Van Hakkari karayolunda artan kazalar can kaybı yaşanmasına yol açmaya devam ediyor. En son dün Hakkari’de etkili olan kar yağışı sonrası meydana gelen heyelan tehlikesi, büyük bir kazaya yol açtı. Hakkari-Van kara yolunun Sere Solan bölgesinde seyreden bir araç, dağdan koparak yola savrulan kaya parçalarından kaçmak isterken kontrolden çıkıp yaklaşık 200 metrelik uçurumdan Zap Suyu’na yuvarlandı. Araç içinde bulunan 2 kişi ölürken 2 kişi de yaralandı.

Yaşanan kaza sonrası DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartin, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sundu.

“Güzergâhın kronik riskleri idari kapasitenin çok ötesinde”

Bartin, yaptığı açıklamada şu ana kadar Van–Hakkâri Karayolu’nda yaşanan kazalara ve can kayıplarına dikkat çekti. İlgili bakanlıklara sunduğu soru önergesinde Bartin, şunları kaydetti:

Van–Hakkâri Karayolu’nun Serê Solan başta olmak üzere kritik mevkilerinde 2025 yılı boyunca art arda yaşanan ölümlü kazalar, 16 Kasım’da Zap Suyu’na araç düşmesi sonucu iki yurttaşımızın yaşamını yitirmesi, 27 Ekim’de Zernek Barajı mevkiindeki üç can kaybı, 30 Ağustos’ta Sarıtaş yakınlarında ikisi çocuk beş yurttaşın hayatını kaybettiği kaza ile 22 Nisan’daki sekiz ölümlü çarpışma, güzergâhın kronik risklerinin idari kapasitenin çok ötesine geçtiğini göstermektedir.

Van’da Yasaklı Madde İddiası! 27 Yaşındaki Genç Yaşamını Yitirdi
Van’da Yasaklı Madde İddiası! 27 Yaşındaki Genç Yaşamını Yitirdi
İçeriği Görüntüle

“Bu yolda daha kaç yurttaşımızın yaşamını yitirmesi beklenecektir?”

Yol ile ilgili yapılan çalışmalarının yetersiz olduğunu aktaran Bartin, “Yıllardır tekrarlanan kaya düşmeleri, yetersiz mühendislik müdahaleleri ve bütüncül bir yol güvenliği stratejisinin hayata geçirilememesi, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü açısından ciddi bir zaafiyet tablosuna işaret etmektedir. Kamu otoritelerinin “çalışmalar sürüyor” yaklaşımının sahadaki fiilî durumu karşılamadığı bu süreçte, ilgili kurumların acil ve etkin tedbirleri uygulamaya koyması ve TBMM’nin denetim yetkisini aktif biçimde kullanması artık ertelenemez bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu yolda daha kaç yurttaşımızın yaşamını yitirmesi beklenecektir?” dedi.

“Yurttaşlar “ertelenen karar süreçlerinin” bedelini yaşamlarıyla ödemektedir”

Anayasa’nın 17. maddesinin, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlerken; Karayolları Trafik Kanunu, Afet Risk Azaltma Yönetmeliği, Kamu İdarelerinde Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ve teknik şartnameler idareye açık görevler yüklediğini belirten Bartin, Buna rağmen, Serê Solan hattı ve Van–Hakkâri Karayolu’nun bütününde ölümcül riskler devam etmekte; yurttaşlar “ertelenen karar süreçlerinin” bedelini yaşamlarıyla ödemektedir. Yaşanan tüm bu ölümler, artık hiçbir kurumun “çalışmalar sürmektedir” söylemi arkasına sığınamayacağı bir boyuta ulaşmıştır. Van–Hakkâri Karayolu’ndaki yapısal riskler, yalnızca teknik bir sorun değil; devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ölçütüdür. Serê Solan başta olmak üzere güzergâhın tamamında yıllardır süren bu kurumsal ihmal zincirinin artık son bulması için, ilgili tüm bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi, afet ve yol güvenliği standartlarının ivedilikle uygulanması ve gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin hayata geçirilmesi zorunludur” dedi.

İşte Bartin’in sunduğu soru önergesi:

“Bu bağlamda;

1. Serê Solan hattındaki son kaza da dâhil olmak üzere Van–Hakkâri Karayolu’nda yaşanan ölümlü vakalarda; olay yerine ilk sağlık ekiplerinin ulaşma süresi, ambulans ve acil müdahale kapasitesinin bölgenin coğrafi riskleri dikkate alınarak optimize edilmemesi, kritik dakikalarda tıbbi müdahale yetersizliklerinin yaşanması, kazazedelerin yaşam şansını etkileyen gecikmelerin giderilmesi için kalıcı bir planlama yapılmaması gibi yapısal sorunların nedeni nedir; daha kaç yurttaşımızın hayatını kaybetmesi hâlinde Bakanlığınız bu güzergâhta acil sağlık hizmetlerini risk düzeyine uygun olarak güçlendirecek, istasyon yapılandırmasını güncelleyecek ve olaylara erişim süresini bilimsel standartlara indirecek müdahaleleri hayata geçirecektir?”

Muhabir: SELİM TEKİN