Dernek tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün her geçen gün daha fazla baskı altına alındığı, özellikle Kürt illerinde gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin sistematik olarak engellendiği belirtildi. Gazetecilerin birer bağımsız kamu denetçisi olduğu hatırlatılan açıklamada, kamu kurumlarının gazetecileri susturmak yerine özgür çalışma ortamı sağlamakla yükümlü olduğu ifade edildi.

“Demirtaş’ın Tahliyesi İçin Eylül İşaret Edildi”
“Demirtaş’ın Tahliyesi İçin Eylül İşaret Edildi”
İçeriği Görüntüle

DFG, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü sonrası düzenlenen protestoları takip etmek isteyen gazetecilerin, üniversite yönetiminin talimatıyla kampüse alınmamasını da tepkiyle karşıladı. Açıklamada, bu uygulamanın kamu kurumlarında keyfiyetin geldiği noktayı gözler önüne serdiği kaydedildi.

Dernek ayrıca, DFG üyesi gazeteci Ruşen Takva’nın sosyal medya hesabının ikinci kez gerekçesiz şekilde kapatılmasına da dikkat çekti. Açıklamada, Takva’nın haber içerikli paylaşımları nedeniyle hedef alındığı savunularak, bu girişimin gazetecileri itibarsızlaştırma çabasının bir parçası olduğu belirtildi. Dernek, “Hiçbir baskı, tehdit ya da sansür, gazetecilerin gerçekleri ortaya çıkarma iradesini kıramayacak” ifadelerini kullandı.

DFG, gazetecilere yönelik sosyal medya engellemeleri, sokakta şiddet, tehdit ve hedef göstermenin “keyfilik ve liyakatsizliğin en açık göstergesi” olduğunu belirterek, tüm baskılara rağmen mücadeleyi büyüterek sürdüreceklerini kamuoyuna duyurdu.

Muhabir: Edanur Kuş