VAN HABER

Yıl 2026: Van’da Aylarca Kapalı Kalan Yol, Yurttaşın Kazma Küreğine Kaldı

Van’da çığ riski gerekçesiyle aylardır kapalı tutulan Bahçesaray yolu, yurttaşları kendi kaderiyle baş başa bıraktı. Bir yurttaşın kazma, kürek ve el arabasıyla yolu açmaya çalıştığı anlar, hem çaresizliği hem de ihmalleri gözler önüne serdi.

Abone Ol

Van’ın Bahçesaray ilçesine ulaşımı sağlayan Bahçesaray yolu, çığ riski gerekçesiyle aylardır kapalı. 2026 yılında hâlâ bir ilçeye ulaşımın sağlanamaması tepki çekerken, bir yurttaşın tek başına yolu açmaya çalıştığı görüntüler, bölgedeki derin ulaşım krizini bir kez daha görünür kıldı.

Aylarca kapalı yol, tek bir yurttaşın omuzlarında

Görüntülerde, yurttaşın kar birikintisini kazma ve kürekle parça parça kazıdığı, ardından el arabasıyla taşıyarak yolu açmaya çalıştığı görülüyor. Modern iş makinelerinin ulaşamadığı ya da ulaştırılmadığı bir noktada, bir yurttaşın kendi gücüyle yolu açmaya çalışması, bölgedeki hizmet eksikliğini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Aylarca kapalı kalan bir yolun, bireysel çabayla aşılmaya çalışılması, kamu hizmetlerinin sahadaki karşılığını tartışmaya açıyor.

Yurttaş, bulunduğu durumu şu sözlerle dile getirerek, “Burası Bahçesaray, burası Türkiye Cumhuriyeti. Allah nasip ederse ilçemizi Türkiye Cumhuriyeti’ne kavuşturacağım. 7 ay Allah’a bağlıyız. 5 ay Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlıyız. Allah’tan reva mı bu?” diyerek tepki gösterdi.

“Yetkililer susunca, kürek konuşuyor”

Yol açmaya çalıştığı sırada kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar, yaşanan çaresizliği daha da görünür kılıyor. Yurttaş, “Ne yapıyorsun dayı?” sorusuna, “Yolu açmaya çalışıyorum yiğen” diyerek,

sözlerini şöyle sürdürerek, “Dayı böyle yol mu açılır? Ya ne yapayım, yetkililer, siyasiler sessiz kalınca iş başa düştü. Ülkemize kavuşmayı düşünüyorum Allah nasip ederse. Halkımızı feraha kavuşturmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Bu ifadeler, yalnızca bireysel bir serzeniş değil; aylardır çözüm bekleyen bir ilçenin ortak sesi olarak yankılanıyor. Sessizliğin ve geciken müdahalenin yerini, yurttaşın kendi emeği almış durumda.

Çığ riski gerekçe, izolasyon gerçeği

Yetkililer tarafından yolun kapalı tutulmasına çığ riski gerekçe gösteriliyor. Ancak bu gerekçenin aylar boyunca sürmesi, Bahçesaray’ı fiilen izole bir bölgeye dönüştürüyor. Kış şartlarının ağır geçtiği bölgede riskin varlığı kabul edilse de, uzun süreli kapanmaların alternatif çözümlerle desteklenmemesi eleştiri konusu. İlçede yaşayan yurttaşlar; sağlık hizmetlerine erişim, acil durumlar ve temel ihtiyaçların karşılanmasında ciddi zorluklar yaşadıklarını dile getiriyor.

“Alternatif değil, daha büyük tehlike”

Yetkililerin önerdiği alternatif güzergâhın da çözüm olmadığı, yurttaşın sözleriyle net şekilde ortaya konuyor. Özellikle Hizan üzerinden sağlanan ulaşımın daha riskli olduğunu belirten yurttaş, “Geçenlerde AFAD yetkilileri buraya gelmişlerdi. Alternatif güzergâh olan Hizan-Bitlis yolundan gelmişlerdir. Yav dayı dedi sizin bu yol Hizan yolu Karabet yolundan milyon kat daha tehlikeli. Daha sıkıntılı yani çok mecbur kalmasak bu yolu kullanmıyoruz.” anlatımında bulundu.

Bu sözler, “alternatif” olarak sunulan güzergâhın sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ve yurttaşlar için yeni riskler doğurduğunu gözler önüne seriyor.

270 kilometrelik çile: Ulaşım değil, mücadele

Bahçesaray’ın il merkezine ulaşımındaki zorluklar da dikkat çekici boyutta. Yurttaş, “Ben size soruyorum. Bugün dünyanın neresinde, Türkiye’nin neresinde iline 270 kilometre uzaklıkta olan bir ilçe var, bunu bana söyler misiniz? Bunun izahı var mı? Bize kestirme ölüm yolu diye önümüze koydukları yol 270 kilometre Hizan yolu. Buradaki vatandaşın bütçesi yok, imkanı yok, hastası var gidemiyor.” yorumunu yaptı.

Bu ifadeler, yalnızca mesafenin uzunluğunu değil; ekonomik ve sosyal yükün de yurttaşın omuzlarına yıkıldığını ortaya koyuyor. Ulaşım, bir hizmet olmaktan çıkıp başlı başına bir mücadeleye dönüşmüş durumda.

“İzahı olmayanın mizahı olur”

Yurttaş, yaşanan tabloyu tek cümleyle özetleyerek, “İzahı olmayan şeylerin mizahı olur.” dedi.

Bu sözler, aslında bir mizah değil; derin bir çaresizliğin ve yıllardır çözülemeyen bir sorunun ironik ifadesi olarak öne çıkıyor.

2026’da değişmeyen tablo: Aynı sorun, aynı yalnızlık

Bahçesaray’da yaşanan bu olay, her yıl tekrar eden bir sorunun 2026’da da çözülemediğini gösteriyor. Çığ riski, coğrafi zorluklar ve ağır kış koşulları bilinen gerçekler olmasına rağmen, kalıcı çözümlerin üretilememesi dikkat çekiyor.