Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında partinin yol haritasını ve güncel siyasi başlıkları değerlendirdi. Açıklamalarda iki ana eksen öne çıktı: yaklaşan kongre süreci ve “barış” tartışmaları.
Doğan, Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Maden işçilerinin eylemine değinerek, aylardır ücret alamayan işçilerin karşı karşıya kaldığı müdahalelere sert tepki gösterdi. İşçilerin taleplerinin görmezden gelindiğini belirten Doğan, bu tabloyu “emeğin sistemli biçimde değersizleştirilmesi” olarak tanımladı.
Parti içi sürece ilişkin de önemli bilgiler paylaşan Doğan, yeniden yapılanma kapsamında kongre hazırlıklarının başlatıldığını açıkladı. Yerel konferanslarla başlayacak sürecin, eylül ya da ekim ayında yapılması planlanan olağan kongreyle tamamlanması hedefleniyor. Bu takvim, partinin hem örgütsel yapısını güncelleme hem de siyasi hattını yeniden belirleme arayışının işareti olarak değerlendiriliyor.
Kamuoyunda son dönemde sıkça dile getirilen “yeni süreç” tartışmalarına da değinen Doğan, barış vurgusunu yineledi ancak mevcut ilerleme hızına dair temkinli bir çerçeve çizdi. Sürecin zaman zaman yavaşladığını kabul eden Doğan, kalıcı bir ilerleme için somut ve hukuki adımların atılması gerektiğini söyledi. “Silahların tamamen devre dışı kalması için artık sözden öteye geçilmeli” mesajı, açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
Doğan ayrıca, mayıs ayı boyunca Eş Genel Başkanların katılımıyla geniş çaplı halk buluşmaları düzenleneceğini duyurdu. Bu toplantılarda yalnızca parti politikalarının anlatılması değil, aynı zamanda yeni dönemin yöntemlerinin doğrudan yurttaşlarla birlikte tartışılması hedefleniyor.
Açıklamalar genel olarak değerlendirildiğinde, DEM Parti’nin hem iç örgütlenmesini yeniden şekillendirmeye hem de barış tartışmalarında daha görünür ve talepkâr bir pozisyon almaya hazırlandığı görülüyor. Ancak “süreç” başlığında somut adım vurgusunun öne çıkması, mevcut diyalogların henüz istenen düzeyde ilerlemediğine dair dolaylı bir eleştiri olarak da okunuyor.




