Van Gölü ve çevresindeki sulak alanlar alarm veriyor. Küresel iklim değişikliği, kuraklık ve bilinçsiz su kullanımı sonucu bölgedeki göller hızla kuruyor, ekosistem çöküşün eşiğinde. Uzmanlar, önlem alınmazsa “göl değil, çöl haritası” ile karşı karşıya kalabileceğimizi söylüyor.
Bir zamanlar maviyle yeşilin iç içe geçtiği Van havzası, bugün susuzlukla sınanıyor. Van Gölü’nü çevreleyen küçük göller, sazlıklar ve sulak alanlar giderek yok oluyor. Son yıllarda azalan yağışlar, artan sıcaklıklar ve kontrolsüz tarımsal sulama, bölgenin doğal su döngüsünü altüst etti. Kuraklık, yalnızca gölleri değil, yaban hayatı ve geçimini tarımdan sağlayan binlerce insanı da tehdit ediyor. Bilim insanları, bu gidişatın durdurulması için acil eylem çağrısında bulunuyor.

SU KAYNAKLARI TÜKENİYOR

Van’ın Akgöl ve Sıhke Gölü gibi önemli su kaynaklarının alarm vermesi üzerine açıklamalarda bulunan Van Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, başta Devlet Su İşleri olmak üzere tüm ilgili kurumlara ve yerel yönetimlere yönelik çarpıcı uyarılarda bulundu. Kuraklık, küresel ısınma ve insan eliyle yapılan bilinçsiz su kullanımı nedeniyle Van’daki göllerin ve yeraltı su kaynaklarının hızla tükenme noktasına geldiğini belirten Kalçık, bu durumun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik bir kriz doğurabileceğine dikkat çekti.

“BU SADECE BİR FELAKETİN HABERCİSİ DEĞİL!”

Kalçık açıklamasında, “Bu bağlamda özellikle başta Devlet Su İşleri ve diğer yetkili birimler ile bütün yerel yönetimlerin bu konuda daha büyük bir hassasiyet içerisinde olması gerekiyor. Evet, ama maalesef hâlâ da suyu çok hoyratça, çok sorumsuzca kullanıyoruz. Bu kullanım şekli sadece felaketin habercisi değil, bizzat felaketin kendisi. Bu su kullanımı yalnızca birilerinin tekelinde olmamalı, rant kapısı ya da ticari bir meta haline getirilmemeli. Suyun, tüm canlıların eşit biçimde yararlanabileceği bir yaşam hakkı olduğunu unutmamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ali Kalçık, Van Gölü için şu anda aktif bir eylem planının bulunup bulunmadığının bile net olmadığını dile getirerek, yetkililere şu soruyu yöneltti:
“Van Gölü’nün bu akıbeti yaşamaması için elimizde gerçekten uygulanabilir, bilimsel ve sürdürülebilir bir eylem planı var mı? Bugüne kadar bu konuda ne yapıldı ve ne yapılması planlanıyor?”


“GÜCÜMÜZ SINIRLI, AMA ÇAĞRILARIMIZ BİTMEYECEK”


Kurum olarak ellerinden geleni yaptıklarını ama yetki ve kaynak açısından sınırlı olduklarını belirten Kalçık, “Gücümüz olmadığını biliyoruz ama çağrılarımızdan da asla vazgeçmeyeceğiz. Van Denizi’ni, yani Van Gölü’nü besleyen 110-120 civarında dere var. Bu derelerin doğru şekilde kullanılması, korunması ve denetim altına alınması şart. Yer altı sularının bu kadar ölçüsüz ve denetimsiz kullanılması Van Gölü’nün kirliliğini artırıyor. Bu da sadece bir çevre sorunu değil, geleceğimizi tehdit eden bir krizdir” dedi.

Van’da Kontrolden Çıkan Kamyon Bahçe Duvarına Çarptı! 1 Yaralı
Van’da Kontrolden Çıkan Kamyon Bahçe Duvarına Çarptı! 1 Yaralı
İçeriği Görüntüle

“BİR METREKÜP YAĞIŞ, ÜÇ METREKÜP BUHARLAŞMA”

Küresel ısınmanın etkilerine de dikkat çeken Kalçık, “Şu an bir metreküp yağış düşerken yaklaşık üç metreküplük buharlaşma yaşanıyor. Böylesi bir çekilmenin, böylesi bir kuraklığın ve yaşam zorluğunun olduğu bir yerde, suyun yanlış kullanımı tam bir felakettir. Bu bir su krizidir” ifadelerini kullandı.

“SUYU KORUMAZSAK, HAYATI KAYBEDERİZ”

Bu adımların hayata geçirilmesinin ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Kalçık, “Hiçbir gerekçe sunulmaksızın, hiçbir istisnaya yer verilmeden, Van Gölü’ne ve çevresindeki su kaynaklarına yönelik kirliliğe ve tahribata karşı mutlak önlemler alınmalıdır. Van’da artık ne göller, ne dereler eski hâlinde. Bu sadece bizim değil, gelecek nesillerin de kaybı olabilir. Suyu korumazsak, hayatı da kaybederiz” diye konuştu.

“NELER YAPILMALI?”

Kalçık çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
“Dereler korunsun, yeraltı Suları Denetlensin, Van Gölü yasal kimlik kazansın. Van çevresindeki derelerin ıslah edilmesi ve korunması, yer altı su kaynaklarının sıkı bir şekilde denetim altına alınması, Van Denizi’nin (Van Gölü’nün) hukuki bir kişilik kazanarak özel koruma statüsüne kavuşturulması.”

Muhabir: MURAT BARIN