Abonelerin aylık harcamalarını yakından ilgilendiren yeni enerji düzenlemeleri kapsamında konutlarda kullanılan doğal gaz için kademeli satış modeli resmi olarak uygulanmaya başlandı. Enerji piyasasındaki maliyet artışlarını ve verimli kullanımı hedefleyen bu sistemde abonelerin aylık kullanım miktarları doğrudan faturalandırma bazını oluşturuyor. Sistem çerçevesinde evsel tüketiciler için 2 ayrı basamak tanımlanarak her basamağa özel fiyatlandırma esasları belirlendi. Düşük tüketim yapan hanelerin korunması amaçlanırken belirli seviyelerin üzerine çıkan harcamalarda maliyet oranları artış gösteriyor.
Sistemin işleyişindeki en kritik husus ise sınırın aşılması durumunda uygulanan hesaplama tekniğinde ortaya çıkıyor. Abonelerin belirlenen üst limiti geçmesi durumunda yalnızca aşan kısım değil ilgili ay içerisindeki tüm doğal gaz kullanımı yüksek seviyedeki birim fiyat üzerinden faturalandırılıyor. Bu durum özellikle tüketim eşiğine yakın kalan hanelerin fatura tutarlarında ciddi farklar yaşanmasına sebebiyet verebiliyor. Dolayısıyla abonelerin güncel sayaç verilerini ve aylık limitlerini sürekli kontrol etmesi büyük önem taşıyor.
Bölgelerin İklim Şartlarına Göre Tüketim Limitleri Belirlendi
Yeni uygulamanın en dikkat çeken yönlerinden birini ülke genelindeki bölgesel iklim farklılıklarının dikkate alınması oluşturuyor. Türkiye genelinde her il için yeknesak tek bir limit uygulaması yerine şehirlerin geçmiş dönem meteorolojik verileri ve ısıtma ihtiyaçları göz önüne alınarak farklı alt ve üst sınırlar çizildi. Kış mevsiminin daha yumuşak geçtiği sahil kentleri ile çetin geçtiği iç ve doğu illerindeki sınır değerleri eşit tutulmadı. Bu yaklaşım sayesinde kışın yoğun ısıtma gereksinimi duyan coğrafyalardaki vatandaşların mağduriyet yaşamamasının önü açıldı.
Örnek vermek gerekirse İstanbul genelinde konutlar için tanımlanan aylık kullanım üst sınırı mevsimsel sıcaklık değişimlerine göre ayarlanıyor. Bütçeleri ve iklim şartları farklı olan Ankara'da ise kış döneminde geçerli olan tüketim barajı İstanbul'a kıyasla %20 ila %30 oranında daha yüksek seviyelerden başlatılıyor. Havaların dondurucu seyrettiği ve ısıtma sezonunun uzun sürdüğü Erzurum gibi illerde ise temel ihtiyacın karşılanması amacıyla oldukça genişletilmiş limit tanımlamaları yürürlüğe girdi. Böylece bölgesel adalet sağlanarak soğuk illerdeki abonelerin Kademe-2 tarifesine erken geçmesinin önüne geçilmesi hedeflendi.
Kış Mevsiminde Yüksek Tarife Riskine Karşı Önlem Şart
Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte evlerdeki kombi ve ısıtma cihazlarının çalışma süreleri artarken fatura hesaplamalarında yeni riskler meydana geliyor. Özellikle sınır değerlerin hemen üzerinde kalan ufak kullanım artışları dahi tüm faturanın daha yüksek olan ikinci birim fiyat üzerinden çarpılmasına yol açıyor. Bu durum kış aylarında vatandaşların beklemediği tutarlarla karşılaşma riskini artırıyor. Tüketicilerin tasarruf tedbirlerine yönelmesi ve oda sıcaklıklarını dengeli seviyede tutması fatura tutarlarının kontrolden çıkmasını engellemede anahtar rol oynuyor.
Sayaç okuma tarihlerinin takvim ayı ile birebir örtüşmediği veya 2 farklı ayı kapsadığı durumlarda ise mağduriyet yaşanmaması için özel bir hesap yöntemi devreye alınıyor. Faturalandırma süreçlerinde toplam tüketim miktarı sayaç okuma dönemindeki gün sayısına bölünerek günlük ortalama harcama tutarı çıkartılıyor. Elde edilen günlük ortalamalar ilgili ayın gün sayısı ile çarpılarak hanenin gerçek kademesi tespit ediliyor. Bu sayede sayaç okuma sürelerindeki sarkmalar veya erkene çekilmeler nedeniyle abonelerin haksız yere üst kademeye geçmesi engellenmiş oluyor.
Merkezi Isıtmalı Binalarda Daire Başına Düşen Pay Hesap ediliyor
Bireysel kombi kullanımının yanı sıra apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarındaki merkezi ısıtma sistemlerinde hesaplama yöntemi farklı esaslara dayanıyor. Merkezi sistemli binalarda tek bir ana sayaç üzerinden kaydedilen toplam doğal gaz harcaması doğrudan faturaya dönüştürülmüyor. Öncelikle binadaki toplam harcama miktarı sitedeki veya apartmandaki bağımsız bölüm sayısına bölünerek daire başına düşen ortalama tüketim payı hesaplanıyor.
Elde edilen bu daire başı ortalama harcama değeri üzerinden binaların ve dairelerin hangi tarife kademesine gireceği belirleniyor. Yapılan bu işlem sonucunda eğer daire başına düşen kullanım miktarı belirlenen Kademe-1 sınırları içerisinde kalıyorsa tüm bina düşük tarifeden faturalandırılıyor. Ancak ortalama kullanımın sınırı aşması halinde ilgili bina genelindeki tüketim yüksek tarife katsayısıyla çarpılarak toplam bina faturası oluşturuluyor ve giderler kat maliklerine paylaştırılıyor.





