Yapılan açıklamada, Rojava’da ortaya çıkan demokratik yönetim modelinin Ortadoğu halkları için umut kaynağı olduğu vurgulandı. Halkların özgürlük, eşitlik ve birlikte yaşam iradesinin tüm dünyaya örnek teşkil ettiği ifade edildi.
Açıklamada, Ortadoğu’da yaşanan karanlık süreçlere rağmen Rojava’da filizlenen “Üçüncü Yol” anlayışının demokratik öz yönetim temelinde şekillendiği belirtilerek, bu deneyimin sömürgeci ve tekçi politikalara karşı güçlü bir alternatif oluşturduğu kaydedildi.
Rojava’da ortaya çıkan iradenin; tekçiliğe karşı çoğulculuğu, baskıya karşı özgür ve eşit yaşamı esas alan yeni bir toplumsal sözleşmeyi temsil ettiği ifade edildi. Özellikle kadın öncülüğünde gelişen bu sürecin, halkların kendi gücüyle var olabileceğini gösterdiği vurgulandı.

DBP Başkale İlçe Eş Başkanı İlknur Aydın tarafından okunan metinde, Abdullah Öcalan’ın “Rojava yalnızca bir halkın değil, halkların ve özellikle kadınların özgürlük manifestosudur” sözlerine yer verilerek, 19 Temmuz 2012’de atılan adımların bugün küresel dayanışma ruhuyla birleştiği ve demokratik bir alternatifin mümkün olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
Açıklamada, son dönemde Rojava’ya yönelik saldırı ve planların devreye sokulduğu ifade edilerek, IŞİD ve HTŞ gibi örgütler eliyle yürütülen girişimlerin halkların demokrasi ve özgürlük talebini hedef aldığı kaydedildi. Bu sürecin özellikle Kürt halkının statü arayışını bastırmaya yönelik olduğu vurgulandı.
Rojava’daki kazanımların savunulmasının yalnızca bir dayanışma görevi değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilen açıklamada, demokratik ulusal birliğin bölge halklarının geleceği açısından zorunlu olduğu ifade edildi.
Açıklamanın sonunda tüm demokrasi güçlerine çağrıda bulunularak, Rojava’da ortaya çıkan demokratik kazanımların korunması ve büyütülmesi gerektiği belirtildi.





