15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı amaçlayan kanun teklifinin Meclis’e sunulması, kamuoyunda ve uzmanlar arasında geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Teklifin çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumayı hedeflediği belirtilirken, uygulamanın yeterliliği ve sürdürülebilirliği sorgulanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Klinik Psikolog Hüseyin Erol, yasağın tek başına çözüm olmayacağını vurguladı.
“Artık sokak çocukları yok, apartman çocukları var”
Çocukların yaşam biçimlerinin değiştiğine dikkat çeken Erol, mevcut düzenlemenin sosyal gerçekliği göz ardı ettiğini belirterek, “Artık sokakta büyüyen çocuklar yok. Apartman çocukları var. Bu çocukları stres, kaygı ve günlük yaşamın ağır yükünden kurtarmak için alternatifler oluşturulmalı. Ancak bugün yapılanlar bir kanundan çok geçici bir yama gibi duruyor.” bilgisini verdi.
“Kanada yaptı diye yapmak çözüm değil”
Yasa teklifinin hazırlanış biçimini eleştiren Erol, düzenlemenin başka ülkeler örnek alınarak, yeterince derinlik kazandırılmadan hazırlandığını ifade ederek, “Kanada yaptı, Avustralya yaptı diye biz de yapıyoruz. Ama mesele yasak koymak değil. O çocuğu dijitalden kopardığınızda yerine ne koyduğunuz önemli.” yorumunu yaptı.
Yasaklar cazibe yaratabilir
Sosyal medya yasaklarının tamamen etkisiz olmadığını ancak ciddi riskler barındırdığını dile getiren Erol, “Baskı ve yasak her zaman bir cazibe oluşturur. Özellikle çocuklar bu yasakları aşmak için yeni yollar geliştirir. Bu da ebeveynlerden gizli yapılan davranışlara ve çok daha sağlıksız sonuçlara yol açabilir.” diyerek baskının ters etki oluşturabileceğine dikkat çekti.
“Riskli yaş 15 değil, 13”
Yaş sınırlarının bilimsel verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Erol, Amerikan Pediatri Akademisi’nin çalışmalarını hatırlatarak, “Bilimsel verilere göre riskli yaş 15 ya da 16 değil, 13 yaşına kadar dijital mecralarla yoğun temas eden çocuklarda obezite, uyku bozuklukları ve psikolojik sorunlar yüzde 57 oranında artıyor.” diyen Erol, 13 yaş sonrasında ise bu risklerin yaklaşık yüzde 40 oranında azaldığını aktardı.
“Teknolojiyi tamamen yasaklamak mümkün değil”
Teknolojinin artık hayatın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Erol, “Eğitim sistemi bile dijital araçlarla yürütülüyor. Akıllı tahtalar, online ödevler var. Bu nedenle çözüm tamamen yasaklamak değil, doğru sınırlar koymak olmalı.” diyerek değerlendirmede bulundu.
13 yaş altı çocuklar için günlük yaklaşık 1 saatlik ekran süresinin ideal olduğunu belirten Erol, denetimin ebeveynlere düştüğünü vurguladı.
Bakanlık Yasak Dedi, Vanlı Psikolog Karşı Çıktı: 15 Yaş Tartışması Büyüyor
15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı getirilmesini öngören kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasının ardından konuşan Klinik Psikolog Hüseyin Erol, düzenlemeyi eleştirerek, “Yasaklar kısmen işe yarar ama içi doldurulmadığında gizliliği cazip hâle getirir. Çocukları gerçekten korumak istiyorsak alternatif üretmek zorundayız” dedi.
Muhabir: BELKIS YAYLA
Yorumlar





