• Anlattığı her hikâye, her espri; çocukluğundan, büyüklerinden dinlediği “çirok”lardan ve kendi kültüründen süzülüp geliyor. Çocukken elektrikler kesilince aile büyüklerinin anlattığı hikâyelerden ve Hakkari’de hikâyeleriyle herkesin tanıdığı amcası Sadullah Qero’dan etkilenmiş. Biz de kendi köklerinden aldığı ilhamla stand-up yolculuğuna çıkan Menderes Kahraman’la sahne yolculuğunu ve Kürtçe stand-up’ın serüvenini konuştuk.


– Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Aslen Hakkariliyiz. Ben Van’da doğdum, büyüdüm. Nişantaşı Üniversitesi’nde Optisyenlik, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler okudum. 2016 ve 2022 arasında Kürtçe tiyatro oyunculuğu yaptım.

– Kürtçe stand-up yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
Aslında Van’da Kürtçe stand-up konusunda büyük bir eksiklik vardı. Diyarbakır ve Batman’da bu alanda çalışmalar olsa da Van’da hiç yoktu. Bu boşluğu fark edip “Neden biz de yapmayalım?” dedik.

– Kürtçe stand-up’ın geçmişiyle ilgili neler biliyorsunuz?
2000’li yıllara doğru Murat Batki, Kürtçe stand-up’ın öncüsü oldu. Daha sonra uzun bir duraksama dönemi yaşandı. 2015’ten sonra Erdal Kaya’nın çalışmalarıyla birlikte Diyarbakır, Batman ve yeni sahnelerde tekrar hareketlenme oldu.

– Sizce bu duraksamanın nedeni neydi?
O dönem Türkiye’de politik anlamda sıkıntılı bir süreç vardı. Bu da etkili olmuş olabilir.

– Ailenizde mizah kültürü var mıydı? Çocukluğunuzda kimlerden etkilendiniz?
Evet, özellikle amcam çok komik bir insandı. Hakkari’de herkes tanırdı. Sadullahê Qero olarak bilinir, çok esprili hikâyeleri vardı ve hâlâ anlatılır. Onun dışında çocukluğumuzda elektrikler kesildiğinde büyüklerimizden hikâyeler dinlerdik. Kürtlerin yaşamı zaten başlı başına bir “çirok” (hikâye). Bu kültürden etkilenerek stand-up’a yöneldik.

– Kürtçe sahneye çıkmak size nasıl hissettiriyor?
Kürtçe stand-up yaparken inanılmaz mutlu ve rahat hissediyorum. Çünkü kendi dilimde, herkesin anlayabileceği hikâyeler anlatıyorum. Bana göre Kürtçe stand-up, Türkçeden hem daha kolay hem de daha içten.

– İlk gösterinizde izleyicilerden nasıl tepkiler aldınız?
Başta biraz amatördük ama insanlar çok güzel tepkiler verdi. Kürtçe stand-up yeni olduğu için özellikle Van’da çok ilgi gördü. Daha sonra Hakkari, Yüksekova, Diyarbakır ve Batman’a turnelere gittik. Orada da biletler tükendi.

– Stand-up yolculuğunuzda unutamadığınız bir an var mı?
Hakkari’de kendi şivemle sahneye çıkmak benim için çok özel oldu. İzleyiciler tamamen tanıdık yüzler gibiydi, hikâyelerimi en doğal hâliyle anlayabiliyorlardı. O gösterim en iyi performansım diyebilirim.

– Kürtçe stand-up yapmanın zorlukları oluyor mu?
Bazı şehirlerde şiveler farklı olduğu için küçük anlaşılma sorunları olabiliyor. Mesela Batman veya Diyarbakır’da Hakkari ağzıyla konuşamazsınız. Ama sonuçta bir standart Kürtçe de var, biz de zamanla bunu oturtuyoruz.

– Gösterilerinizde güncel olaylara da yer veriyor musunuz?
Evet, haftanın gündemine değiniyoruz. Sanatçının görevi biraz da toplumun yaşadıklarını sahneye taşımaktır. Biz de bunu esprili bir dille yapıyoruz.

– Peki, ileriye dönük hedefleriniz neler?
Amacımız Kürtçe stand-up’ı daha çok gence yaymak. Cesareti olan herkes bu sahneye çıkabilir. Belki en komik ben değilim ama cesaret edip çıktım. Daha yetenekli insanlar da var. Kendi dilimizde gülmek ve güldürmek bizim için çok önemli.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu röportaj vesilesiyle gençlere çağrım: Cesur olun, sahneye çıkın. Biz bizeyiz, çekinecek bir şey yok.

Muhabir: FERHAT YİĞİT