Van'da temel sağlık sorunları, hastane yetersizliği ve sağlık hakkına erişimde yaşanan sıkıntıları dile getirmek üzere mecliste basına konuşan DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, “Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi olmak üzere iki ayrı büyük hastanemiz mevcuttur. Iğdır'dan Hakkari'ye, İran ve Irak’tan binlerce hastaya hizmet veren bu kent hastaneleri artık yükü kaldıramaz bir duruma gelmiştir” dedi.
“Van’daki hastaneler ihtiyacı karşılayamıyor”
Van’da bulunan hastanelerin sağlık personeli, uzman doktor ve tıbbi cihazların yetersizliğinin ihtiyacı karşılayamaz duruma geldiğini belirten Dindar şunları kaydetti: “Bu nedenle tüm nüfusun ihtiyacını karşılayacak şekilde Van'ın kuzeyi ve güneyine iki büyük tam donanımlı hastane yapılması gerekmektedir. Bu adım atılmadığı sürece sağlık sorunları, Van’da önümüzdeki yıllarda katlanarak artacaktır.”
“Randevu sistemi çökmüştür”
Randevu sisteminin çöktüğünü ifade eden Dindar, ”Yurttaştan gelen en yoğun şikayet randevu sisteminin çökmüş olmasıdır. 182 MERS üzerinden birçok bölüme randevu alınamıyor ve yurttaşlar tanıdıklar vasıtasıyla ücretli randevu almak zorunda kalıyor. Yüzüncü Yıl üniversitesi Hastanesi ve Bölge Eğitim Hastanesi’ne ulaşımın zorluğu da eklenince sağlık hakkı fiilen kullanılamaz hale geliyor” dedi.
“Van’da birçok branşta doktor yok”
Van’da doktor eksikliğine de değinen Dindar, şunları kaydetti: “Van'da birçok branşta doktor yokluğu artık kronik bir sorun haline gelmiştir. Çocuk sağlığı ve kadın sağlığı hastalıkları bölümlerinde ciddi açıklar bulunmaktadır. Onkoloji, biyokimya, patoloji gibi birimler ihtiyacı karşılayamamaktadır. Bu nedenle binlerce aile tedavi için Ankara'ya, İstanbul'a gitmek zorunda kalmakta ve bu durum hem ekonomik hem de psikolojik olarak büyük bir yük yaratmaktadır.”
“Yoğunluk fazla, sağlık emekçileri zorda”
Hastanelerdeki yoğunluğun hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını zorladığını belirten dindar, “Hastanelerdeki yoğunluktan bazı hastaların muayenesi bir dakika bile sürmemektedir. Yoğunluk hem hasta haklarının ihlal edilmesine hem de sağlık emekçilerinin zor koşullarda çalışmasına neden oluyor. Van'da genelinde sağlık emekçilerinin çalışma koşulları insani standartlarının oldukça gerisindedir. Düşük ücret, yoğun iş yükü ve güvencesiz çalışma nedeniyle sağlık emekçileri Van'da uzun süre kalmak istememektedir.
Alanında uzman, birçok doktor uygun çalışma imkanları olmadığı için belli bir süre kaldıktan sonra Van'da maalesef ayrılmak zorunda kalıyor. Van'da ilçe hastaneleri ve aile sağlığı merkezi merkezleri fiziki açıdan çok yetersizdir. Yeni yönetmelik uygulamaları birçok aile hekimi ve sağlık çalışanının istifa etmesine neden olmuştur” dedi.
“Yoksul yurttaşın tedavi ve ilaca erişimini giderek zorlaşıyor”
Yoksul yurttaşın tedavi alma ve ilaca erişim noktasında ciddi sıkıntılar yaşadığımı söyleyen Dindar, şunları aktardı: “Özel hastanelerin denetimsizliği ve sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi yoksul halkın tedavi ve ilaca erişimini giderek zorlaştırmaktadır. Van'da göz ve diş alanında neredeyse tek seçenek mevcuttur. İnsanlarımız tedavi için özel kliniklere vurmak zorunda kalıyor. Bundan dolayı zaten yoksul olan halk ciddi faturalar ödemek zorunda kalmaktadır.
Özellikle diş ve göz hastalıkları için kapsamlı bir hastaneye ihtiyaç vardır. Yine Van'da koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edilmesi hastaneleri tıkanma noktasına getirmiştir. Birçok hastalıkta önleyici yaklaşım esas alınmamaktadır.
Özellikle kanser tarama çalışmalarının yapılması ve erken teşhis durumlarında yaşam hakkının korunması anlamına gelmektedir. Van'da yoksulluk ve güvencesizlik nedeniyle birçok kişi sağlık hakkına erişimde zorluk yaşamaktadır. Hastaneler konusunda önemli bir sorun da engelli yurttaşlarımızın durumuna dairdir.
“Engelli yurttaşlar da zorluk yaşıyor”
Sağlık hakkına erişim konusunda engelli yurttaşların mağduriyetlerini de ifade eden Dindar, “Engelli yurttaşların hastanelere erişiminde fiziksel engeller, işaret dili eksikliği ve ayrımcılık gibi ciddi sorunlar yaşamaktadır. Yüksekova'dan Patnos'a engelliler rapor almak için Van Bölge Hastanesi'ne gelmek zorunda kalmaktadır. Van'da engellilerin rapor alma süreçlerinin hızlandırılması için ilgili birimler güçlendirilmelidir.
“Kürtçe bilen tercüman şart”
Ana dili Kürtçe olan yurttaşların sağlık hizmeti alırken yaşadığı iletişim engeli devam ettiğini söyleyen Dindar, şunları belirtti: “Sağlık kurumlarında Kürtçe bilen personel veya tercüman istihdamı gereklidir. Sonuç olarak Van'da sağlık krizi derinleşiyor, yurttaşın sağlık hakkı gasp ediliyor.
Hastaneler yetersiz, randevu sistemi çökmüş, personel eksik, hizmet kalitesi düşüktür. yurttaşlarımız tedavi için başka illere gitmek zorunda kalıyor. Sağlık emekçileri ise tükenme sınırına gelmiş durumdadır. Ciddi ve kapsamlı bir politika ile halkın yaşam ve sağlık hakları korunmalıdır."




