İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Eş Başkanı Av. Mehmet Salih Coşkun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmesi beklenen çerçeve yasa tasarısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaklaşık iki yıldır fiilen devam eden çatışmasızlık sürecinin hukuki zemine taşınmasını amaçlayan tasarının önemli bir adım olduğunu belirten Coşkun, düzenlemede yer alan bazı maddelerin sürecin ruhuna uygun olmadığını ifade etti. Coşkun, özellikle Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı, siyaset yasağı, izleme komisyonunun yapısı ve kapsam dışında bırakılan kesimlere ilişkin eleştirilerini sıraladı.
"Tasarı, Diyaloğun Devam Ettiğini Gösteriyor"
Tasarıya ilişkin genel değerlendirmelerde bulunan Coşkun, eksikliklerine rağmen düzenlemenin önemli olduğunu söyledi.
Yaklaşık iki yıldır fiilen devam eden çatışmasızlık sürecinin hukuki bir zemine oturtulmasının amaçlandığını belirten Coşkun, "Bu yasa tasarısı bize devlet ile PKK ve Abdullah Öcalan arasındaki iletişimin devam ettiğini gösteriyor. Eksik de olsa bu iletişimin sürmesi toplum açısından ve sürecin başarıya ulaşması bakımından önemlidir" dedi.
MGK Kararına Süre Konulmaması Eleştirildi
Tasarıdaki en önemli eksikliklerden birinin birinci maddede yer alan MGK düzenlemesi olduğunu ifade eden Coşkun, yasanın yürürlüğe girmesinin MGK kararına bağlandığını ancak bu karar için herhangi bir süre öngörülmediğini söyledi.
Bu durumun ciddi bir belirsizlik yarattığını dile getiren Coşkun, "Milli Güvenlik Kurulu bu kararı yıllarca da vermeyebilir. Adalet Komisyonu ve Genel Kurul görüşmelerinde bu hususun netleştirilmesi ve makul bir süreye bağlanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Suç Türüne Göre Ayrım Sürecin Bütünlüğünü Zedeler"
Tasarıda örgüt mensupları arasında suç türü ve suç tarihi bakımından ayrım yapılmasının doğru olmadığını savunan Coşkun, düzenlemenin daha kapsayıcı olması gerektiğini belirtti.
Coşkun, "Bu yasa, Kürt meselesinin neden olduğu bütün yargılamaları kapsayacak bir niteliğe kavuşmalıdır. Suç tanımı ve suç tarihi bakımından oluşturulan farklılıklar eşitsizlik yaratmaktadır" dedi.
"Siyaset Yasağı Sürecin Ruhuna Aykırı"
Tasarıda yer alan iki ve üç yıllık siyaset yasağı hükümlerine de tepki gösteren Coşkun, bu düzenlemelerin sürecin temel amacıyla çeliştiğini savundu.
PKK'nin silahlı mücadeleyi sona erdirme gerekçesi olarak siyasi ve hukuki zeminde mücadele yürütme iradesini açıkladığını ifade eden Coşkun, "Silahlı mücadeleyi bırakan kişilere siyaset yasağı getirilmesi sürecin ruhuna baştan sona aykırıdır. Bu düzenlemenin komisyon ve Genel Kurul aşamasında değiştirilmesi gerekir" diye konuştu.
İzleme Komisyonuna Akademisyen ve STK Çağrısı
TBMM bünyesinde kurulması planlanan izleme komisyonunun yapısını da eleştiren Coşkun, komisyonda yalnızca siyasetçiler ve bürokratların yer almasının yeterli olmayacağını söyledi.
Çatışma çözümü ve geçiş dönemi adaleti alanında çalışan akademisyenler ile sivil toplum kuruluşlarının da komisyonda bulunması gerektiğini belirten Coşkun, "Bu kesimlerin komisyonda yer alması sürece yönelik toplumsal güveni ve desteği artıracaktır" sözlerini sarf etti.
"Barış Akademisyenleri ve İhraç Edilen Kamu Personeli Kapsama Alınmalı"
Tasarıda bazı yargılamaların düşmesi ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümler bulunduğunu hatırlatan Coşkun, Barış Akademisyenleri ile irtibat ve iltisak gerekçesiyle kamudan ihraç edilen kamu personeline yönelik herhangi bir düzenlemenin yer almadığını söyledi.
Coşkun, "Bu konu ilk çerçeve yasanın içinde yer almalıydı. Daha sonraki düzenlemelere bırakılması doğru değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Demirtaş ve Diğer Siyasetçilere İlişkin Değerlendirme
Tasarı kapsamında kimlerin yararlanacağına ilişkin kamuoyunda çeşitli sorular bulunduğunu belirten Coşkun, Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve önceki çözüm sürecinin ardından yürüttükleri siyasi faaliyetler nedeniyle yargılanan siyasetçilerin durumunun merak edildiğini söyledi.
Selahattin Demirtaş'ın serbest kalabilmesi için yeni bir yasaya ihtiyaç olmadığını savunan Coşkun, "AİHM'in Demirtaş hakkında verdiği üç ihlal kararı bulunuyor. Bu kararlar uygulanırsa Demirtaş ve birlikte siyaset yaptığı birçok isim zaten serbest kalacaktır" dedi.
"Tasarı Siyasetçileri de Kapsayabilir"
Açıklamasının sonunda Meclis'e sunulan çerçeve yasa tasarısının kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşkun, "Tasarı incelendiğinde Selahattin Demirtaş ve diğer bazı siyasetçilerin de bu kapsamda değerlendirilebileceği görülmektedir" şeklinde konuştu.