Uzman Psikolojik Danışman Hurşit Demir, İzmir’de polis karakoluna saldırı düzenleyen çocuğun 16 yaşında olması ve çocukluk fotoğraflarında elinde oyuncak silah taşımasına dikkat çekerek, “Her insanın ana vatanı çocukluğudur. Hepimiz çocukluk döneminden kalma yaralarla belki de yetişkinlikte yaşıyoruz. Her insanın çocukken mutlaka oyuncakları vardır. On altı yaş altı çocuklar bize geldiğinde şöyle bir durum oluyor; çocuk hangi oyuncakla oynasa bize onu anlatmaya çalışır. Yani çocuk ruhsal dünyasını oyunla bize aktarır. Bir yetişkinin, çocukluğunda hangi oyuncaklarla oynadığı, hangi oyuncaklara nasıl bir anlam yüklediği çocuğun ruhsal dünyasına dair önemli bir ipucu sunar” ifadelerine yer verdi.

“Öfke Eğilimi Olan Çocuklar Bu Tarz Oyuncaklara Yönelir”
Demir, çocukların oyun odasına geldiğinde aldıkları oyuncaklara duygusal anlamlar yüklediğini vurguladı. Bu anlamların onların içsel dünyalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. Demir, “Küçükken öfke eğilimi olan bir çocuk büyük bir ihtimalle bu tarz oyuncaklara biraz daha ilgi duyabilir. Mesela yeni gelen çocuklar bu odadan içeriye girdiği anda biz anne babalara şunu söylüyoruz; Hiç müdahale etmeyin bakalım hangi oyuncaklara gidecek ve hangi oyuncağa nasıl bir anlam yükleyecek. Çocuklar genellikle oyuncakları amacında kullanıyor” dedi.
Sorunun Asıl Sebebi Bilinmeli
Duygusal olarak bastırılan çocukların özellikle aile içinde görülmeyen ya da aile içinde şiddet gibi duygu durumları olan veya problemi olan çocukların genellikle eline aldıkları ilk oyuncak ile şiddetini dışarıya aktardığını aktaran Demir, şunları kaydetti: “Çocuklar, örneğin dinozoru, yılanı veya silahı alır. Böylece onlarla birilerini öldürür ve öfkesini kusar. Ya da kum torbasına vurarak aslında orada bize şunu söylüyor; ben size aktaracağımı aktardım gerisi sizindir. Şimdi bu İzmir'de yaşanan üzücü olaya bakıldığında, oyuncakların bizim ruhsal dünyamızı yansıtan araçlar olduğunu görüyoruz. Biz çocuklarımıza oyuncak almayarak veya oyuncak silah almayarak değil de çocuk neden silahlı oyuncaklara bu kadar ilgi duyuyor diye merak etmeliyiz. Olayı gerçekleştiren çocuğun kaygısı anlaşılsaydı veya öfkesi bilinseydi, oyuncak silahlarla içine attığı duygusu aktarılsaydı, belki bugün iki can yaşıyor olacaktı. Unutmayın suçlu çocuk yoktur; ama suça sürüklenmiş çocuk vardır.”




