık bağlama oranlarında düzeltmeye gidilerek çalışanların sistemde kaldıkları her gün için daha fazla kazanç elde etmeleri hedefleniyor.

Çalışanlar Ve Sosyal Güvenlik Kurumu İçin Kazan Kazan Modeli

Sosyal güvenlik sisteminde yapılması planlanan köklü değişiklikler hem çalışanlar hem de devlet bütçesi açısından karşılıklı kazanç sağlayan bir yapıyı beraberinde getirecek. Çalıştıkça emekli maaşının yükseleceğini bilen sigortalılar, emeklilik şartlarını taşısalar dahi kayıtlı olarak çalışmaya devam edecek. Bu durum sigortalıların daha yüksek standartlarda emeklilik hayatı sürmesini sağlarken kayıt dışı istihdam oranlarının da önemli ölçüde azalmasına katkı sunacak.

Sistemin tersine dönüştürülmesi durumunda sosyal güvenlik kurumu her ay düzenli prim geliri elde etmeyi sürdürecek ve erken emeklilik nedeniyle oluşacak aylık ödeme baskısını hafifletecektir. Özellikle 4-1a kapsamında yer alan SSK çalışanları ile 4-1b kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılarının uzun süredir beklediği bu yasal düzenleme, çalışma hayatındaki en büyük beklentilerden biri olarak öne çıkıyor. Yeni modelin yürürlüğe girmesiyle birlikte üretken nüfusun istihdamda kalma süresi uzayacak.

Emeklilik Hesaplamasındaki Üç Farklı Dönem Ve Mevcut Farklılıklar

Bugüne kadar uygulanan emeklilik hesaplama sistemlerinde sigortalı olunan ilk tarih ile yasal düzenlemelerin yapıldığı dönemler büyük bir önem taşımaktadır. Hesaplama süreçlerinde temel alınan 3 farklı dönem bulunmakta ve bu dönemlerin her birinde uygulanan aylık bağlama oranları değişiklik göstermektedir. Ayrıca gayrisafi yurt içi hasıla gelişme hızının hesaba katılması hususunda da dönemler arasında belirgin farklar bulunmaktadır.

İlk dönemlerde uygulanan yüksek bağlama oranları ve güncelleme katsayıları sigortalılara avantaj sağlarken sonraki dönemlerde yapılan değişiklikler emekli maaşlarının gerilemesine neden olmuştur. Yeni dönemde hayata geçirilecek düzenleme ile bu dönemler arasındaki uçurumların kapatılması ve tüm sigortalılar için adil bir hesaplama standardının getirilmesi amaçlanıyor. Yapılacak yasal reformlar sonucunda her bir prim gününün emekli aylığına pozitif katkı sağladığı bir yapı kurulmuş olacak.

Muhabir: ELİF YILDIRIM