Aktif fay hatları üzerinde yer alan Van, 2011’de yaşadığı iki büyük depremin ardından yeniden yapılanma sürecini sürdürürken engelli bireylerin afet planlarında yer bulamaması dikkat çekiyor. Kentte 23 binden fazla engelli vatandaş yaşamasına rağmen, yeni afet hazırlıklarında onların ihtiyaçları göz ardı edilmeye devam ediyor.

Van Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Hanefi Baykara, engellilerin yaşadığı sorunları ve beklentilerini anlattı.
“Afet planlarında engelliler yok”
Baykara, kentte günlük yaşamda dahi erişim sıkıntılarının büyük olduğunu belirterek, “Van bir deprem bölgesi ama afet planlarında engelliler neredeyse hiç yok. Şehrin yapısı engellilere uygun değilken, afet anında yaşanacak zorlukları siz düşünün” dedi.Van’da engellilere özel hazırlanmış bir toplanma alanının bulunmadığını hatırlatan Baykara, “Yeni kurulan AKOM’un Fidanlık’taki parkta yer alması düz zemin açısından erişilebilir ama bu da yeterli değil” diye konuştu.
“Sesli ve yazılı sistemler çalışmıyor”
Depremler sırasında görme ve işitme engellilerin bilgiye ulaşamadığını söyleyen Baykara, “Kentte sesli sistemler uzun süredir çalışmıyor. Bir dönem kırmızı ışıklarda sesli uyarılar vardı ama artık yok. İşitme engellilere yönelik anlık yazılı bilgilendirme araçları da bulunmuyor” ifadelerini kullandı.

Resized 4Ec79 292Db9D7Vvva
“2011’de büyük mağduriyet yaşandı”
2011 Van depreminde engellilerin barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılamada büyük sıkıntılar çektiğini hatırlatan Baykara, “Tekerlekli sandalyeye bağımlı, yatalak ya da kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan birçok engelli birey kış şartlarında çok zor durumda kaldı. O dönemde hiçbir öncelik tanınmadı. Bu eksiklikler hâlâ devam ediyor” dedi.
“AFAD sürece dahil etmedi”
AFAD’ın engelli derneklerini kapsayıcı bir şekilde sürece dahil etmediğini belirten Baykara, “25 yıldır yöneticilik yapıyorum. Ne bedensel ne de görme engelliler için ciddi bir afet çalışması yapıldığını görmedim. Bazen sadece göstermelik eğitimler verildi ama devamı gelmeyen çalışmlar oldu” diye konuştu.
Baykara, sorunun çözümünün kurumlarla düzenli iş birliği yapmaktan geçtiğini vurguladı:
“Engelli dernekleri, AFAD ve yerel yönetimler düzenli bir araya gelmeli. Her ay yapılacak bir toplantı ile binlerce engelli bireyin sesi duyulabilir. Ama şu anda bizimle iş birliği yapılmıyor. ‘Siz gelin’ gibi bir beklenti olmamalı, kurumlar da bizi davet etmeli.”
Baykara, engelli bireylerin afetlerde unutulmaması için şu önerileri sıraladı:
Her engelli için kişisel ve erişilebilir afet planları hazırlanmalı.Komşular, bina yöneticileri ve gönüllüler afet anında nasıl destek olacaklarını öğrenmeli.Mahallelerde engellilere özel destek ağları kurulmalı.Toplanma alanları, çadır kentler ve geçici barınma merkezleri erişilebilir olmalı.Rampa, uygun tuvalet, yatak, protez ve cihaz saklama alanları sağlanmalı.Erken uyarı sistemleri engellilere uygun hale getirilmeli.Bilgilendirmeler sade, anlaşılır ve erişilebilir olmalı.Tatbikatlarda engelliler yer almalı.Afet sonrası psikolojik destek sağlanmalı.Kaybolan protez, baston, işitme cihazı gibi hayati ekipmanlar hızlıca temin edilmeli.
2011 depremi sırasında evde olan engelli vatandaşlar da yaşadıkları zorlukları aktardı:
Suat Karaman (Ortopedik Engelli, Protez Kullanıyor): 1986 doğumlu ve sol ayağı diz altından ampute. Protezi nedeniyle dışarı çıkmakta zorlandığını belirten Karaman, deprem sonrası medikal cihaz ve protezlere ulaşımda ciddi sıkıntılar yaşadığını aktardı. Engellilere afetlerde pozitif ayrımcılık uygulanmasını ve afet planlarına dahil edilmelerini önerdi.

Ğ1
Önder Yuka (Doğuştan Bedensel Engelli): Deprem sırasında evde annesiyle birlikteydi. Koltuk değneklerine ulaşamadığı için yaklaşık 20 gün boyunca hareket etmekte zorlandığını söyledi. Toplanma alanları ve çadır kentlerin engellilere uygun olmadığını vurguladı ve engellilere özel toplanma alanları ile eğitim çalışmalarının önemine dikkat çekti.

Ğ2
Veysel Barik (Sol Diz Altı Ampute, 2005 Trafik Kazası Sonrası): Protezi içeride kaldığı için deprem sırasında büyük panik yaşadığını aktardı. Deprem sonrası çadır ve konteyner gibi acil barınma alanlarından yeterince faydalanamadığını söyledi. Engellilere yönelik pozitif ayrımcılık ve özel ihtiyaçların dikkate alınmasının önemini vurguladı.

Ğ3

Muhabir: YASEMİN DİKİCİ