Atatürk Üniversitesi, Türkiye’nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik önemli bir adım attı. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na yaklaşık 10 dakika mesafedeki Şekerpınar’da bulunan İlaç Hammadde Üretim Merkezinin Atatürk Üniversitesine devri için süreç başlatıldı.
İleri teknoloji altyapısı, üretim kapasitesi, araştırma olanakları ve yetişmiş personeliyle dikkat çeken merkezde devir işlemleri devam ederken, Atatürk Üniversitesinin kurumsal yapısı da tesiste görünür hale geldi.
İlaç hammadde merkezinde yeni dönem başladı
Merkezin Atatürk Üniversitesi bünyesine alınmasıyla birlikte tesisin mevcut teknik altyapısının ve üretim kapasitesinin korunması hedefleniyor.
Devir sürecinde özellikle yıllar içerisinde oluşturulan teknik bilgi birikimi ve kurumsal deneyimin kaybedilmemesi için insan kaynağına ağırlık veriliyor.
İlaç hammaddesi üretimi; laboratuvar çalışmaları, üretim süreçleri, teknik cihazların kullanımı ve kalite kontrol gibi çok sayıda uzmanlık alanını kapsıyor. Bu nedenle merkezde daha önce görev yapan personelin deneyimi, yeni dönemin önemli başlıkları arasında yer alıyor.
44 uzman görevinden ayrılmıştı, 17 kişi yeniden başladı
Merkezin faaliyetlerinin durmasının ardından görevlerinden ayrılan 44 uzman personelden 17’si yeniden göreve başlatıldı.
Merkezin üretim süreçlerini ve teknik altyapısını bilen diğer personelin de devir işlemlerinin ilerleyen aşamalarında yeniden görevlendirilmesinin planlandığı belirtildi.
Böylece tesisin sahip olduğu teknik bilgi birikiminin korunması ve üretim faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması amaçlanıyor.
Rektör Hacımüftüoğlu merkezde inceleme yaptı
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da devir sürecini yerinde incelemek amacıyla İlaç Hammadde Üretim Merkezini ziyaret etti.
Merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Hacımüftüoğlu, tesisin teknik altyapısı, üretim kapasitesi, çalışma alanları ve insan kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Personelle de bir araya gelen Hacımüftüoğlu, merkezin yeni dönemdeki çalışma planına ilişkin görüş alışverişi gerçekleştirdi.
Hedef: İlaç hammaddesinde dışa bağımlılığı azaltmak
Atatürk Üniversitesi yönetimi, merkezin üniversite bünyesine kazandırılmasıyla birlikte akademik çalışmaların üretime aktarılmasını ve Türkiye'nin ilaç hammaddesi alanındaki dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlanmasını hedefliyor.
Rektör Hacımüftüoğlu, merkezin yalnızca fiziki bir tesis olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, burada yıllar içerisinde oluşan teknik deneyim ve insan kaynağının da önemli bir değer taşıdığını ifade etti.
Hacımüftüoğlu, merkezde yürütülecek çalışmaların laboratuvar ölçeğinde kalmaması, geliştirilen bilgi ve teknolojilerin üretime dönüştürülmesi hedefini vurguladı.
88 bilim insanı, 11 araştırma grubunda çalışıyor
Atatürk Üniversitesi İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü, 16 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla resmen faaliyete geçti.
Enstitü bünyesinde 11 farklı araştırma grubunda 88 bilim insanının çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.
Araştırma gruplarının Türkiye açısından stratejik öneme sahip yaklaşık 100 farklı ilaç hammaddesinin yerli olarak üretilebilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğü aktarıldı.
Üniversite-sanayi iş birliği için görüşmeler sürüyor
İlaç Hammadde Üretim Merkezinin yeni dönemde Türkiye'nin önde gelen firmalarıyla yapılacak iş birliklerine de ev sahipliği yapması planlanıyor.
Atatürk Üniversitesinin hedefi, akademik araştırmalar ile üretim süreçlerini aynı yapı içerisinde buluşturmak.
Bu kapsamda laboratuvarlarda geliştirilen bilgi ve teknolojilerin daha büyük ölçeğe taşınması, ilaç sektörünün ihtiyaç duyduğu hammaddelerin yerli imkânlarla geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.
Atatürk Üniversitesi yeni üretim modeli oluşturmayı hedefliyor
Üniversite, İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile İlaç Hammadde Üretim Merkezini ortak bir çalışma modeli içerisinde değerlendirmeyi planlıyor.
Bu modelle bilimsel araştırmaların teknolojiye, teknolojinin ise üretime dönüştürülmesi hedefleniyor.
Şekerpınar’daki merkezin Atatürk Üniversitesi bünyesine devredilmesiyle başlayan süreç, yalnızca tesisin kurumsal yapısının değişmesiyle sınırlı kalmayacak. Üniversitenin hedefleri doğrultusunda merkezin Türkiye’nin ilaç hammaddesi alanındaki araştırma ve üretim kapasitesinde daha etkin bir rol üstlenmesi bekleniyor.


