Doç. Dr. Işık, toplumda yaklaşık yüzde 2 oranında arı alerjisi bulunduğunun düşünüldüğünü ifade ederek, arı sokmasına bağlı bildirilen ölüm vakalarının gerçek sayının altında olabileceğini söyledi. Kırsal bölgelerde kalp krizi sanılan bazı vakaların altında arı alerjisinin bulunabileceğine dikkat çekti.

Sezen Aksu'dan Duygulandıran Vefa! İki Unutulmaz İsim İçin Hatıra Ormanı Kurdu
Sezen Aksu'dan Duygulandıran Vefa! İki Unutulmaz İsim İçin Hatıra Ormanı Kurdu
İçeriği Görüntüle

Her sokma aynı etkiyi göstermiyor

Arı sokmalarından sonra genellikle sokulan bölgede kaşıntı, kızarıklık ve şişlik görüldüğünü belirten Işık, bu tür hafif reaksiyonların çoğunlukla buz uygulaması ve ağrı kesici ilaçlarla gerilediğini aktardı.

Bal arılarında zehir kesesinin deride kalabildiğini ifade eden Işık, kesenin sıkılmadan ve dikkatli şekilde çıkarılması gerektiğini söyledi. Yaban arılarının ise birden fazla kez sokabileceğini belirtti.

Nefes darlığı ve bilinç kaybına dikkat

Asıl riskin solunum ve dolaşım sistemini etkileyen ağır alerjik reaksiyonlar olduğunu vurgulayan Işık, nefes darlığı, boğazda tıkanma hissi, çarpıntı, baş dönmesi, karın ağrısı, bilinç kaybı ve bayılma gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

Şiddetli reaksiyon yaşayan kişilerin mutlaka alerji uzmanına başvurması gerektiğini belirten Işık, bu tür durumlarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.

Alerji aşıları riski büyük ölçüde azaltıyor

Doç. Dr. Işık, ağır arı alerjisi bulunan kişilerde arı zehri aşılarının önemli bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, bu uygulamaların ciddi reaksiyonları yüzde 95 oranında engelleyebildiğini veya etkisini azaltabildiğini aktardı.

Şiddetli reaksiyon sırasında hastaların ayağa kaldırılmaması gerektiğini ifade eden Işık, ambulans gelene kadar solunum yollarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti.

Arı aşılarının, gerekli değerlendirmeler sonucunda alerji uzmanları tarafından uygulanması gerektiği belirtildi.

Kaynak: İHA