Özer, Türkiye’nin bir an önce demokrasiyi tüm kurum ve kurallarıyla işletmesini ümit ettiğini belirtti ve barış sürecinin ruhunun da bunu gerektirdiğini vurguladı.
Tutuklu olarak geçirdiği süre boyunca iki büyük üzüntü yaşadığını ifade eden Özer, “Bir barış süreci başladı. Dışarıda olup bu sürecin başarılı olmasına katkıda bulunmak isterken, içeriden yalnızca yazarak ve çizerek destek olmaya çalıştım. İkinci üzüntüm ise biz Esenyurt’ta gece gündüz çalışan ekibimizle şehri daha iyi bir noktaya taşımaya odaklanmışken, bazı kesintiler nedeniyle halkımızın hizmetlerden mahrum kalmasıydı” dedi.
Özer, arkadaşlarının hâlâ cezaevinde bulunduğunu hatırlatarak, “Umarım Türkiye bir an önce demokrasiyi işler ve arkadaşlarımız tutuksuz yargılanarak özgürlüklerine kavuşur. Barış süreci toplumla barışı ve adaleti birlikte gerektiriyor. Toplumun beklentisi de budur” ifadelerini kullandı.
Tahliyesi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile karşılaştığını anlatan Özer, “Başkan İmamoğlu çok mutlu ve sevinçli olduğunu söyledi. Ben de kalbimin yarısını içeride bıraktığımı belirttim. Ancak onun moral veren sözleri, hem bana hem arkadaşlarıma güç verdi” dedi.




