Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hayvan sağlığının korunmasının insan sağlığı ve toplum refahı için önemli olduğunu vurguladı. Aslan, “Herkesi doğayı, çevreyi ve tüm canlıları korumaya davet ediyorum” dedi.
“Sahipsiz hayvanların sağlığı ve güvenliği konusunda sorumludur”
5199 sayılı kanun kapsamında sahipsiz hayvanların belediyeler tarafından kontrol ve aşılanması gerektiğini belirten Aslan, “Sokakta bulduğumuz köpek ve kedilerin aşılanması, kontrol altında beslenmesi gerekiyor. Aksi halde kuduz gibi salgınlar ortaya çıkar. Belediyeler, sahipsiz hayvanların sağlığı ve güvenliği konusunda sorumludur” dedi.
Yaban hayvanlarının şehir merkezine inmesinin risk oluşturduğunu hatırlatan Aslan, özellikle tilkilerin kent merkezine gelmesi durumunda tehlike yaratacağını söyledi: “Zoonoz hastalıkların ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını bilemeyiz. Bu yüzden önceden tedbir almak zorundayız” dedi.
“Koruma, Yaşam Alanı Sağlamaktır”
Prof. Dr. Aslan, hayvanları korumanın önemine değinerek şunları söyledi: “Koruma, hayvanların üreyip yaşamlarını sürdürebileceği ortamı sağlamak, hastalıklara karşı korumak ve zoonoz hastalıkların insanlara bulaşmasını engellemektir. Eğer hayvanlarımızı ve insanlarımızı aşılar, hijyeni sağlarsak, virüs ortamda bulunsa bile hastalık yayılmaz. Koruma deyince kediyi köpekten, köpeği kediden, köpeği insandan koruma değil. Hayvanın yaşamını, üremesini devam ettirebileceği ortamı sağlamaktır. Ve Hayvanın kendine gelebilecek görünür veya görünmez bütün hastalıklara karşı korumaktır. Bir de insanlardan İnsanlara bulaşabilecek hastalıklar da var. İnsanları, çevreyi, hayvanları tehlike gelmeden korumaktır.”
Zoonoz Hastalıklar İnsanlığı Tehdit Ediyor
Covid-19, kuş gribi, domuz gribi, şap ve sığır vebası gibi zoonoz hastalıkların hayvanlardan insanlara bulaşabileceğini hatırlatan Aslan, “Son yıllarda görüldü ki bu hastalıklar insanları pandemilerle karşı karşıya bırakabiliyor. Sağlıklı hayvan olmadan sağlıklı insan ve toplum da olamaz. Bu zoonoz hastalıkların ne zaman olacağı, karşımıza nasıl çıkacağı belli değil. Covid-19'da buna örnektir. Bir de tarihte biz Kurtuluş Savaşı'nı sığır vebası, şap hastalığından dolayı kaybettik. 1918'lerde bu hastalıklar oldu” şeklinde konuştu.
Aslan, bu hastalıkların ekonomik bilançolarına değinerek, şunları ekledi: “Her sene bütün emeklerimizi ticaret olarak bu hastalıklardan kaybediyoruz. En kısa zamanda zoonoz hastalıklarla ilgili birimlerin kurulması gerekir. Bir de hayvanların korunması için profilaksi merkezlerine ihtiyaç var. Bu hastalıklar sadece gıda olarak değil de insanlara da bulaşarak insanları da tehdit etmekte. Eğer sağlıklı bir çevre, sağlıklı insan, refah bir toplum kurmak istiyorsak yeryüzünde yaşayan bütün her bir canlının sağlığını ve korunmasına dikkat etmemiz gerekir.”
“Herkesi doğayı, çevreyi ve tüm canlıları korumaya davet ediyorum”
Son olarak Aslan, Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün yalnızca bir kutlama olmadığını, bilinci hatırlamak için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, “Pazar yerinden soframıza kadar hayvansal ürünlerin sağlıklı şekilde kontrol edilmesi gerekir. Sağlıklı çevre, sağlıklı hayvan ve sağlıklı insan üçgeni korunmazsa toplum refahı mümkün olmaz. Herkesi doğayı, çevreyi ve tüm canlıları korumaya davet ediyorum.”