Son dönemin en popüler kutu oyunlarından biri olan cinayet–dava çözme temalı dedektiflik oyunu, çocukların kolaylıkla erişebileceği oyuncak reyonlarında yoğun şekilde satılıyor. Yaş sınırları 12, 16, 18 olarak belirtilse de oyunun her yerde bulunabilir olması nedeniyle çocuklar tarafından rahatlıkla satın alınabildiği gözlemleniyor.

Toplumda akran zorbalığı ve şiddet vakalarının arttığı böylesi bir dönemde, oyun tartışmaların odağına yerleşti. Bu oyunun çocukları nasıl etkilediğini Klinik Psikolog Hüseyin Erol değerlendirdi.

Uu-1

“Çocuğun ruh dünyasında karanlık bir kapı açıyor”

Erol, oyunun görünürde zekâ geliştirici ve pratik düşünmeyi destekleyici gibi görünse de aslında çocukların psikolojik gelişiminde riskli sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor: “Çocuk bu oyunda cinayet senaryolarını incelerken, gerçek hayatta da benzer bir planın çok zor olmayacağını öğreniyor. Akranına uygulayabileceği şiddetin şeklini bile burada görebiliyor.”

Erol’a göre oyun sadece şiddetin mekanik tarafını değil, şiddeti gizleme ve saklama modellerini de çocuklara sezdirerek “yanlış bir öğrenme” yaratıyor.

Unknown-49

Dış dünyayı güvensiz bir yer olarak algılıyor

Oyunda sık sık karanlık hikâyeler bulunması, çocukların dünyayı tehditlerle dolu, güvenilmez bir yer olarak algılamasına neden olabiliyor.

Özellikle kadın cinayetlerinin işlendiği senaryolara dikkat çeken Erol, şu örneği veriyor:

“Çocuk oyunda annesine benzeyen bir karakterin öldürüldüğünü görüyor. Eve döndüğünde ‘Acaba annem sağ olacak mı?’ kaygısı yaşayabiliyor.”

Bu durumun uzun vadede toplumsal güven duygusunu zedelediğini, çocuğu sürekli tetikte, tedirgin ve kuşkucu bir hale getirdiğini söylüyor.

U-7

Uyku bozukluğu, kaygı, sosyal kaçınma…

Erol, oyunların çocuklarda yaratabileceği sonuçları şu şekilde sıralıyor:

• Uyku bozuklukları

• Korkular ve kaygı bozuklukları

Şantiyede Feci Ölüm! Elektrik Akımına Kapılan Şantiye Şefi Hayatını Kaybetti
Şantiyede Feci Ölüm! Elektrik Akımına Kapılan Şantiye Şefi Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

• Sosyal hayattan kaçınma

• Akran ilişkilerinde bozulma

• Herkesi potansiyel suçlu olarak görme eğilimi

Çocuk yaşından çok önce ağır bir ruhsal yükle karşılaştığını belirten Erol, “Bu oyun bir etkinlikten çok, çocuğun ruhunu zehirleyen bir unsur haline geliyor” dedi.

“Aileler dikkat etmeli: Her kutu oyunu masum değildir”

Klinik Psikolog Hüseyin Erol, ailelere özellikle uyarıda bulunuyor:

“Oyunlar çocuklar için iyileştirici, destekleyici, sosyal yaşamı güçlendirici olmalıdır. Ancak bu oyunlar çocuğu karanlık bir yöne çekiyor. Şiddete daha istekli veya şiddetten kaçmak için sosyal bağları koparmış bir çocuk profili ortaya çıkarabilir.”

Erol, yaş sınırları olsa bile denetimsiz erişimin büyük risk taşıdığını, ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor.

Muhabir: BÜŞRA TEKİN