Türkiye genelinde milyonlarca küçük işletme sahibi ve esnafın gözü kulağı uzun süredir Ankara'dan gelecek sosyal güvenlik müjdelerine çevrilmiş durumda. Sosyal güvenlik sisteminde uzun yıllardır devam eden norm birliği arayışları kapsamında, Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için yerine getirmesi gereken prim gün sayısının aşağı çekilmesi konusu ekonomi yönetiminin öncelikli maddeleri arasında yer alıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülen teknik çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, esnafın yükünü hafifletecek yasal düzenlemenin yasalaşma süreci kamuoyunda büyük bir dikkatle izleniyor.

Depoyu Doldurmayan Pişman Olacak: Motorine Rekor Zam Geliyor!
Depoyu Doldurmayan Pişman Olacak: Motorine Rekor Zam Geliyor!
İçeriği Görüntüle

Mevcut sistemde SSK statüsünde çalışan işçilere kıyasla tam 1800 gün daha fazla prim ödemek zorunda kalan esnaflar, bu adaletsizliğin giderilmesi yönündeki taleplerini her platformda dile getiriyor. Yapılacak reformun hayata geçmesiyle birlikte, küçük işletmelerin üzerindeki finansal baskının azalması ve sosyal güvenlik sistemine olan güvenin daha da pekişmesi hedefleniyor. Meclis genel kuruluna gelmesi beklenen bu tarihi adım, özellikle berber, bakkal, terzi ve marangoz gibi dar gelirli mahalle esnafına derin bir nefes aldıracak nitelik taşıyor.

Sosyal Güvenlik Alanında Reform Beklentisi

Türkiye'de 2008 yılında gerçekleştirilen büyük sosyal güvenlik reformu, farklı statüler altındaki çalışanların emeklilik koşullarını belirli standartlara oturtmayı amaçlamıştı. Ancak o dönem yapılan düzenlemeler, SSK ve Emekli Sandığı mensupları için daha avantajlı şartlar sunarken, Bağ-Kur kapsamında kendi nam ve hesabına çalışan vatandaşları daha uzun vadeli bir yükümlülük altında bıraktı. Söz konusu dönemden bu yana esnaflar, aynı yaş şartına tabi olmalarına rağmen işçilerden çok daha uzun süre prim ödemek zorunda kalmanın getirdiği eşitsizlikle mücadele ediyor.

Bugün gelinen noktada ekonomi yönetimi, iş dünyasının tabanını oluşturan küçük esnafın taleplerine kayıtsız kalmayarak yeni bir mevzuat hazırlığı içerisine girdi. Yapılması planlanan bu köklü değişiklik, yalnızca prim gün sayısını azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda esnafın emekli olduğunda alacağı maaş yapısını da doğrudan etkileyecek potansiyele sahip. Sektör temsilcileri ve sosyal güvenlik uzmanları, bu adımın istihdamın korunması ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi açısından da çok kritik bir dönemeç olduğunu vurguluyor.

Mevcut Emeklilik Sisteminde Statü Farklılıkları

Yürürlükteki yasal mevzuata göre, SSK ve Bağ-Kur sigortalıları arasında emekliliğe hak kazanma koşulları açısından çok ciddi bir uçurum bulunuyor. SSK çatısı altında çalışan bir kadın sigortalı 58 yaşında, erkek sigortalı ise 60 yaşında 7200 prim gününü doldurarak emekli aylığına hak kazanabiliyor. Bu durum işçi statüsündekilerin toplamda 20 yıllık bir çalışma süresiyle sosyal güvenlik sisteminden emeklilik hakkı elde etmelerine olanak tanıyor.

Buna karşın, kendi işini kuran ve Bağ-Kur kapsamında prim yatıran esnaflar için senaryo tamamen zorlaşıyor. Kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan yaş sınırı değişmezken, tamamlanması gereken prim gün sayısı tam 9000 gün yani 25 yıl olarak uygulanıyor. Bu durum esnafın, yanında çalıştırdığı personelden tam 5 yıl daha fazla prim ödemesi ve dolayısıyla teorik olarak daha geç emekli olabilmesi anlamına geliyor ki yeni düzenleme tam olarak bu adaletsizliği ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Esnafa Yönelik Yeni Prim Düzenlemesinin Kapsamı

Hükümetin masasında yer alan ve üzerinde titizlikle çalışılan yeni pakette, küçük esnaf tanımının yeniden yapılandırılması ve prim oranlarının revize edilmesi planlanıyor. Özellikle yanında az sayıda personel çalıştıran veya tamamen kendi emeğiyle geçinen mikro işletmelerin prim ödeme güçlüğü çekmesi, bu düzenlemenin çıkış noktasını oluşturuyor. Bakanlık kaynaklarından sızan bilgilere göre, getirilecek yeni sistem esnafın finansal gücüne göre kademeli bir kolaylık sağlayacak.

Yeni düzenleme sadece prim günlerini eşitlemekle kalmayacak, aynı zamanda esnafların geçmişe dönük borçlanma ve yapılandırma haklarında da yeni avantajlar sunacak. Bu sayede geçmişte prim borcu nedeniyle günleri dondurulan ya da silinen binlerce esnaf, ihya imkanlarından yararlanarak eksik günlerini daha ekonomik şartlarda tamamlayabilme fırsatı yakalayacak. Ekonomi çevreleri, bu hamlenin piyasalardaki nakit akışını ve esnafın geleceğe dair yatırım motivasyonunu olumlu yönde etkileyeceğini öngörüyor.

Son Yedi Yıl Ve Hizmet Süresi Hesaplaması

Sosyal güvenlik mevzuatındaki en karmaşık süreçlerden birini oluşturan emeklilik statüsü tespiti, sigortalıların çalışma hayatlarının son dönemindeki tercihlerine göre şekilleniyor. Mevcut kanunlara göre bir sigortalının hangi şartlarda emekli olacağını, çalışma hayatının tamamı değil, emeklilik tarihinden geriye doğru bakılan son yedi yıllık fiili hizmet süresi belirliyor. Bu süre içinde geçen 2520 günlük prim ödemesinin dağılımı, hangi kurumdan aylık bağlanacağının anahtarını oluşturuyor.

Geriye dönük yapılan bu hesaplamada, son yedi yıllık fiili prim ödeme süresinin yarısından bir gün fazlası, yani en az 1261 günü hangi sigorta kolunda geçtiyse vatandaş o statünün kurallarına göre emeklilik hakkı elde ediyor. Eğer sigortalı hem kendi işini işletip Bağ-Kur ödemiş hem de bir dönem başka bir işyerinde SSK'lı olarak çalışmışsa, bu son 1261 gün kuralı devreye girerek tüm emeklilik planını değiştirebiliyor. Meclis gündemindeki yeni reform paketiyle birlikte, bu kuralın da esnaf lehine esnetilmesi veya tamamen yeniden kurgulanması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi